|
Cevaplar
Yunus un dediği gibi dövene elsiz, sövene dilsiz, derviş gönülsüz gerek şiirini şimdi daha iyi
idrak ediyorum. Biz biçare insanlar hep deriz şu taktir, ama buna ben karar veriyorum diye . Yarım imanla yarım akıl çalışıyor. Biz insanların seçme şansı olsaydı herkesin içinde ukde kalmış hevesleri olur muydu ? Fakir fakir olur muydu? Çöpçü çöpcü olmayı dilermiydi ya kör görmemeyi diler miydi? Rızadan başka çare yok. İsyan küfrü artırır ki Oda takdirdendir…
(NEŞE-ANKARA)
-----------------------------------
Teslimiyetin zirve örneklerinden...Ne mutlu O'na ki,bir an bile düşünmedi! Aşkın kapısında "Fedâ olmanın","Feda etmenin" temsili... Ey İbrahim! Seni yakmayana kurban edişin,kurban oluşundu... Öylece geçtin her şeyden,"Şart"aşkının şanına yaraşmazdı...Sen vardın...O vardı...Gerisi ateş olmuş,gülistan olmuş mühim değildi...
(Fatma Zehra)
-----------------------------------
“FATURA”
“İbrahim imanına sahip olmak,” Hz. İbrahim (as)’in sahip olduğu o bilinç seviyesini ancak kendisi ve daha üst seviyedeki bilinç sahibi olanlar bilebilir…
Burada; “ İbrhim imanına sahip olmak,” ifadesini; Hz. İbrahim (as)’in getirdiği, inanç sistemini OKUyanlar , yada idrak edebilenler, şeklinde anlamak daha doğru olur kanımca…
Öyle ise Hz. İbrahim’in getirdiği inanç sistemi neydi ? Hz. İbrahim insanları neye davet etmişti?..
O, Allah’ın BİR olduğunu insanlara bildirmiş ve putları kırmıştı…
Fatura, yapılan bir alışverişin sonucunda, ödenmesi gereken yada yapılan bir fiilin sonucunu karşılaşılacak sonuçlar.. (iyi yada kötü )
Hesap sormak demek, karşındakini içinde bulunduğun mevcut sistemin, şartlarına göre yargılayarak, eksik ve hatalı yönlerinden dolayı cezalandırılması yada hak edene hak ettiğinin verilmesi anlamına gelir..
Allah adıyla işaret edilenin; mükemmel , bütün noksanlardan münezzeh, sonsuz ve sınırsız ilim , güç , irde ve hayat sahibi TEK BİR , yaratılmamış, kendiliğinden var olan’a ; hata, noksan, eksiklik isnad ederek O’ nu suçlamak, ancak bizim cahilliğimizin ve körlüğümün bir göstergesi olabilir..
Allah’a fatura çıkarmak; O’nu suçlamak ve sorumlu tutmakla eş anlam ifade eder ki “O’na yaptığından sual sorulmaz” der Kur’an ..
Resim, ressamı nasıl suçlar yada sorgular böyle bir şey mümkün mü?
Tanrısına fatura çıkaran, hiç fark etmese de aslında faturasını yine kendisi öder…
Nasıl mı?,
Allah’ın Celal isimleri (Cebbar, Kahhar,Muzill, Darr…), bizde hoşumuza gitmeyecek fiiller olarak açığa çıkar. Allah’ın Hasip ismi ile sorgular, Adll ismi ile yargılar, Hakk ismi ile hüküm verir; karşımızdakini yada hayalimizdeki tanrımıza yükleriz faturaları, suçları, sorumlulukları..
Fakat Sünnetullahdaki Seri-ül Hesap hükmü gereği, an bean hiç fark etmesekte, faturayı yine bizler öderiz. Ya Cebren, yada Mekren…
Hz. İbrahim (as)’in getirdiği inanç sistemini değerlendirebilenler, Allah adıyla işaret edilenin bir tanrı olmayıp; Vahid-ül Ehad olduğuna , Mutlak Kadere iman ederler ve Sünnetullahı OKUyup , her şeyin yerli yerinde olduğunu fark ederler, edemeyenler de faturayı tanrılarına çıkarırlar ..
(M. Reşit Yazıcı –SAKARYA)
----------------------------------------
hz. ibrahim tevhid inanışının babası olarak bilinir. Tevhid inanışında da fatura çıkaracak bir birim veya çıkarılacak bir yaratıcı mevcut olmadığı idrakında olup bunu yaşam haline çevirme düşüncesi oluşuyor
(Uğur- Antalya)
---------------------------------------
İBRAHİM İMANI:TESLİMİYETİN ZİRVESİNDE..,BEŞERİ KAVRAMLARDAN MÜNEZZEH BİR SİSTEMİN İŞLEYİŞİNİ, ANLAMIŞ OLMA HALİ..
FATURA KAVRAMI İÇİN İKİLİK LAZIM…
FATURA CIKARSANDA CIKARMASANDA İKİ KİŞİSİN…
VARSAN BİR FATURADAN SÖZ ET…
İBRAHİM İMANINA SAHİP OLMAK;’’SAHİPLİK’’ KAVRAMI TUZAK….
SEN +SAHİPLİK İDDA ETTİĞİN +TANRIN
‘’İBRAHİM İMANI:LA İLAHEİLLALLAH’’
FATURA BİR BEDELİ TEMSİL EDER…YANİ SENİN BAŞINDAN GECENLERİN
BİR BEDELİ VAR AMA SEN TANRINI ÇOK SEVDİĞİN İÇİN YADA HERHANGİ BİR SEBEBLE FATURA CIKARMIYORSUN…
(Ömer REYHANOĞLU- K.Maraş)
------------------------------------------
“İbrahim imanına sahip olmak, Allah’a fatura çıkarmamaktır!”
Çünkü İbrahim'in imanında hakikat Tek'tir. Bir “Ben”, bir de beni var eden “Allah” düşüncesinin ikiliği yoktur İbrahim'de. Şeytan “beni “sen” azdırdın” düşüncesiyle bu yüzden tard edilme durumuna düşmüştür.
Hz. İbrahim, bilincindeki başkası kabulüne dayalı putları yıkarak özünden açığa çıkan hakikate iman etmiş ve bu iman ile Kendi'nden geçmiş, varlığının özüne ermiş, “Gayrı” kavramından kurtulmuş, sonsuz sınırsız Tek'i, Tek'te, Tek'le Seyr haline ulaşmıştır.
Bu sebeple bu hale ulaşan birim, artık yaşamında karşılaştığı olayların faturasını Allah'a çıkaramaz, “Sen yarattın da böyle oldu, ben ne yapayım” diyemez. Dememelidir ya da öyle söylemesi doğru olmaz anlamında değil. Söyleyemez çünkü “Bulan ol kendi oldu” diyor Hacı Bayram Veli. Bu sözü iyi düşünmek gerek.
«İnsan için kendi çalışmalarının karşılığı dışında hiç birşey yoktur!.» (53-39)
«Yaptıklarınızdan başka bir şeyden dolayı karşılık göremezsiniz.» (37-39)
«Yaptıklarınızın karşılığına (neticesine) ereceksiniz.» (36-54)
«Herkes için yaptıklarına göre dereceler vardır. Bu da kendilerine haksızlık edilmeyerek, çalışmalarının karşılığını almaları içindir.» (46-19)
«Siz çok büyük ızdırap verecek azabı tadacaksınız; ancak bu, yaptıklarınızın neticesi olarak başınıza gelecektir!» (37-39)
Bu ayetlerde, “Kader” gerçeği ve “Vahdaniyet” sıfatı göz ardı edilmeden yeniden değerlendirilirse inşallah ne demek istediğimiz daha iyi anlaşılacaktır.
Bir hatamız olmuşsa bizdendir, mazur görüle...
Doğrusunu Allah bilir...
(G.Ş.)
--------------------------------------
Araştırdım , öğrendim ki ;
Hz.İbrahimin imanı pazarlıksız imanmış. Yani yaptığı fedakarlık karşısında Allahdan bir şey beklememek .
Pazarlıklı iman ise yahudi bilincinin imanı, imiş.
Hz.İbrahimin en sevdiği ; oğlu İsmail idi
ondan ,vazgeçmesi istendi. O bunu pazarlıksız kabul etti.
Biz hangi bağlanıp esiri olduğumuz kişi veya mallardan veya isim ve şöhretlerden vazgeçeceğiz.
Bunu herkes kendisi yaşayacak kurban olana senin için kurban olacak koçlar gönderilecek
(F.P)
-------------------------------------------
pazarlıksız iman=ALLAH için yaşamak, tam bir teslimiyet.
(M.Gül)
--------------------------------------------
Hz İbrahim demek;tefekkürle Rabbini ve Rabbül Aleminini bulabilmiş İnsan-ı Kamil demektir..
“Allahü Te’alanın O’na nasip ettiği sorgulayan akıl ve anlayan bir kalb ile bunu başarabilmiştir..”
Allah hz. İbrahim’de tecelli etmiş O’nu Yusufun güzelliğine boyamıştır..O incitilmeyecek kadar naif bir DOSTtur...O öyle bir teslim olmuştur ki ,belkide İLK YAŞAYAN ÖLÜ olmuştur..Bir kez ölen asla bir daha ölemez..Ve Allah’ ın dostları güvendedir...Hz.İbrahim Zamanın Babası-Araf Çocuklarının koruyucusudur..
ALAH HEPİMİZİ İBRAHİM ÇOCUKLARI KILSIN VE AMİN........
ONA VE NESLİNE SELAM SELAM OLSUN........
(Nur Cihan)
-------------------------------------------
Bu kadarina da Pes Dogrusu!
Calisma ortamim geregi kulak misafiri olmak zorunda kaldigim iki sahsiyet birazda öfkeli bir tarzda ülke meselelerini tartisiyor,haksizliga ugrayan yada madur duruma düsen bireyler icin sitem ediyorlardi,okadar gaza gelmislerdi ki birisi
"Bu Allah da bir türlü akillanmiyor be kardesim bir degil iki degil, yapanin yanina kar birakiyor, cezalandirmiyor". dedi.
Bir toplum icinde hata yapani ,kas göz hareketi ile yada aksirarak ayibini örtmeye calisir türünden ,bir seyler söylemeye calistiysam da ise yarayamayacagini anladim.
Bilindigi üzere Haniflik anlayisi ilk HZ.Ibrahimde aciga cikmisti.
Haniflik,yani disarida bir tanri,ilah anlayisini(Gözetleyen,gözetlenen)gecersizligini vurgular.
Yönelinelecek bir ilah olmadigini kavrayanda,idrak edende,karsisindakinde eksiklik görme kusur görme otomatik olarak kalkar.
Sevgi olgusunun aciga cikmasi ,fatura kesmmekle gerceklesir.
Rabbim bizlere idrakini kolaylastirsin.
(Ayhan Ergen)
---------------------------------------------
İbrahim imanına sahip olmak, gönülden hiç bir menfaat gütmeden iman.
Güven vardır, sorgusuz itaat ve teslimiyet vardır.Taviz, bahane, mazeret, anlaşma yoktur. Allah için İmanı için ateşe atılması gerekiyorsa sorgusuz, bahanesiz gözünü bile kırpmadan atmakdır kendini. “Ve Hz. İbrâhîm ki, o vefa etti (Allah'ın emirlerini ifa etti)”.(Necm-37)
Allah’a fatura çıkarmadan, menfaat olmadan sadece rızasını kazanmak için, gösterişsiz, riyasız iman,nasıl olsa ben yanmam demeden ateşe atlamakdır .İbrahim imanı, işte böyle gönülden teslimiyet.
Rabbim imanımızı böyle kuvvetlendirmeyi nasip etsin amin..
(Ayşe YAKAMOZ)
------------------------------------
Haniflik demek,Din-i İbrahim,yani ''Tevhid'' anlayışı üzere olmak,göklerde ve yerde tapınılacak bir ''Tanrı'' olmadığının bilincinde olmak demektir.Gizli şirkten beri olmaktır.
Hz. İbrahim'in hiçbir zaman müşriklerden olmadığı Allah (C.C) tarafından Kur'an-ı Keriym'de belirtilmiştir.
Allah'a fatura nasıl çıkarılır ? İnsanlar kaderleri,fıtratları,dinin icabı olarak dünya yaşamlarında ''imtihan'' olarak birtakım olaylarla karşı karşıya geleceklerdir.Bu olaylardan bir kısmı ego'ya (vehmi benlik) hoş gelir.Bu durumlarda ego devreye girerek olayı sahiplenir.''Bu güzel durum benim üstün vasıflarım sayesinde oluştu.Ben ne kadar önemli ve kuvvetliyim''der.''İnsansı'' olan,meydana gelen bu atmosferde zevkten dört köşe olur.Bazanda zahirde hoş olmayan olaylarla,sıkıntılarla karşılaşır.Egonun hiç sevmediği şeylerden biri de sıkıntılı durumlarla karşı karşıya kalmak ve kendini tatmin edememektir.Hemen bu duruma bir suçlu arayıp kendini temize çıkarmaya çalışır.Ya etrafındakileri suçlar,eğer onlarda suçlayacak bir şey bulamazsa son çare olarak inandığı ötedeki Tanrı'sına ''Tanrı'm neden bana bu belayı verdin?'' der ve her iki halde de emmare batağına saplandıkça saplanır.
Hz. İbrahim imanına sahip olanlarda ise ikilik diye bir şey kalmamıştır.Vehmi benlik yok edilmiştir.''Cami'' olanda iyi veya kötü diye bir ayrım söz konusu değildir.Bunun farkında olan Hanifler ise biz Allah'tan geldik,ve yine Allah'a dönücüyüz'' diyerek iyi olaylarda sevinmez,''zahiren'' kötü olaylarda da üzülmezler.Kimseye suçlamada bulunmazlar.Suçlanacak kimse olmadığının farkındadırlar.Bu olaylardan kendilerine ders çıkarmaya çalışırlar ki bu durumda bu olay kendilerine pozitif bir kazanç olur.Allah (C.C) hiçbir kulunun kötülüğünü istemez.''O''nun rahmetinin neticesi olarak her olay kulun dünyadaki tekamülü için bir vesiledir.Fırsatları değerlendirebilenlerden olabilmeyi, Allah (C.C) hepimize nasib etsin.Amin...
(Ümit TUNCEL)
-------------------------------------
Allah'in ipine sarilmak
Bir vatanda$in firtinada kulubesi yikilmi$ ve kulubesinin icindeki
merkebi kulubenin altinda kalip telef olmu$. vatanda$ demi$'ki..
Sen bana bunu yaptinya, bende bu merkebi kurban yerine sayacagim.
Altindan kalkamayacagimiz yuk verilmedigine gore..
Bu yuku ta$imak, ipe sarilmaktir..
(Ercan KOÇAK)
-------------------------------
Bu tefekküre Hz. İbrahim'in adının anlamından başlamak istiyorum...İbrahim...eba rahim...zamanla eburahim olmuş ebrahim...olmuş ibrahim...
Eb kökü İbranicede baba anlamına geliyor imiş... Rahimlerin babası...
Bir anlamıyla rahimlerin babası rahman olmuyormu ...ki nasıl tasavvuf anlatımında da baba rahmanı anne rahimi simgeliyor ise...
Tüm açığa çıkmış olanların ötesinde çıkmamış olanlarıda potansiyel olarak barındıran Rahman noktası...öyle bir rahmaniyet ki,herşey tek bir noktada mikroplan olarak sende.....ve varlığını aldığı ve varlığınında ondan ayrı olmadığı (projeksiyon misali) tek nokta...iman noktası aslında bu nokta...bu hissedişin adı iman diye düşünüyorum..
İmanın hakikatı gerçeği aslı neydi? Rasule iman ki, bu inanç bilinci, özündeki Rasulluk boyutuna "içinizden size bir rasul irsal eyledik" duasındaki boyuta, noktaya götürüyor bir anlamıyla da...
Ve bu noktada olan için kendi dışındalıktan kurtulan bilincin ,gayrılık hükmünün yok olması ile fatura çıkarabileceği ayrıca bir Allah anlayışına-ki tanrı kavramını barındırıyor- kayma noktasını yok ediyor...tam iman hali...
Diğer bir anlatımla imanın özü,kendi hakikatinin esma mertebesi olduğu gerçeği...ki bütün bu kainat ve bu varlık esma mertebesinden meydana gelmiş...Esma mertebesinden açığa çıkan irsal olan yine kendisi...peki bu bilgi bize neyi getirir?"ene beşerin mislüküm"'e getiriyor düşüncelerimi...yani esma mertebesinin hakikatim olduğu noktasına getiriyor...bütün varlık senin indinde Allah indindeki gibi olsun...ve Allah gibi düşünen insan anlayışına gelebilmenin yolu ,bu iman diye anlıyorum...Kendi hakikatini örttüğün an ,kafir oluyorsun ve Allah'a(tanrına) fatura çıkartman, bu düşünce sisteminin otomatik sonucu oluyor ...
İman hali, hissediş ve bu hissedişin getirdiği yaşam güzellikleri nasip ola...nasip olmuş ola bismillah...Sonsuz güzellikler...Sevgilerimle
(Semra Uzgur-Bursa)
------------------------------------------
İKÂN HALİ gibi anlıyorum bu sözü…
Yaradandan gayrı var mı ki; bunun müşahedesi sonucu yaşanması..
Hayır ve şer Allah’tan halini yaşamak her AN bu bilinçte olup, bu halle hallenmek..
Dolayısıyla suçlu, suçsuz, haklı veyahut haksız ayrımı gözetmeden seyirde kalmak!!
Savunma hali de yok; EHLİnin belirttiği gibi…. Bu da bir perdelilik türü zira.
Her şey O’nunla var… Her şey O’nun…Tek Mâlik, Tek !
Böyleyken utanmadan üstelik de gayet yüzsüzce faturalar çıkartıp duruyoruz..
ANLAYAMIYORUZ NELER EKİP SONRASINDA NELERİ BİÇTİĞİMİZİ BASİRETSİZLİĞİMİZDEN!!
Rahmet saçan ilim insanı Sn. A.Hulûsi’nin çok güzel bir duası var;
ANLAYAMADIĞIMI ANLAYAMAMAKTAN, RABBIMA SIĞINIRIM..AMİN
(E.E.Özkan- İst)
-------------------------------------
“B”nin sırrına işaret eden bir cümle!!!
(A.Gül- Manisa)
-------------------------------------
’O’ndan gayrı hiçbir şeyin olmadığını idrak ederek,bilincindeki ve benliğindeki her zerrenle teslim olmak,ölmeden evvel ölmek ve dünyada cenneti yaşamaktır.
lailahe illallah
(T.Sevi- Yalova)
-------------------------------------
İBRAHİM İMANINA SAHİP OLMAK
İbrahimi iman nasıl bir olgudur ki, o noktada ne fatura kesecek nede fatura kesilecek ikinci bir makam veya mevki bulunmamaktadır. Zamanımızdan bilemiyorum kaç bin yıl evvel, put yapıp satan bir babadan yetişen O yüce nebi; nasıl bir iman sahibi idiki, alemlerin Rabbı olan Allah, bu gün kullarına “İbrahimin imanı gibi” iman hedefletmekte, O nun kalbinin “Allah Evi” olmuşluğundan kaynaklanan hoşnutluğuyla, yeryüzüne de bir ev yapmasını istemiş ve O’nun imanının simgesi olan kabeyi bütün hacılarına ziyaret ettirerek, O imana, gelmelerini istemiştir….
Hazreti İbrahim araştırıcı, tetkik edici, meseleleri kendi anlayışının kudreti oranında nticeye bağlayıcı bir fıtrata sahipti. O insanlarda yaratılış gereği mevcut olan sonsuz esmaların, sadece, iyi-müsbet olanlarını; kendi tatminliğinin, tesbitinin yönünde kullanan; kainatı ve o nun yaratıcısını anlamaya, keşfetmeye, tesbit etmeye; ciddi ve ısrarlı kararlılıkla sürdüren, tefekkürü tesbitlerle tek-AHAD Allah inancını kalbinde pekiştiren bir yaşamdaydı. Hz. İbrahim mevcudiyetindeki tüm esmaları; kainatın “kuranı” ve “düzenleyicisine yönlendirmesi, bu yönlendirmede tarifi mümkün olmayan irade kudretini, ısrar ve ciddiyetle sürdürmesi, sistemin birtakım kurallarını keşfetmesine, bu keşiflerle gerçek varlık sahibine “aşk”ın da ötesinde sevmesine vesile oluyordu.
Sevgi tamlığı ve tefekkür açılımıyla; Hz. İbrahim, varlıkların; tek hakikatın, türlü şekillerle tezahürü olduğu gerçeğini kavrıyordu. Bu anlayış efal olan varlıkların, sıfatlardan meydana geldiğini, (önce sıfatları Allah zannetmesine rağmen) sıfatların da ,bir gerçek Zat’a ait olduğunu (yıldız-Ay-Güneş ve gece-gündüz tesbitleriyle) keşfediyordu. Keşfettiği bu noktada fiil-sıfat- vucut nisbetiyetini aşmış , yapan-yaptıran-yapılanın aynı varlık olduğu , kendi diye ikinci bir varlık olmadığı inancının husule geldiği için, bir beklenti düşünülemez ki faturası veya bedeli konuşulsun.
İbrahim Nebi, yüzyıllar öce bize bu örnekliği yapmış. Allahın dostu olmuş. Bindörtyüz seneden beri, O’ nun imanı gibi iman istiyor Müslümanlar. Bizim nebimiz O’ na atam diyor. yaptığı evi her Müslüman ziyaret etmek arzusuyla yaşıyor. Oysa bu gün bizim babalarımız ve hatta kendimiz (bizzat kendimin dışındakileri tenzih ederim) putculuk yapıyor, putlarla yaşıyoruz. O Zat kendi tefekkürü ile eşya-sıfat-vücut mevcudiyetinden kurtulmuş, Muhammediyet olmasa bile ahadiyet Sırrına ulaşmış.
Yüzlerce yıl sonra bu gün; Muhteşem bir Rasule, O’nun varislerine rağmen hala, idrak etmek bir yana, anlayış noktasına bile gelememenin tek sebebi ,amaç ve ciddiyetten yoksun oluşumdur. “Kul” ile “İnsan” arasındaki farkı; kavram karışıklığı yaratarak , “insanım” iddia ve tesbitini bile ortaya koyamamanın acizliğini yaşıyorum. İnsan Allahın ençok Sevdiği, “seni yaratmasaydım kainatı yaratmazdım” dediği. “habibim, sevgilim” dediği , “sen benim” , ben nefes almasam senin kudretin mi var dediği yüce varlık İnsan!.. Takdir edebildiği idraka varabildiği ölçüde tabii…
Acizlikten, gayesizlikten sıyrılıp, hedef sahibi ve insan yetkisi ve şerefi takınabilenlerden eylesin Rabbim inşaallah. 15.08.08
(Karali)
------------------------------------
Bana gore Allaha fatura cikarmamak demek ,aslinda bu soz icin anlatcaklarim buraya sigmaz ama en kisa soyleyebilecegim sey,Allah a sirk kosmamak , kader ve ser in herseyin ondan oldugunu bilmek.
(Okan AYTA)
-------------------------------
VECH HANİFTİR
Hz. İbrahim’i düşünmek ; Allah’a yöneliş bilincini ve bu bilinçlenmeyi özden dışa doğru yapabilmeyi, gerçekçi derin düşünceyle ay, güneş ve yıldızların ve bunlarda bulunan meleki güçlerin tanrı olamayacağını, bilincini varlığın özündeki hakikat noktasına yönelterek algılanan suretlerin ardındaki tümel yapıyı, programın Allah fıtratı olduğunu tevhid başlığı altında yoğunlaştırmayı sağladı öncelikle.
Hz. İbrahim sırtını Beyt-i Mamur’a dayayarak özünden aldikları(zürriyeti) ve algıladıklarıyla Kabe’yi inşa etti. O Kabe ki; her insanın inşası için tüm kuvvelerini kullanarak özündekine; gönül, kalb, yöneliş bilinci, vechin yükselmesidir her an yeni bir şan’da olarak. Kabe’yi tavaf tıpkı varlığın atom boyutundaki nötron ve proton döngüsünün görsel yaşanmasını düşündürüyor. Kabe’nin putlardan temizlenmesi; insanın kendini beden olarak algılaması sonucu önemsediği ve bir nevi taptığı ne varsa bulardan bilincini arındırıp temizlemesidir. Hz. İbrahim’in 360 putu tek tek kırarak Kabe’den arındırması; insanın özüne ters bir şekilde ne kadar çok kendine, bilincinde put yarattığını ve tapındığını bunlardan arınabilmenin de güçlüğünü uğraşımızın ne boyutta olabileceğini anlatıyor bizlere. O haniflik bilincini açığa çıkararak İbrahim Makamına ulaşmış ve bilinç seviyesiyle emin bir beldeye erişmiştir.
Hz. İsmail’i kurban etmesi; kurbiyet kazanmasını yani kalbinden evlat sevgisini kesip atarak Tek dışında varlık tanımadan sırat-ı mustakim ile Rabbini bildiğini ve tevhide ulaşarak İslam oluşla birlikte o müthiş teslimiyetini gösterir.
Noktasındaki kudrete ulaşmış olan Hz. ,İbrahi’i ateş dahi yakamamıştır ki, O ateş içinde selamette olarak hakkel yakin halini yaşamıştır.
Hz. İbrahim’in hanif bilinciyle olgulara bakabilen ve vahidül ahad olan Allah’ı müşahade edebilen insan Muhammedi Hakikati fark etmiş ve seyirdedir. Bu bilinçle namazını kılabilen insanın; fark etmeyen, kulakları işitmeyen, gözleri göremeyen birim gibi tanrısına fatura çıkarması, bu seyirdeki olguları Allah’a faturalandırması mümkün olabilir mi?
Allah’a Hz. İbrahim gibi Dost olabilmek hiç kolay değil görüldüğü gibi. Dostlar; iman, teslimiyet ve putları kırmaya hemen başlamak ve çalışmayı ısrarcı şekilde sürdürmek, sabır olgusunu elde sımsıkı tutmak, süreklilik lazım görülüyor. Allah ismiyle işaret edilenin varlığımızda olduğu bilinciyle Amentü Billah diyebilenlerden olmanın kolaylaştırılması dileğiyle. Saygılarımla .
(M.D.Güngör / İstanbul)
------------------------------------
Hayatının her anında alemlerin Rabbi olan Allah(C.C)'tan razı olmak, kaderine teslim olmaktır. Yanmamaktır. Ateşin yakmamasıdır kısaca. Ama kim bunu başarabiliyor? Sadece KENDİNE seçtiği kimseler. Bizlerde inşallah KENDİNE seçtiklerinden olalım.(Amin)
(İ.Fırat)
--------------------------------------
İnsan için elleriyle yaptıkalrının dışında bir karşılık yoktur.Allah kullarına zulmedici değildir.Ayeti sanırım bir nebze açıklıyor.
Zaten olan ve daha önceden yazılmış olmamasının mümkünü olmayan sistemde o sistemin işlemesi devamı ve silkülasyonu için gerekli olayların sonunda Allah a fatura çıkarmak sadece ahmaklıktır. Benim Kadere ve bu tefekküre bakış açım budur.
Az daha açmak istiyorum.Sistemi yani Sünnetullahı , yani Allah yaratısı sistem ve düzeni (üstadın tabiriyle) komplike bir makine gibi düşünüyorum.Ve bu makinenin işleyiş tarzı var bu makine ezer, döver, yakar, yıkar, kurular, durular, sallar ve sonunda o çıkması gereken muhteşem şeyi ortaya çıkarır.Makine bunun için tasarlanmış satın alınmış ve kullanılmıştır.
Makinedeki her parçanın görevi ne olursa olsun bir bütüne hizmeti vardır bir amaç için çalışır hiç bir şey gereksiz değildir.
Dolayısıyla ortada aslında bir fail yok. Ve bir faturada yoktur.bu imana bu bilince sahip olmak İbrahimi imandır bana göre.yani herşeyin Allahtan geldiğine o ne verirse boyun eğmeye razı olmanın bir üst boyutudur ibrahimi iman Allaha fatura çıkarmamak
(Demirhan-İst)
--------------------------------------------
nacizane kişinin kendisinin ne yaparsa yine karşılığını kendisinizn alacağını bilmesidir. ALLAH KULLARINA ZULMEDİCİ DEĞİLDİR ONLAR KENDİLERİNE ZULMEDERLER ayetinden de anlaşılacağı üzere. ünlü düşünürlerin sözlerinede bakılacak olursa dini dili ırkı ne olursa olsun bakıyoruz ki Yarabbülalemiyn nerden seslenmiş bizlere mesela ''Beklenen gün gelecekse çekilen çile kutsaldır ''demiş viktor hugo; yada başka bir söz ''bugün başınıza gelenler dünkü kararlarınızdan yarın başınıza gelecekler de bugünkü kararlarınızdan meydana gelecektir.'' denmiş. yani etrafımdaki bazı insanlara soruyorum kendinle sonsuza dek yaşıyacaksın dikkat et nolur diyorum nasılsa ölücez ne gelirse neyse cezamız çekeriz diyorlar cahil cesareti diyorum kendi kendime 40 yıl değil 100 yıl değil sonsuzluk... aklı başında olan bir insan düşünür kış için bile hazırlık yapıyor insanlar bakıyoruz patlıcan kurutmalar salçalar halbuki önümüzdeki kış 3 bilemedin 4 ay onu bile telaşı var iken biz insan oğlu hiç düşünmezmiyiz bugün ne ekersek yarın onu biçicez eli sopalı bir birim yok bizi bekleyen. nasıl elimize iğne batınca annemiz kardeşimiz üzülsede iğne sadec bize battı acısı bize ait yada güzel bir dondurma yediğimizde tadını tarif ede ede bitiremesekde karşı taraf yemeden o lezzeti alamaz onu oturum düşünmeliyiz HİÇ DÜŞÜNMEZMİSİNİZ diyor Kuranı Kerimde zaten düşünmeyeynlere laf yok düşünebilenleredir bu uyarılar aklı başında olanlara. o yüzden Allah hepimize iman nurunu ve hidayet yolunu açmış hazmını vermiş olsun.. Evliyaullahın dediği gibi bu rıza lokmasıdır yutamazsın demedim mi? kolay değil dostlar hiçbirimize kolay değil karşımızdaki ezip büzerken yerden yere atarken ki pastırmayı bile yenecek hale gelsin diye günlerce kayanın altında tutarlar acısı aksın gitsin diye; kolay değil o acılar o iğneler batarken vucudumuza çakıl taşları kanatırken tabanlarımızı o yolda yürüyeceğim ne olursa olsun demek; sevdiğin şeyler tek tek elinden alınırken maddi menevi; rıza göstermek Hallacı Mansur gibi kolu bacağı kesilirken değil tırnağı çekilirken imandan oluruz belki çoğumuz bilinmez ama Allah kimseye kaldıramayacağını yüklemezmiş onu düşünüp idrak edip öyle bakabilmek nasip ola hepimize... selam olsun bizlere birşeyler bırakmak için canını veren cümle insanoğluna.. selam olsun burada birşeyler paylaşmaya çalışanlara... selam olsun bu imkanları bizlere sunanlara... ALLAHIN SELAMI HEPİMİZE DAİM OLSUN
(E.Deniz-İst)
-------------------------------------
İbrahim a.s tevhidin babası olarak anılan zat. O'nun imanı teklik olduğu için fatura çıkarılacak ne bir durum nede gayrı söz konusu. O imana sahip olan derki;SUBHANALLAH (varlıkda gayrından münezzeh) Sevgiler İlkNUR...
(İlknur ÇAKIRAY)
----------------------------------------
Allah'a fatura çıkarmak ile kasdedilen;yaşadığımız olayların, çoğunlukla bizi yakan yönleri dolayısıyla,sitem edecek ,niye böyle olduğunu ,neden hakkımızda böyle dilediğini düşünmemiz olmalı...Kendinde bulmak yerine,öteleyerek gayrı gördüğümüz,seven ,cezalandıran,cennetine sokan veya cehenneminde yakan bir varlık var ZAN ediyoruz. Çünkü hayalimizde halâ kurtulamadığımız bir tanrı var ''ALLAH'' etiketli!..
Halbuki O mutlak varlığın Ekberiyet'ine,ve dahi ihlas suresinde açıkladığı özelliklerine ,imanımız tam olsa ,sınırsızlığı ve sonsuzluğu kendimizde, bilincimizde hissetmeye çalışsak ve kendimizi o şuur boyutunda bulsak...B sırrı ile farkedilmesi,yaşanılması istenen Allah ismi ile işaret edileni,özümüzde bulmaya çalışsak...Ve,yaşamımızdaki yanmaları arınmamıza vesile kılacak şekilde değerlendirebilsek; ve izâfi benliğimizi terk edebilmek için gelecek belâları rahmet olarak değerlendirebilsek...Ancak bu şekilde İbrahim imanına sahip oluruz ve kendimizden gayrı fatura çıkarılacak bir varlık olmadığını,bizZAT yaşarız...
(Arzu Erol- Bursa)
----------------------------------
fatura kesmekle anlatılan başka birini,2. veya 3. şahsı sorumlu tutmaktır. Ancak 2. biri olmadığına göre ve sadece Allah (c.c.) olduğuna göre her birim Öz'ündekinin belirlediği fıtratı doğrultusunda işler yapacak ve karşılığını alacak. Esas iş bunu anladıktan sonra başlıyor galiba yani işin zor kısmı.Çünki anlıyorsunuz ki kolay bir şey yok.Kendi ellerimizle,düşüncelerimizle yaptıklarımızın karşılığını alıyoruz.Şükürler olsun ki Sizlerle tanıştırıldık.
(M.B.Çalık)
|