AÇIKKEN GİZLİYDİ, ÖRTÜNDÜ BİLİNDİ!



06 / Haziran / 2009  // Saim yusuf... //

Belki de en hayret verici olay kuantanın sadece, bizim baktığımız zaman parçacık özelliği göstermesidir.

Fizikçiler, elektronun bakılmadığı zaman, daima dalga hareketi gösterdiğini deneyle bulmuşlardır. Bir yılanın çölde kum üzerinde gittiği gibi, düz hareket ettiğini sandığımız şeylerin aslında, dalga hareketi yaptığını, düşünün.

Fizikçi Nick Herbert, dünyayı, sadece baktığımız zaman madde görüntüsü veren, aslında durmaksızın akan bir dalga çorbası olarak ifade etmektedir. Midas`ın dokunduğu herşeyi altın yapan elleri gibi.

                                                            Ahmed Hulusi(Tek’in Seyri/Holografik Evren)
OKUmak fırsat : kENDİNİ Tanımak için...
Kuanta; gözlemlendiğinde parçacık, gözlemlenmediğinde dalga özelliği gösteren, iki özelliğe sahip yapılardır, elektron gibi… Dünya, sadece baktığımız zaman madde görüntüsü veren, aslında durmaksızın akan bir dalga okyanusudur. Evren hologramik bir yapıdır ve holografik bir görüntü oluşturur.

 Evren bulutumsu görüntüye sahip dalga yapılıdır.Ve bu haliyle zaman ve mekan kavramından uzaktır.Holagramik yapısı dolayısıyla her noktası birbirinin aynıdır.Gerçek bu olunca holografik evrenin zaman ve mekanı yoktur.Holografik evrenin her noktasında bütüne ait tüm özellikler mevcuttur ki, holografik evren nokta ve kül kavramlarından dahi ötedir.Çünkü holografik evrenin noktasında olan ile küllünde olan aynıdır, noktası ile küllü aynıdır.

Holografik evrenin her noktası her türlü maddeyi oluşturacak dalgaya sahiptir. Holografik evrenin her noktası maddi evreni açığa çıkaran tüm dalgalara sahiptir.Ve Holografik evrenin her noktasında maddi evren dalga haliyle kayıtlıdır.

Holografik evrenin her noktasında kainat gizlidir.Yani kainatın her noktasında kainat gizlidir.Bu gerçekten dolayı dalgalar hareket eder, madde hareket eder.Hareket denen olay, holografik evrenin her noktasında kayıtlı olan dalganın ve dolayısıyla maddenin açığa çıkarılmasıdır.

Bedenimiz hologramik bir yapı olup dalga özelliğine sahiptir.Bu hologramik yapımızdaki dalgalar frekanslarının değeriyle paralel aldıkları dalgalarla birlikte kendisini maddi beden olarak gösterir, algılatır. Değişik frekanstaki dalgalar kendisini değişik organlar olarak algılatır.

Kulağımızı oluşturan hologramik yapımızdaki dalgaların frekansı farklı, gözümüzü oluşturan hologramik yapımızdaki dalgaların frekansı farklı, diğerleri de farklı farklıdır. Kulağımızı oluşturan hologramik yapımızda kesişen dalgaların açısı farklı, gözümüzü oluşturan hologramik yapımızda kesişen dalgaların açısı farklı, diğerleri de farklı farklıdır. 

Gözü oluşturan dalgaların frekansı gözle birlikte gözün işlevini de oluşturur. Gözü oluşturan dalgalara gelen, ışıkları oluşturan belli frekanstaki dalgalar, beyni oluşturan dalgalara taşınır ve beyni oluşturan dalgalarla birleşerek, orada görüntü oluşturacak dalgaları açığa çıkarırlar ve madde görüntüsü oluştururlar. Görüntü; hologram yapımızda, hologram yapımızdaki dalgalarla oluşur, algılanır olur.

Kulağı oluşturan dalgaların frekansı kulakla birlikte kulağın işlevini de oluşturur. Kulağı oluşturan dalgalara gelen, belli frekanstaki dalgalar, beyni oluşturan dalgalara taşınır ve beyni oluşturan dalgalarla birleşerek, orada sesi oluşturacak dalgaları açığa çıkarırlar ve ses oluştururlar. Ses; hologram yapımızda, hologram yapımızdaki dalgalarla oluşur, algılanır olur. Diğer organların hologram, dalgasal düzeydeki çalışması benzer şekilde olur.

Hologram dalgasal bir yapıdır.Hologram dalga yapıdır.Dalgalar hologramdan çıkar, holograma döner, dalga boyutunda böyle algılanır. Ama hologramdaki dalgalar aslında çok yoğundur, dalgalarla dopdoludur, hologram sırf dalga, som dalga yapıdır.

Hologramda dalga orijin, sırf, som haldedir ki bu haliyle dalga özelliği göstermez, dalgadan bambaşka bir yapı görüntüsü verir. Evrenin gerçeği, hakikati sırf, som, orijindir ve o haliyle hiçliktedir(Ahad-Samed). Ve bu sırf, som olandan bir şeyin çıkması sonrasında da o çıkan şeyin tekrar ona eklenmesi muhaldir(lem yelid velem yuled). Çünkü sınırsız-sonsuz bir şekilde somdur ki, bir şeyin ondan açığa çıkması için boş bir alan yoktur.

O halde; bu sırf, som olandan bir dalgalanın çıkması ve ona tekrar dönmesi söz konusu olamaz. Öyleyse, madde var sanısı gibi dalga var kabulü de bir sanıdır, yanılsamadır. Parçalanması mümkün olmayıp som olandan bir şey çıkmamış ve ona geri dönmemiştir. O parçalanamaz som yapısında dalga ve madde algısını oluşturacak bir ilim sergilemektedir. Alemlerin aslı hayaldir, mevcudat varlık kokusu dahi almamıştır.

Açığa çıktı denen olay aslında algılanır kılmadır.Yoksa anladığımız manada açığa çıkan bir şey yoktur, som, sırf olandan herhangi bir şey açığa çıkmaz, sadece algılanır olur.Meydana getirme, oluşturma denen olay ise, som, dopdolu, büsbütün yapının ölçülü olarak örtünmesiyle belli frekanstaki dalgaları algılanır kılmasıdır.Yaratım denen olay ise, bu dalgaların madde olarak algılanmasıdır.Yani aslında açığa çıkma değil, ölçülü örtünmeyle som, sırf olandan algılanır olma işlevi vardır.

Hologramik evrenin orijini sırf, som bir yapı olup, bu haliyle algılanması mümkün değildir.Yani bu yapı orijin haliyle apaçıkken algılanamaz, örtüldükçe değişik şekillerde(dalga-madde) olarak algılanır.Varlığın algılanmasını sağlayan açılma değil, örtülmedir.Som, sırf haliyle orijin olan bu dopdolu, büsbütün, apaçık haliyle algıya gizli dopdolu bir hazine olarak bilinememektedir.Bilmek ve bilinmekliğini istedikçe hazinesini dilediği gibi ölçülü  olarak örterek kendisini dalga ve madde olarak, birimler olarak algılar, özelliklerini bilir.

Dünya sadece baktığımız zaman madde görüntüsü veriyorsa demek ki onları algılanır kılan bizim bu yapımızdır.Yapımızın bu işlevi yönünden, bizler bilincinde olmadan, doğal bir işlev olarak zamanı ve mekanı dolaylı yoldan yaratmış oluyoruz. Ve Rabb işlevi alemlerde “algılanır olma” prensibi ile bu şekilde yaratımda bulunur.

Ve özü dalgalara dayanan dua holograma bir girdi ve çıktı oluşturur. Bu girdi ve çıktı gerçekleşme süresi aslı enerji olan duanın gücüne bağlıdır. Yeri, zamanı, uygulanışı, toplu yapılması, gece olması, en önemlisi ise içi yana yana, tüm içtenlikle, tam konsantrasyonla yapılması duanın daha güçlü enerji dalgaları oluşturup en kısa sürede gerçekleşmesine sebep olur.

Din özü itibarıyla duadır. İnsan duası ile Rabbani olur, insan duası ile Rabb işlevini kullanır. İnsan duasını etkili kullanmasıyla “dilediğini oldurtan cennet yaşamına” kavuşabilir. İnsan duasıyla; doğal yapısıyla bilinçsiz olarak gerçekleştirdiği yaratımı, şuurlu olarak bilinçli bir şekilde olumlu yönde gerçekleştirebilir.Her fiil bir dua, her söz bir dua, her düşünce bir dua, her halimiz bir duadır…Dua inanan için en büyük güçtür.