Öyleyse, Dans Edebileceğinizi Düşünüyor musunuz?
OKUmak fırsat- KENDİNİ TANImak içın !..

Dans hareketlerini izlediğimizde ve öğrendiğimizde beyinin diğer kısımları birbirlerine bağlanırlar. Londra Kolej Üniversitesi’nden Beatriz Calvo-Merino ve Patrick Haggard ve çalışma arkadaşları, belirli beyin alanlarının tercihsel olarak aktif hale gelip gelmediklerini insanlar uzman oldukları dansları gözlemlerken araştırdılar.

‘Bale dansçıları baleyi seyrederlerken devresi açılan beyin alanları var mı, fakat diyelim ki, neden capoeira’da (müzikle sergilenen, dans olarak stilize edilmiş Afrika-Brezilya savaş sanatı) bu yoktur?’ Takım bunu bulmak için; balet dansçılarının, capoeira dansçılarının ve dansçı olmayanların Fonksiyonel Manyetik İmajlama Taramaları’nı onlar üç saniyelik ya bale ya da capoeira hareketlerinin sessiz video kliplerini gözlemlerlerken aldı. Araştırmacılar ihtisaslığın Premotor Korteks üzerinde büyük bir etkiye sahip olduğunu keşfettiler. Oradaki aktivitenin artışı yalnızca denekler dansları kendileri gözlemledikleri zaman gerçekleşebildi.

Bir diğer çalışma benzer bir açıklamayı önermektedir. Araştırmacılar insanlar basit hareketleri seyrettikleri zaman o hareketlerin sergilenirken Premotor Korteks’in devreleri açmakla bağlantılı olduğunu ileri sürerek; yeni hareketleri öğrenmemize ve anlamamıza yardımcı olabilen bir alıştırmayı yani ne görüyorsak zihinsel olarak onun provasını yaptığımızı keşfettiler. Araştırmacılar insanların böyle imitasyon devrelerine ne kadar geniş ölçüde bel bağladıklarını dikkatle gözden geçiriyorlar.


Sonraki çalışmada, Calvo-Merino ve çalışma arkadaşları erkek ya da kadın dansçıların cinsiyet-özellikli adımları sergiledikleri video kliplerini izlerlerken erkek ve kadın bale dansçılarının beyinlerini mukayese ettiler. Yine, Premotor Korteks’teki en yüksek aktivite düzeyleri, erkeklerin yalnızca erkek hareketlerinin görüntülerine ve kadınların da yalnızca kadın hareketlerinin görüntülerine uyum sağladı. Zihninizdeki bir hareketi tekrarlama kabiliyeti gerçekten de motor becerileri için önemlidir.


2006’da Dartmouth Kolej’den Emily S.Cross, Scott T.Grafton ve çalışma arkadaşları, beyindeki imitasyon devrelerinin öğrenme meydana geldikçe artıp artmadığını değerlendirdiler.Birkaç haftalık kurstan sonra dansçılar karmaşık bir modern dans bölümünü öğrenirlerken takım, dansçıların haftalık Fonksiyonel MRI Taramaları’nı aldı. Taramalar süresince, denekler ya uzmanlaştıkları hareketleri ya da diğer bağlantılı olmayan adımları sergiledikleri beş-saniyelik video klipleri seyrettiler. Her bir klipten sonra, denekler gördükleri hareketleri ortaya koyabilmede ne kadar iyi düşündüklerini değerlendirdiler.Sonuçlar Calvo-Merino ve çalışma arkadaşlarını onayladı. Premotor Korteks’teki aktivite eğitim süresince arttı ve hakikaten de deneklerin değerlendirmelerinin seyredilen dans bölümünü sergilemek için olanla ilişkiliydi.Her iki araştırma da; karmaşık bir motor sıralanımı öğrenmenin kas kasılımlarının kontrolü için direkt motor sistemine ilaveten belirli bir hareketi başarmak için vücudun kabiliyeti hakkındaki bilgiyi kapsayan Motor-Planlama Sistemi’nin aktive olduğu durumunu altını çizerek belirtmektedir. Bir motor modelinde insanlar daha uzmanlaşmaya başladıkça, o modelin nasıl hissettiğini daha iyi hayal edebilirler ve o model muhtemelen daha az bir eforla tatbik edilebilir hale gelir. Oysa araştırmamız gösterdikçe, dans dizilimini taklit etmek için veya tenis servisi vermek veya golf sopası sallamak için olan yeteneğin zihinde basit bir şekilde görsel olmadığını göstermektedir. Bu çalışmalar ileri sürebilir ki; o aynı zamanda da kinestetiktir. Gerçeği söylemek gerekirse; gerçek uzmanlık bir bakıma söz konusu olan hareket beynin hareket-planlayıcı alanlarında bir kas algılaması, motor imajı gerektirmektedir. 

 

Sallama, Ses Yapma ve Sosyal Rol


Nörobilimadamları için belki de en enteresan soru ilk olarak insanların neden dansettikleridir. Şüphesiz müzik ve dans birbirleriyle yakından bağlantılıdırlar.Pek çok durumda dans sesi oluşturur.Meksika Şehri’ndeki Aztek Danzanteleri her adımla ses yapan, Chacayotes olarak adlandırılan, ayoyotl ağacından çekirdekleri kapsayan tozlukları giyerler. Diğer pek çok kültürde insanlar dans ederlerken çubuktan Kastanyetlere (İspanyol Çalparası) ve boncuklara, ses-çıkarıcı objeleri vücutlarına veya kıyafetlerine koyarlar. Buna ilaveten dansçılar sık sık el şaklatırlar, çat sesi yaparlar ve ayaklarını yere vururlar. Bunun sonucu olarak da dansın, öncelikli ses çıkaran fenomen olarak yavaş yavaş gelişmesinin ve dans ve müziğin, özellikle de perküsyonun hep beraber ritim oluşturmanın bütünleyici bir yolu olarak gelişmesi olan ‘’Vücut Perküsyonu’’ Hipotezi’ni varsaydık. İlk perküsyon enstrümanları Aztek Chachayotes’lere benzemeyen dans etme kıyafetlerinin parçaları olmuş olabilir. Bundan başka dans, müziğe benzemeyen bir şekilde lisanın erken biçimi olarak hizmet etmiş olabileceğini ileri süren sunuma ve taklit için kuvvetli kapasiteye sahiptir.Doğrusu istenirse dans; el kol hareketinin en saf lisanıdır. Çalışmamızdaki bütün hareket, görevlerimiz süresince Sol Yarıküredeki Broka Alanı (Sol Lateral Frontal) olarak bilinene tepki veren Sağ Yarıküre Bölgesi’nde hareketlenmeyi görmekti. Broka Alanı, klasik olarak konuşmanın üretimiyle ilgili olan Frontal Lob’un bir kısmıdır. Geçen on senedeki araştırma, Broka Alanı’nın ellerin sunumunu kapsadığını da gözler önüne sermiştir. Bu bulgu lisanın el hareketleriyle olmasını, lisanın sesli olmadan önce ilk olarak el kol hareketleri sistemi olarak geliştiğini tartışan destekleyen kimseleri de desteklemektedir.Çalışmamız dansın sunumsal iletişimin bir biçimi olarak başladığı fikri için daha fazla destek öneren Broka Alanı’ndaki Sağ-Yarıküre Homologu’nu (Yapısını) harekete geçirenin bacak hareketi olduğunu gösteren çalışmalar arasında ilkidir.


Bir kişinin dans etmesinin devreye girmesi için Broka Alanı’nın Homologu’nun nasıl bir rolü olabilirdi? Cevap, konuşmayı direkt olarak içerir görünmemektedir. 2003 yılında yapılan bir araştırmada, Los Angeles California Üniversitesi’nden Marco Iacoboni ve çalışma arkadaşları Broka Alanı’ndaki veya onun Homologu’ndaki (Yapısındaki) fonksiyonu rahatsız etmek için Manyetik Beyin Stimülasyonu (Uyarılımı) uyguladılar. Her iki durumda da denekler sağ ellerini kullanarak parmak hareketlerini taklit etmede daha az yapabilmekteydiler.Iacoboni’nin grubu bu alanların taklit etme için önemli olduğunu, diğerlerinden öğrenmede ve bir kültürü yaymada anahtar bir içerik olduğu sonucuna vardılar. Daha başka bir hipoteze de sahibiz. Aslında çalışmamız birbirine benzeyen hareketleri içermese de; hem tango dansı yapmak hem de parmak hareketlerini kopyalamak, beynin birbirinden bağımsız hareketlerin serisini doğru olarak düzenlemesini gerektirmektedir. Broka Alanı’nın kelimeleri ve sözcük grubunu birbirine doğru bir şekilde bağladığı gibi; onun Homologu (Yapısı) da hareketin birimlerini kusursuz sıralanımlar içerisine yerleştirmeye hizmet edebilir.


Gelecekteki nöroimajlama çalışmalarının hem lisan hem de müziğin meydana çıkmasıyla son derece içiçe geçen dans ve onun gelişiminin arkasındaki beyin mekanizmalarına taze bir kavrayış sağlayacaklarını umuyoruz. Dansı, lisanın sunumsal kapasitesinin ve müziğin ritmikliğinin evliliği olarak görüyoruz. Bu etkileşim insanların yalnızca bedenlerini kullanarak hikâye anlatmalarına izin vermekle kalmamakta; lâkin hareketleri diğer insanlarla senkronize ederken böyle yapmak, bir bakıma sosyal bağlılığı büyütmeye de izin vermektedir.

ZİHİNSEL DANS DÜZENİ (KOREOGRAFİSİ):
OKUmak fırsat- KENDİNİ TANImak içın !..

Anteriyor Vermis:


Serebellum’un (Beyincik) bu kısmı Spinal Kord’dan (Omurilik) girdi alır ve dans adımlarını müziğe senkronize etmeye yardımcı olarak metronoma benzer birşey hareket ediyormuş gibi gözükür.


* Medial Genikulat Nükleus:

Düşük duyumsal yol boyunca bir duraktır. Bu alan, beyinin metronomunu düzenlemeye yardım eder gözükmekte ve müziğe olan bilinçsiz şekildeki ayak vuruşlarımızı veya salınımlarımızın eğiliminin temelini oluşturmaktadır. Biz bilinçsiz olarak reaksiyon gösteririz, çünkü bölge korteksteki yüksek duyumsal alanlara ritim hakkında ‘’konuşmadan’’ bilgiyi haber veren Serebellum’a  (Beyincik) bağlanmaktadır.

* Prekuneus:

Prekuneus bir kişinin duyumsal-bazlı haritasını içererek, dansçının yolunun beden-merkezli veya benmerkezci bakış açısından haritasını çıkarmaya yardımcı olur.


Yazanlar: Steven Brown ve Lawrence M.Parsons (Scientific American Dergisi, Temmuz 2008 Sayısı, Sayfalar 78-83)