- Baş Sayfa
- Değişik Dil Çeviri Eserler
- Tasavvuf Eserleri
- Talya Esintileri
- Eserlerin Ürünü
- Orijin yazi arşivi
- Ehl Potreleri
Baylor
Üniversitesi’nin Din Araştırmaları Enstitüsü’ndeki (ISR) sosyologlar
Amerika’daki din hakkında dönüm noktası olan 3 yıllık bir ankete
başladıklarında farklı birşey yaptılar.1,700’den fazla kişinin herbirinin
Amerika’nın dini ve spiritüellik konuları hakkında neredeyse 400 sorudan fazlasını
cevaplandırdığı anket; şimdiye kadarki yürütülen din araştırmalarının en yoğun
ve en hassas olanı olarak adlandırıldı. Sonuçlar geçen ay duyurulduğunda ISR’in
Sosyoloji Profesörü ve Yardımcı Direktörü, Araştırmacı Dr.Byron Johnson "Pek
çok anketin yapmadığını yapmak istedik ve bu da tipik olarak anketlerde
sorulmayan soruları derinlemesine araştırmaktı,’’ demiştir. ISR araştırmacıları
Amerika’nın dinini Tanrıya bakabileceğimiz dört şekle ayırıp, verilerini de
yepyeni kategorilere göre organize ettiler: OTORİTER, CÖMERT, ELEŞTİRİSEL ve MESAFELİ.
Baylor’ın
belirttiğine göre bu yöntem; eski metodun insanların hangi mezhebe aitseler ona
göre ne yapacaklarını tahmin etmeye çalışmasınla karşılaştırıldığında şüphesiz
rakipsiz bir yöntemdir. Son birkaç on yıldan fazladır ahlaki ve politik
davranışın gitgide zayıflayan bu öngördürüsü; bilhassa tarikata bağlı
tanımlamaların daha elastik olmaya başlaması ve mezhebin kendine özgü
olmasından dolayı daha az insanın kiliseye gitmesi olarak ispatlanmıştır. Bugünkü
sosyolojik herkesçe bilinen gerçek; kiliseye giden bir Metodist’in haftada üç
defa kiliseye gitmesi ve kendi kilisesinde her Noel-Paskalya liberalinin
yaptığından günlük kilise ayinine katılan bir Katolik’le daha fazla ortak
noktasının bulunmasıdır.
Öyleyse
mezhep bir süre için sosyolojik, umutsuz bir girişim olmuştur. Daha da ilginci,
Baylor’ın takımından en az birinin Tanrı kategorilerinin türünün kilise
katılımından veya İncil okunmasından daha tatmin edici olduğunu iddia
etmesidir. Bu bir alışılmışın dışında olandır, ve eğer doğruysa, pek çok
politik stratejist Baylor sayılarını hazmetmek için geç saatlere kadar ayakta
kalacaktır. Fakat sıradan bir okur için şimdiki araştırmanın büyük dezavantajı,
kategorilerinin doğal bir izlenim vermemesidir. ‘’Presbiteryen’’ veya ‘’Sık Kiliseye
Gideni’’ anlamak kolaydı. Baylor’ın ‘’Dünyayla etkileşmeyen eleştirisel bir
Tanrıyla’’ neyi kasdettiğini çözmek ise çok daha zordur. Bütün bunlara rağmen hâlâ
dünyayı gözlemlemekte ve dünyanın şimdiki durumunu uygunsuz olarak görmektedir.
Baylor’ın böyle inançlı olanların çoğunluğunun bulunduğunu iddia ettiği sıradan
bir kiliseyi şöyle bir inceleseniz ve vaiz kürsüsünden yapılan açıklamayı okusanız,
ne kadarınızın ellerini havaya kaldıracak kadar iyi anlayacağından emin
değilim.
Baylor
Üniversitesi’nde Sosyoloji Yardımcı Profesörü Dr. Paul Froese "Bu,
Birleşik Devletler’deki ana farklılıkları anlamak için çok kuvvetli bir araç.
Ben sizin Tanrı imajınızı bilirsem, sizin hakkınızda her türlü şeyi
söyleyebilirim. O dünya görüşünün merkezi bir kısmıdır ve sizin genel olarak
dünya hakkında ne düşündüğünüzle bağlantılıdır,’’ demiştir. Froese haklı
olabilir ve eğer haklıysa, o zaman inançlılığı paylaşma yolları gitgide daha
doğal hale gelebilir. Fakat şimdilik bana öyle geliyor ki; 3 yıl sürecek olan
araştırmanın başlıca hedeflerinden bir tanesi onun terminolojisini açmak
olmalıdır.
Anketten
diğer bazı ilginç sonuçlar buradadır:
‘’Tutku’’
filmi (The Passion of the Christ) oylamaya katılanların %44.3’ü tarafından seyredilmiştir, fakat ‘’Da
Vinci’nin Şifresi’’ kitabı (The Da Vinci Code) sadece %28.5 tarafından okunmuştur.Okuma çalışması
ne kadar çok olsa da; bu dine olan saygıyı yansıtmayabilir (‘’Tutku’’
çok dindar, ‘’Da Vinci’nin Şifresi’’ ise bütünüyle şüphecidir).Çok dindar ve
çok popüler olan Kalan Kitaplar (The Left Behind Books) yalnızca 19%’a
erişmiştir.
Ateşli Protestan olanlar Tanrının hiç şüphesiz varolduğunu açıkça söylemede %86.5’le yüksek skora sahiptirler. Fakat Zenci Amerikalı Protestanlar %100 skora sahiptirler.
Erkekler
daha az imaj eğilimindeyken, kadınlar Tanrı imajlarına doğru daha çok
yönelmektedirler.
Amerikalıların
yalnızca %4’ü Tanrının partizan politikada taraf tuttuğunu düşünmektedir.
Dört Tanrı türü arasından yanıtlayanların %57 ve %68 arasındakileri ‘’iyi bir insan olmak için’’ kriterlerine hasta ve ihtiyaç sahibi olanları gözetmeyi dahil etmektedirler. İlginç olan soru; diğer %30’un neden bu özellikleri kabul etmediğini düşünmesidir.
TANRI’YI NASIL GÖRÜYORUZ?
Araştırmacılar Amerikalılara Tanrıyı nasıl algıladıklarını sorarak dört dini bakış açısı düzenlediler.
1.OTORİTER TANRI:
Amerikalıların %31’i günlük hayat ve dünya olaylarıyla derinliğine alakadar olan OTORİTER bir Tanrıya inanıyor. Ayrıca Tanrı asabidir ve dinine bağlı olmayan veya dinsiz olanları cezalandırabilir. Zenci Amerikalıların %53’ü bu görüşü paylaşıyor. Amerikalıların %56’sı kuvvetli bir şekilde Tanrının ‘’erkek’’ olduğuna inanıyor.
Çocuk aldırmak her zaman yanlıştır: %23
Hükümet okulda ibadete izin vermelidir: %91
Hükümet askeri harcamayı arttırmalıdır:%63
Hükümet terörizmle savaşmak için otoriteyi arttırmalıdır: %76
Hükümet çevreyi daha iyi korumalıdır: %76
Hükümet zenginliği daha dengeli bir şekilde yeniden bölüştürmelidir: %57
Irak’taki savaş haklı çıkmıştır: %63
Başkan Bush’a şiddetle güven duyma: %32
2.CÖMERT TANRI:
Amerikalıların %23’ü günlük hayat ve dünya olaylarıyla derinlemesine alakadar, fakat esasen cezalandırmak için daha az rıza gösteren, pozitif güç olan CÖMERT bir Tanrıya inanıyor. 30 yaşından daha genç olan insanlar bu Tanrı kavramını düşünmesi en az muhtemel olanlar: Sadece %13.
Çocuk aldırmak her zaman yanlıştır: %17
Hükümet okulda ibadete izin vermelidir: %79
Hükümet askeri harcamayı arttırmalıdır: %55
Hükümet terörizmle savaşmak için otoriteyi arttırmalıdır: %63
Hükümet çevreyi daha iyi korumalıdır: %81
Hükümet zenginliği daha dengeli bir şekilde yeniden bölüştürmelidir: %53
Irak’taki savaş haklı çıkmıştır: %47
Başkan Bush’a şiddetle güven duyma: %23
3. ELEŞTİRİSEL TANRI:
Amerikalıların %16’sı dünyayla gerçekten iletişime girmeyen fakat dünyanın şimdiki durumundan mutsuz olan ve ilahi hükmüne mecbur edecek bir ELEŞTİRİSEL Tanrıya inanıyor. Doğulular bu görüşe yönelmede % 21 iken, Batılılar bu görüşe katılmada en az muhtemel olanlar, %14.
Çocuk aldırmak her zaman yanlıştır: %5
Hükümet okulda ibadete izin vermelidir: % 69
Hükümet askeri harcamayı arttırmalıdır: %46
Hükümet terörizmle savaşmak için otoriteyi arttırmalıdır: %64
Hükümet çevreyi daha iyi korumalıdır: % 89
Hükümet zenginliği daha dengeli bir şekilde yeniden bölüştürmelidir: %59
Irak’taki savaş haklı çıkmıştır: %38
Başkan Bush’a şiddetle güven duyma: %12
4. MESAFELİ TANRI:
Amerikalıların %24’ü dünyayla iletişime girmeyen ve asabi olmayan MESAFELİ bir Tanrıya inanıyor.Tanrı hareket halinde olan, daha ziyade doğanın kanunlarını düzenleyen kozmik bir güç.
Bunların %37’si 100,000 Dolardan fazla ev bütçesine sahip olanlar.Musevilerin %42’si Tanrıyı bu şekilde görüyor.
Çocuk aldırmak her zaman yanlıştır: %1.5
Hükümet okulda ibadete izin vermelidir: %47
Hükümet askeri harcamayı arttırmalıdır: %34
Hükümet terörizmle savaşmak için otoriteyi arttırmalıdır: %40
Hükümet çevreyi daha iyi korumalıdır: %87
Hükümet zenginliği daha dengeli bir şekilde yeniden bölüştürmelidir: %63
Irak’taki savaş haklı çıkmıştır: %29
Başkan Bush’a şiddetle güven duyma: %9.3