Kendini tanimaya istidatli yaradilmis olan insan(bilmekligimi istedim Ademi yarattim), terkibiyetinin kayitlarindan (rab) cıkıp, O'nu özünde yasamak ile, Allah'a vasıl olma hali vuku buldugunda, O'nun ahlakıyla ahlaklanmis olarak..O'nun muradı uzre sadece insan bunu yasayabilir, micro yansitici olarak..Cunku Allah bir tanrı degildir.
(Arzu)
“Muhammed’dir Cemali Hakk’a mir’at
Muhammed’den göründü kendi bizzat”
*********
Bu şiir üzerinden şunu yazmak isterim.İnsan denen şey zaten Hakikat-i Muhammedi dir..
AH-LAK kelimesine baktığımda:
AH=AŞK
LAK=kat kat cila-Nur dur..
AH-MED kelimesi de bana aynı manayı çağrıştırdı ilkkez.
AH=AŞK
MED=iki kere tekrar aşkı nur=nurun ala nurdur =MuhammedALİ
Kur'an bizim ikiz kardeşimizse ve kur'an ahlakı ile ahlaklanmamız isteniyorsa aslınızdaki manayı açığa çıkartmakla yükümlüsünüz diyor bize yaratanımız..
(Nur Cihan)
Yaratılanlar içinde sadece 'insan' (insansı değil) halife oluşu sebebi ile ilahi esmaların tamamını açığa çıkarabilecek kapasiteye ve potansiyele sahiptir.Bunun için Kur'an'da 'Biz insanı ahsen-i takvim üzere yarattık' denmiştir.
Bu esmalar doğumda genetik ve astrolojik etkiler sonucu kendi Rabb'inin oluşturduğu karışıma göre ortaya çıkmakta ve kişinin düşünce ve davranışlarını bu esma karışımı yönlendirmektedir.Her bir karışım farklı oranlarda olduğu için bir karışım diğerine bakarak fark algılamakta,kendisini ayrı,bağımsız bir varlık zannetmekte ve vehmi bir benlik duygusuna sahip olmaktadır (gizli şirk).
Allah ahlakına sahip olmak,Kur'an ve Resulullah Efendimizin (S.A.V) sünneti ışığı altında varlığın tekliğini idrak etmek,Allah'ın esmalarının tamamının farkına varıp ihtiva ettikleri manaları özümsemek,ve bu esmaların tamamı ile vasıflanabilmek (cem etmek) ile mümkün olur.
Tüm esmaları tanıyıp cem edebilen ve ona göre amel edebilenler Allah ahlakı ile ahlaklanmış ve her şeye Allah gibi bakabilen 'halifeler' olurlar.Artık onlarda gören,işiten,veren,alan Allah'tır.
Bütün esmalar kendilerinde açığa çıktığı için onlar hiç bir şeyde ayrılık gayrılık görmezler.Her şeyde sadece kendinden başka hiçbir şey var olmayan 'Tek'i görürler.
(Ümit)
Kuran'a göre "insan" ismi ile açığa çıkan hüsrandadır.
Nedeniyse rabbini terk edebilecek tek birim olmasıdır.
(Emrah)
Muğlâk tan AHLAK A giden BİÇARE İNSANMIYIM.
RABBİM dedikten sonra her nefesimiz şükre kâfi gelmiyor.
RESULUM diye düşündükçe Salâtımız hiçbir zaman yetmiyor.
İbrahim Peygambere uymak gerektikçe kör bıçak bizi kesmiyor.
Sayı sayarken bile BİR dedikten sonra iki demeye dilimiz varmıyor
KURAN dan Kainata dağılan Ey İNSANMIYIM.
(Mesut)
TÜM KAİNAT SECDE VE ZİKİR HALİNDE OLDUĞUNDAN, VE YALNIZCA İNSAN , KENDİSİNE BENLİK VERDİĞİNDEN DOLAYIDIR Kİ.. "ALLAH AHLAKI İLE AHLAKLANIN "DENMİŞTİR..."O'NDAN BAŞKA YOKTUR" GERÇEĞİNDEN HAREKETLE TÜM BENLİKLER YOK OLACAKTIR.
(Işık)
CANSIZ HICBIRSEY OLMADIGINA GORE..!
HERSEY CANLI DEMEKTIR..
HERSEYIN CANLI OLMASI DEMEK..
HERSEYIN GOZU VAR DEMEK DEGILDIR..
HER GOZU OLANDA HERSEYI GOREMEZ..
ALLAH HICBIRYERE SIGMAZ AMA...
MUMIN KULUNUN KALBINE SIGAR..
SOZU ANLATMAK ISTIYOR KI,
INSAN her yaratilmis olana hem kendi gozuyle,
hem Allah'in gozuyle ve Allah'in yarattigi varligi,
o varligin kendi gozuyle seyredebilicegini anlatiyor..
SEYREDEBILIR DEMEK DE..
ANLAYABILIR DEMEKTIR..
ANLAYABILIRSE..
ALLAH AHLAKIYLA AHLAKLANABILIR..
AHLAKLANA BILIRSE HALIFE OLABILIR..
HALIFE OLABILIRSE CENNETTE NIYE YAN GELIP YATSIN...
(Ercan)
Çünkü insan, Allah'ın esmasına topluca mazhar olmuştur.Bildirildiği kadarıyla, başka hiçbir varlık böyle bir mazhariyet ile müşerref kılınmamıştır.
(Hakan)
“Bildiğimiz kadarıyle, evren planında "insan" denilen varlık "Halîfetullah" olmakla şereflendirilmiş yegâne varlıktır. Yani, insan, kul olarak yaradılmış olmakla beraber "Halîfetullah" olmak şerefiyle de şereflendirilmiştir. Bu imtiyazın neticesinde "Allah'ın ahlâkıyla ahlâklan" hitabının muhatabı da başka bir varlık olmamak icab eder. Allah (c.c.) ancak bu imtiyazı verdiği bir varlıktan bunu istiyor. Allah'ın ahlâkıyla ahlâklanmak, ise en başta kemaliyle bir kul olmak demektir. Yani benlikten arınmış, haddini bilen; her an bezm-i elest'de verdiği sözü hatırlayan, bundan gafil olmayan; sırat-ı müstakîm üzre, dosdoğru giden (gitme gayretinde olan); her an O'nun rahmetine ve lutfuna muhtaç olduğu idrakinde, iyiliği emreden kötülükle mücadele eden bir hâl üzre olmak... Tüm bunları yapabilecek kabiliyetlerin bünyesinde ve zâtında meknuz olduğu yegâne varlık ise, insanlığını ve kulluğunu idrak etmiş ademoğludur".
(M.Sinan)
İnsan:Allah esmasının tüm manaları ile acığa çıkabileceği bir mahal olan beyne sahip varlık.Allah ahlakı ıle ahlaklanmak anladıgım kadarı ile allah isim ve vasıflarının kuvveden fiile cıkmasıdır.insan allah isimlerinin bir terkibidir ancak bu terkibi aşıp allah ahlakı ıle ahlaklandıgı yanı tum sıfatları kendınden acıga cıkardıgı anda halıfedir.insan beyninin özelliğinden ileri gelir bence.ayna olan bir beyin.
(M.Gerçek)
İnsan dışında hiç bir varlık yaptıklarından dolayı sorumlu tutulmayacak değil mi?
(Çilek)
Tefekkür konusunda bir kaç saattir düşünüyorum aklıma ise; üstadın cümlesi ile ilgili Yaradanın yanlızca insana kendine ait kuvveleri vermesinden dolayaı Allah Ahlakıyla Ahlaklanabilecek tek varlık insandır diye düşündüm. O kuvveleri fiile çıkarabilecek tek yaratılanda insandır. KURANLA İNSAN İKİZ KARDEŞTİR; BEN YÜRÜYEN KURAN'IM diyen muhteşem yaradılmışlarda insandı. eğer melek olsaydı ışınsal yada başka boyuttan gelmiş olsaydı bize rasul yada nebiler kendi adıma buna inanmak bu yolda bu kadar mücadele etmek bana şuanki kadar kolaylaştırılmazdı diye düşünüyorum. ne büyük bir lütüftur nimettirki HZ. Muhammed(s.a.v) gibi insan olarak yaratılmışız Allah farkına varabilenlerden eylesin bizi. ((şükründen aciz olduğumuz yüce yaratıcıya diğer şükrümde Üstadın türk olmasıyle sizlerle konuşma fırsatı nasip oldu. bilirim sevmezsiniz bu tür sözleri dilerseniz çıkarırsınız tefekkür cümlelerinden ama buda benim için DERİN BİR TEFEKKÜR dür. sizleri karşıma çıkaran ARŞIN RUHUN VE BÜTÜN MELAİKENİN RABBI OLAN ALLAHA HAMDOLSUN.))
toparlamak gerekirse Yrabbülalemiyn bize düşündüğümüzden çok daha yakındır ŞAHDAMARIMIZDAN daha yakın; Allah dilemedikçe siz isteyemezsinzi; Kulum beni andıkça ben onu anarım; sözlerini duydukça ve İŞİTTİK VE İTAAT ETTİK diyebilmek nasip oldukça Rabbimiz tüm kuvveleri bize sunmuştur; kaba bir ifade olucak ama kullanmak durumundayım ÇOBANSIZ SÜRÜ OLMAZ darmadağın olur. o yüzden bir eteğe bir ele bir yola sarılıp ki bunu Yunus Emre( Allahın selamı üzerlerine olsun) Mevlana ya birçok Nurumuz yaşamış anlatmıştır; bu yolda Allah dostlarıyla karşılaşmak ve özümüzün farkına varmak duasıyla selam olsun Farkına varanlara varma yolunda olanlara.
(Emel)
Bütün varlığın tamamıdır zaten “İNSAN”. Galaksiler, güneş sistemleri, ağaçlar, kuşlar, âdemoğlu vs. bir bütün olarak, tek ve tümel yapı olarak; “İNSANI MEYDANA GETİRİR”. Başka ne diyeyim. Gayrı mı var ki, gayrı olana teklif edilsin.
Çünkü bildim müminin kalbinde Beytullah var
Niçin izzet etmedin ol evde ki Allah var.
Her ne var âdemde var âdemden iste hakkı sen,
Olma iblis-i şaki âdemde sırrullah var.
Pes enel hak defterinden al sebk ey zât-ı hak,
Dem be-dem batıl tasavvur etme hakkullah var.
Yılda bir kez hac olursa Kâbe'de ey hâcegân,
Gir gönüller kâbesine nice haccullah var.
Zâhidin dilinde zikri var ise çün lâ ilâhe
Aşıkı sâdıkların kalbinde illâllah var.
Pehlivandır şol kişi ki nefsini katleyledi,
Hep erenler meclisinde ana eyvallah var.
Kimseye ta'netme ey dil sırrı hakka vakıf ol,
Cümle eşya nur-u haktır sanma gayrullah var.
Kenz-i mahfidir hakikat ey Nesimî ebsem ol,
Sırrını fâş etme bu yolda çok gümrah var.
(NESİMÎ)
Rahmetullah, nûru tamam etsin Allah!
(Akın)
insan en güzel şekilde yaratılmıştır yani Allahın esma ve sfatlatlarının açığa çıkabileceği en güzel varlık olarak yaratılmıştır en güzel örnekde resulullah efendimizdir.O ALLAHIN ahlakııyla ahlaklamıştır. dilerim bizlerde bu kuvveleri açığa çıkartır biiznillah ALLAHIN ahlakınla ahlaklanırız nasibimiz kadar tabiii.hz. ademede tüm isimler öğretilmiştir insan düşünebilen şuurlu bir varlıktır.şimdilik düşünceleri bu kusuruma bakmayın yazarkende heyacanlanıyorum hatalar yapabilirim bazen bildiklerimi aktaramayabilirim ama samimiyetle diyorumki üstadımı ve ve arkadaşlarımı sizleri çok seviyorum ve dua ediyorum.
(Jülide)
Her zerrede ve her noktada ''O'' nu görüp,''O''ndan ayrı olmadığımın idraki ve bilinci ile,beşeri kaygılar,duygular ve çevremi sımsıkı saran, nefsi an be an kandıran,yoldan çıkaran şartlanma ve değer yargılarından kurtulmuş,arınmış isem ve hatta onlar etrafımda pervane iken sadece gülüp geçiyor ve yoluma devam ediyorsam,''Allah ahlakı ile ahlaklanma'' yoluna girmişim demektir.
(Tamer)
Allah ahlakıyla ahlaklanabilmenin ilk koşulu akıldır. Bu koşulu, yeterli derecede sahip olduğu esma ül hüsna özellikleriyle sağlayabilen tek canlı insandır.
(Aklı olanın inancı olur. İnancın gereklerini değerlendirebilen kişi, beyin kapasitesini yeterli derecede arttırmak süretiyle, sırasıyla; Allah adıyla işaret edileni, Rasullüğü, Sistemin içindekilerini ve düzenini idaraka çalışarak ahlaklanabilir.)
(Güçlü)
Akla gelenler
1-cunku INSAN dısında bir varlık yoktur da ondan.Bızden baska bırsey yok.(burada varlık kelımesı yanlıs ama baska bır kelıme bulamadım)
2- "İnsan" dışında bir varlığa,
"ALLAH AHLÂKIYLA AHLÂKLAN!" uyarısı yapılmamıştır... Niye?
cunku INSAN I KAMIL SAV Efendimiz "kainattır da" ondan.
3- "İnsan" dışında bir varlığa,
"ALLAH AHLÂKIYLA AHLÂKLAN!" uyarısı yapılmamıştır... Niye?
Mehmet Dogramacı beyden ogrendıgımız yontem ıle soruyu yanıtlamaya calısırsak
"kelıme anlamına" bakmak gerekır.INSAN kelımesının anlamına.
INSAN kelimesinin anlamı sozlukte su sekilde anlatilmis.(www.selam.org)
Bu kelimenin aslı, lugat âlimlerince "ins" den geldiği söylenir.
Kamusta da kûfiun'a göre "Nisyan" kelimesinden geldiği zikredilmektedir.
Akıl, şuur ve imân ile diğer canlılardan ayrı, Cenab-ı Hakk'ın en mükerrem yarattığı mahluku olup, Rabbanî ni'metleri unutkanlığı dolayısıyla insan denilmiş.
4-INSAN kelimesi ÜNS kelimesinden de gelmistir cunku Marifetname de bu sekilde oldugu buyruluyor..Üns kelimesi YAKINLIK anlamına geliyor.Allahımıza yakınlık kuran anlamında ( 4.basamakda bu adı aldıgı buyruluyor İbrahim Hakkı Hazretlerince.)
5- "İnsan" dışında bir varlığa,
"ALLAH AHLÂKIYLA AHLÂKLAN!" uyarısı yapılmamıştır... Niye?
Allah ahlakı ve Ben ahlakı tamamlamak uzere gonderıldım buyrugunu birlikte dusunmek gerekıyor galiba.Bu da CEM etmeyi akla getiriyor.
AHLAK :Huy, tabiat. İnsanın davranış tarzı, tutum ve tavrı, bir cemiyette makbul ve iyi sayılan davranış kuralları.İnsanın doğuştan veya sonradan kazandığı ruhî ve zihnî hâller.
6- "İnsan" dışında bir varlığa,
"ALLAH AHLÂKIYLA AHLÂKLAN!" uyarısı yapılmamıştır... Niye?
Cunku hıc kımseye gucunun yetmeyecegi yuklenmez diye bir ayet var yanlıs hatırlamıyorsam.
Ancak INSAN ın kapasitesi bu buyruga muhatap oluyor.
Yani kendi "yoklugunu bilmek" herhalde ancak insana lutfedilmis.
"İllallah", sadece insana lutfedilmis herhalde ,dogrusunu Allah ve SAV Efendimiz bilir.
Estagfurullah estagfurullah estagfurullah
Ve …
İNSAN SURESİ
Kur'an-ı Kerim'in 76. Suresi olup "Dehr, Ebrar, Emşac, Hel-etâ Suresi" de denir.INSANİ ozelliklerin neler oldugu buyrulur.
İnsan Sûresi, Medine-i Münevvere'de tüm sûreler itibarıyla 90. veya 99.sırada nazıl olduğu rivayet edilir...
23.ayetten itibaren Mekke-i Mükerreme'de indiği de rivayet edilir...
31 ayettir... Adını, ilk ayetindeki "el-İnsan" kelimesinden alır...
Yine ilk ayetindeki "ed-Dehr"den dolayı "Dehr" sûresi,
5.ayetinden dolayı "Ebrar" sûresi de denilir... Bu sûrenin kısmen Hz.Ali r.a. hakkında nazıl olduğu da rivayet edilir (ayet: 8?)..
NAS
f. İnsanlar.
NAS SURESİ
Kur'an-ı Kerim'de 114. Sure. (Bak: Muavvezetân)
Yudhilu men yeşâu fî rahmetih(rahmetihî),
Estagfurullah estagfurullah estagfurullah
Allahımız kalbinizi samimiyetinizi korusun…
Es selammm
(Yaşar Emrah)
İnsanların dışında dünyadaki hayvan, bitki türünü oluşturan canlıların iradesi yoktur. Hatta meleklerin de. Onlar kendilerine verilen görevleri yerine getirmektedirler. Melekler "iyi"dir örnek olarak. Ancak insanın iradesi vardır ki Allah ahlakıyla ahlaklanırsa meleklerden üstün olur, aksi halde hayvandan aşağı olabilir. İnsan'ın dünyada bulunma amacı Allah ahlakıyla ahlaklanmaktır. Bunu da peygamber efendimiz ve Kuran-ı Kerim'den öğrenir, yaşar. En doğrusunu Allah bilir.
(Kübra)
ALLAH BOYASI
İsimlerin tamamı talim edilen Adem; bilincine yüklenen bu özellik nedeniyle, yapamadığını yapar, düşünemediğini düşünür, algılayamadığını algılar, kısacası OKU’yamadığını OKU’r hale gelmektedir. Adem boyutundaki insan; esmanın tümünü fiil olarak açığa çıkarabilecek kuvvetlerle donanmıştır. Hanifliğini yaşayan; bu boyutun farkında olarak Allah Boyasına boyanmış, Allah Ahlakıyla Ahlaklanmış olarak seyirdedir ki; ondaki seyri seyreden Allah’tır.
Muhammedi Hakikatın Nuruyla Kur’an-ı’nı OKU’yabilen insan, ABD bilincinin de idrakindedir aynı zamanda. Allah Boyasına boyanabilen insan bu bilinçle ; O’nun huyunu, halini benimseyerek aynıyla yaşayabilen ve Allah gibi düşünebilendir.
Halifetullah olabilme özelliği insandan başka hiçbir birime verilmemiştir. Yani; insandan başkasına talim edilmemesi nedeniyle, esmayı açığa çıkarabilme fıtratı başka varlıkta yoktur. Rabbini tanıyan ve terbiyesi tamamlanan insan, Halifetullah’lığının boyutunu yaşayabilir ancak. Vechini Hanif olarak fıtratına , dine döndürebilen sünnetullahı anlar ve tevhidi yaşar.
Bu nedenle Sıbgatullah’ın fıtratımızda olmasını ve tepkisiz bir teslimiyet ve rıza ile saklı kudretlerimizi açığa çıkarabilenlerden olarak İSLAM olabilmeyi diliyorum.
(Mine Demet)
İnsan yer yüzünde(beden boyutu)Halife olarak yaradılmıştır.Halifelik vasfını da Allah ismiyle işaret edilenin esma'larından meydana geldiği için almıştır.O nun için de bu uyarı İnsan dışında bir varlığa yapılmamıştır .
Yaradılmış her şey Allah esmasın dan meydana gelmesine rağmen,İnsan da tüm esmaları açığa çıkarabilecek potansiyel mevcuttur.
Allah ahlakıyla ahlaklanabilmek içinde Rasulullah'ın bizlere önerdiği çalışmaları yapma gereği ortaya çıkar ki,terkip'ten meydana gelen İnsan terkip kayıtlarından ÖZ de bulunan sonsuz ve sınırsızlığa açılabilsin,birimsellik kayıtlarından kurtulabilsin,tabi ki takdirde var ise...Allah Ahlakıyla Ahlaklanabilsin,şuur boyutunda yaşayabilsin.
(Ceyda)
Her şey terkibiyet hükümleriyle varolduğu gibi insan da terkibiyete sahiptir. Ancak kendini, hakikatini tanımanın yolu; terkibiyet kaydından kurtularak sonsuzluğa, sınırsızlığa doğru manaları kendinde bularak-açarak zatının tekliğini yaşama özelliği sadece insana has bir durumdur. Aslını, özünü, hakikatini bilme-tanıma potansiyeli vardır. Allah isimlerinin birleşimiyle var edildiği için Allah’ın isimlerini ortaya koyabilme kapasitesine sahiptir. Şüphesiz ki ben yeryüzünde bir halife meydana getireceğim” (2-30) “Ona bütün isimleri tâlim ettik” (2-31) benzeri ayetler bu durumu ortaya koymaktadır. Dolayısıyla en şerefli mahluk denmiştir insana. Yeryüzünde insan dışında hiçbir varlıkta Allah ahlakıyla ahlaklanma özelliği, kapasitesi yoktur.
(Şenyurt)
insan yeryuzunde halıofe olaraka yaratıldı. iblis ademe secde etmedi
onu kandırmaya çalışaraka yasak meyvedan yemesıne vesile olaraka (Biiznihi)onun yeryuzune ınmesıni sağladı.bu sayede farkında olmadan ademin halıfe olmasına sebep olacaka başlangıcı yarattı.çünkü ademi kendinde mevcut olan bazı isimleride tam olarak açığa çıkarması gerekıyordu ki tam bir hılafet yaşasın.
ve bunlarıda ancak cennet yaşamından çıkıp yeryuzu (beden boyutuna inmesi) boyunda ancak gerçekleştırebilecektı ( es sabır , afuv vs )
insan hata yapmak üzere yaratılmış bır varlıktır. ki hilafetı yaşayabılsın
dığer yaratılıan tum varlık belli esmaların açığa çıkarılabılmektedir.ve ancak sadece belli birkaç ismir ancak ortaya koyabılır tıpkı melekler gıbı.
ancak Allah kendındekı tum ozellikleri seyr için ademi yaratmıştır.
(M.Gül)
Insan Halife olandir.. ALLAH i idrak etme AKIL ve IMAN etmek ile olur. Iman da AKIL ile Olacagina göre.. Insan disinda varlikta AKIL ve IDRAK anlayisi olmayacgindan Beseriyetine mahkum yasar INSANsi... ONDAN DOLAYI DIR DIYE DUSUNUYORUM ALLAH AHLAKI ILE AHLAKLAN uyarsini insan disnda varliga yapmamistir ..
(Ali)
Allah ahlakı ile ahlaklanmak ; Bildiğim kadarı ile , Allaha ait tüm esmaları açığa çıkarabilmek .
İnsan halife olması nedeni ile kendisinde bulunan tüm esmaları açığa çıkartabilecek kapasitede yaratıldığı için bu uyarı insana yapılmıştır.
Burada belkide UYARI sözcüğünün de üzerinde durmak gerekiyor .Özde, neye nasıl tekabül ediyor - nasıl faaliyete geçiyor - nasıl yaşanıyor .
(Funda)
her şey insanlar için yaratılmış ve bizim hizmetimizde.insanda RABBİMİN esmalarının tezahürü mevcut tabi erişebilmek gerekiyor.
(Müberra)
Allah ismine AYNA olan tek varlik yada SIRETini izhar ettigi tek AYNA INSAN ismiyle seyredilen...''Allah ahlakiyla ahlaklan'' sözü belkide varliginda Allahtan gayri olmadigini idrak edip yasayanin halinin dile gelisidir ABDULLAH=INSAN.
Bunun cevabi ''Hic bir yere sigmadim mümin kulumun kalbine sigdim'' sözünde sakli olabilirmi!?...Tutan eli, yürüyen ayagi,gören gözü olurum sözüne muhatap olan TEK
TECELLI..
"Hicbir seyde ZAHIR olmadim INSANda zahir oldugum kadar",
"Insan benim sirrim BEN insanin sirriyim"
Insan benim ben insanim'mi demek acaba!?.
Aciklananlardan beynimin aktive olmus yaniyla anlayabildiklerim kadariyla;
Tüm mevcudat TEK B'ir NOKTAdan "O" noktanin zuhuru sonsuz sinirsiz birimler seklinde algilanisindan seyredilisinden ibaret TEKil bir yapi.TEK kendisi olarak her noktasinda Allah isimlerini izhar etmede,seyretmede.(her ne yana dönersen vechiallah oradadir)Bu izhar olus Onun Allah ahlakiyla ahlaklanis anlamina gelen Halifetullah yada INSAN-I KAMIL ismiyle anilmasini gerektirir,asil ismine halel getirmeden,her seyden müstagni oldugu hatirdan cikarilmadan.
Simdi birde olayi öbür yanindan,yani ademiyet penceresinden bakarak degerlendirmeye calisalim;
Allah ahlakinin zuhur mahalli olan insani kamil adli NOKTAnin indinde,ilminde,hayalinde zahir olan noktalar varliklarini olusturan mutlak noktanin isimlerinden özelliklerinden ne kadarini aciga cikarabilirlerse o kadar ahlaklanmis olurlar ve aciga cikardiklari isme mütenasip bir isim alirlar,mana yönünden.
Bu NOKTAdaki noktadan olma noktalardan bir tür olan ADEM ismiyle bilineni diger türlerden ayiran özellik,digerlerinden farkli bir BEYIN yapisina sahip olmasidir.(ademe ruhumdan üfledim)..Ahlaklanmak olgusuna muhatap olan adem ,beyninde olusan aktivasyonlar neticesi yeterli acilimlara ulasirsa,varligini meydana getiren tüm isimleri kemal derecesinde izhar eder,algilar ve geregini yasar bir duruma gelir...
Hatib ile muhatabin ayni oldugu noktaya gelmistir artik,herhalde burda noktalar görüsü kalkar tek bir noktanin bilinci ile kendi farkindaligini yasar.bu "O"nun ahlakiyla ahlaklanmis anlamina gelir bir anlamda.Ikinci bir varligin olmadigi yerde ahlaklanacak birinin olmasida muhaldir,öyleyse bu olaya ahlaklanma degilde örtülü olan ahlakinin farkina varis,idrak edis,bu suurla degerlendiris diyebiliriz sanirim..
Bu ahlaklanma olgusunu yasayan,ademin adina bundan sonra INSAN derler "ademe ruhumdan üfledim" manasi aciga cikmistir bir anlamda, bu ahlaka ayni zamanda KUR'AN ahlakida derler,zira "Insan kuran ikiz kardestir" yada ayni seydir.
Hülasa her ne kadar bu olay ciftlik cagristiran kelimelerle ifade edilmeye calisilsada,ehli bilirki;Tek de desen, cift de desen,coklukta desen yoklukta desen,her ne varsa ,her ne oluyor ve olusuyorsa HEP O ahlakin eseridir.Bunu idrak ile hazmedebilen insan sifatli aynalara,ayna vasfini almis BEYINlere selam olsun(olmustur)...
(Hayri)
bana gore bu konu su sekilde olabilir;
insandan baska diger varliklar belli sifatlar ve programlar sayesinde Allah in istedigi amac yonunde zaten ilerliyorlardir keza insanda ayni sekildedir ancak, Ahlak bir davranis bicimidir Insan toplumarina gore heryerde farkli olabilir. insanda yapisindan dolayi olan benlik duygusu yuzunden aklinin verileri dogrultusunda cevreden aldigi, goreceli bir ahlak kavrami olusur, bununla degerlendirir ve dusuncelerine buna gore yon verir bu yuzden her zaman yanilacaktir cunku bakis acisi aklinin verilerine gore olusmustur, ve kendine ters geleni inkar bile edebilir buda kendisini birim haline sokup ozenden perdelenmesine yol acar. Ahlak ahlaki ile ahlakli bir insan bundan cok farkli sekilde barar olaylara yorum bile yapmaz vs... uyari akil sahibi olan bizedir. yoksa evrendeki diger yapilarin bildigimiz kadari ile tamami Allah in onlar icin yazmis oldugu matamatiksel fotorafta yerlerini almislardir. sistem sasmaz, insan ise Hadisi kutsi de denilen '' Ben bir gizli hazine idim, bilinmek istedim alemleri yarattim bilmek istedim ademi yarattim" daki varli oldugu icin ozu ve yapisi itibari ile bu Uyariya Tek muhattabdir yeryuzunde.
(Hüseyin)
Halife olabilmek istidadıyla yaratılmış olan insanın halife olabilmesi için halifesi olacağı varlığın özelliklerine bürünmesi,onun boyasıyla boyanması gerekir.Bir kutsi hadiste belirtildiği üzere Cenabı Allah(cc) Peygamberimiz (s.a.v)in dilinden şöyle buyuruyor " Kulum bana nafile ibadetlerle okadar yaklaşır ki ben onun gören gözü,duyan kulağı,tutan eli olurum." Yani bu halde "B" sırrı açıkca tahakkuk eder. Bu hale erişme ve Alluhu Tealanın esmalarının tümünü tezahür ettirme istidadı yalnızca insana mahsus olduğu için bu emir yalnızca insana yapılmıştır.
(R.)
ALLAH AHLAKIYLA AHLAKLANMAK
İnsan dışındaki varlıklar, kendine has ürününü vermek üzere var olmuşlardır. O ürünü verirse gereğini yapmış, geleceğini kurmuştur. Tohumlardan bitkilerin türleri devam eder. Hayvanlar da kendine has varlığını ortaya koydukça; var olduğunun anlamı ortaya çıkmış olur. Mesut olur. Zata(amaca), hizmet etmek için var olan maksatların (sıfatların), bu gereği ifa etmekten büyük mutluluğu olamaz.
Her şeyin sahibi, düzenleyicisi olan insan ise; sahib-i temsil, vekil-i Allah tecellisiyle, özel olarak yaratılmıştır. İnsanın da insan ürünü olmalıdır. İnsan ürünü; yaratıp-yaşatan Allahın, var ediş gayesine hedeflenerek iman tamlığı ile hedefinin iddiasında devamlılığı sağlamaktır. Gerek zamanının ve gerekse yüzyıllar ötesinin, hedefini kurup yaşatabilmek: yaratıp yaşatanı olan Allahın ahlakı ile ahlaklanmasıyla olacaktır. Allahın ahlakı ile ahlaklanmak ise, O’nun güzel sıfatlarını, İnsanın özünden duyup, duyduğu bu emirleri kati kararla uygulamasıyla (icraata koymasıyla) gerçekleşecektir.
Allahın istek ve emirlerini özünden duyabilmek; öze, vicdana odaklanmış temiz, duru bir zihne, o istek ve emirleri yaşama geçirebilme ise, imanla yoğrulmuş kati ve tesbitli bir irade kudretiyle olacaktır. Bu dahi özünde Rabbisini tanıyıp, O’nunla tanışabilenlerin işidir.
Allah başarılı kılsın. İnşallah… 11.10.2008
(Hikmet)
Selam ve dua ile bu haftaki tefekkür ibadetinize davetiniz için teşekkür ederek bir kaç cümle yazmak istedim.Hatalar bizden hakikat Zat'ın dandır.
Allah'ın ahlakıyla ahlaklanmak şu an ki zannımca,
Varlık skalasında esfeli safilin ve ala-i iliyyin, ezel ve ebed boyutsuz boyutsallığıyla, yani evrenin en sade bilinebilirliğinden en soyut bilinemeyen mertebelerine kadar yayılan,
insan mertebesini kuşandığı sıfır nokta veya her yöne kabiliyetli,
cüz-i ihtiyarıyla yön veren,külli ihtiyarıyla yön verilen,
tüm sistemi kurgulayabilen,
Ademiyet den Muhammediyete kadar meratibini gerçekleştiren,
bu seyir esnasındaki 'İNSAN' esması ile,
CELAL,CEMAL'i Ademde sıfır nokta ile nikah edip KEMALİYLE zuhur eden ALLAH'ın(cc),
her zuhur mahallinde en güzel haliyle ve dilediği gibi seyrettiğini idrak etmektir, ALLAH'ın AHLAKIYLA AHLAKLANMAK. Allah'ın ahlakıyla ahlaklanandan,her kayıt ve nedensellik düşer.Zira Allah kayıtlarla sınırlarla sınırlanamayacak olandır.Kemal noktasından seyreden varlığın ALLAH boyutuyla seyridir ahlak.Nedensiz,niçinsiz,sınırsız,mekansızdır.
(Gülşen)
Bütün varlıklar ilahi isimleri ortaya çıkarma istidadına sahiptir.Hayvanat da terkiptir ama HALİFETULLAH olabilme özelliği insana hastır.
Her varlık Rabbının hükmünü yerine getirme durumundadır,ancak bunun ötesinde Allah’ı bilme özelliği onlarda yoktur.
İnsan ise her varlık gibi Rabbının hükmüne uymak üzere meydana gelmiştir.Ancak,
Bu meydana gelişinde Allah’ı bilme özelliği mevcuttur.
Bu uyarı sadece insana yapılması,kişinin ilahi isimlerin manasının oluşturduğu terkiple nefsim dediği şey aynıdır.Böylelikle kişi nefsinin isteklerini yaparak (terkibimin gereği olan fiilleri ortaya çıkartmaktadır)nefsinin isteklerine karşı çıkamamaktadır.
İnsan Allah Ahlakıyla Ahlaklanması nefsinde değişik ilahi isimlerin manasını çıkartmasıdır.İnsan terkibindeki ilahi isimlerle ,nefsine taptığı sürece Allah’a vasıl olamaz(rabbının kulu olduğu sürece,terkibiyetinin gerektirdiği,verdiği manayı ortaya koymaktadır.) Rabbani olmaktan çıkıp da İLAHİ olabilirse (rabbım Alla’tır,diyebilmek için kendi terkibinde olan isimlerin kaydından çıkıp,Allah Ahlakıyla Ahlaklanmak gerekir.)Değişik ilahi isimlerin manasını aşikare çıkartmaktır.
(Erol)
ALLAH AHLAKIYLA AHLAKLANMAYI;VAROLUŞUNUN HAKKINI VERMEK OLARAK ALGILARSAK,KAİNATTA İNSAN DIŞINDAKİ HER BİRİM ZATEN BU AMACA HİZMET HALİNDE.SADECE İNSAN BUNU SONRADAN YAPACAĞI ÇALIŞMALARLA ELDE ETMEK DURUMUNDA. ''YERE GÖĞE SIĞAMADIM,MÜMİN KULUMUN KALBİNE SIĞDIM.''SÖZÜNDEN ESİNLE KALB VE BEYİNE(AKIL,BİLİNÇ) SAHİP İNSAN DÜŞÜNÜBİLME,SORGULAYABİLME..ÖZELLİKLERİ İLE KENDİNİ SONU GELMEYEN BİR GEİŞMENİN İÇİNE SOKABİLİR. FARKINDA BİLE OLMADIĞIMIZ ÖZÜMÜZDEKİ HAZİNEYİ KEŞFETMEK,NEFSİMİZİN HAKKINI VERMEK.EVET BUNLAR GERÇEKTEN ZORLU BİR ÇALIŞMA..İŞTE BU YÜZDEN EŞREFİ MAHLUK OLAN İNSAN. VE ONA HİTABENDE ALLAH AHLAKIYLA AHLAKLAN DENMİŞTİR.
(Naşide)
O kadar sevgi doluydu ki, bilinmekliği secti hiçbirşeye sığmadı sevgisi geldi insanın kalbine sığdı Alemlerin Rabbinini her an içinde hissedebilene ne mutlu. Şükürler olsun yalnızca O nun varlığı .
BİRliğine teslimiyet Egodan uzak yaşayışı nasip edebildiği kullarından Edep ve İlmini zerrede olsa bilebelimeyi ,bilinçlenebilmeyi,bilinçli yaşayışların nasiplisi olabilme dualarımızı geri cevirme Ya Rab.Emeklerimiz boşunadır yoksa..
(Özlem)
Allah ahlâkıyla ahlâklanmak; ” Ümmül Kitabı “ oku mak “, “Kurân‘ın ahlâkıyla ahlâklanmak”, ”Rasulullah (a.s) ın ahlâkıyla ahlâklanmak” ile olur. Bunun icin de Kurân‘ı ve Rasulullah ( a.s) ı , çok iyi “OKU” yup ,anlayıp, yaşamamız gerekir.
“Şüphesiz ki ben yeryüzünde bir halife meydana getireceğim” (2-30)
Melek ve cin sınıfında hakikatını bilme şuur kapasitesi mevcut değildir. Sadece insan hakikatini bilme ve idrak kapasitesine sahiptir. Bu yüzden insan "yeryüzü halifesi" olmuştur.
Allah yeryüzünde halife yaratacağını buyurmuş. Bu hilafeti hissedip ,anlayıp,idrak edip ,yaşayan ; o nisbette Allah ahlakı ile ahlaklanmış olur. Halifetullah olarak yaratılan ,ilahi isimlerin manalarını aşikar edebilecek kapasitede var edilen insan biiznillah “OKU”mayı ve terkibiyetinin dışına çıkarak “OKU”duklarını “YAŞA”ma geçirmeyi başarabilir.
Kurân‘ı ve Rasulullah ( a.s) ı , çok iyi “OKU” yup ,anlayıp, yaşayanlardan olabilmemiz niyazıyla.
(Emel)
Çünki;insan dışın da hiç bir varlığa esmanın tamamını özünde barındırma lütfu verilmemiştir. insan dışında ki varlıkların bu eksikliği dolayısıyla da sistem ve düzeni anlayamayacakları bilindiği için, kapasitelerini aşan böyle bir teklif yapılmamıştır....kanımca durum bundan ibaret...
(Yürek)
Canım Efendim... Bu mevzuda Ahmet Hulusi Bey'in fevkalade tarifleri var. Bendeniz kim oluyorum fikir serdedecek iki gözüm kardeşim?.. Biz Peygamber ahlakı'na birkaç fersah yaklaşsak havalara uçarız. Ötesi haşa!..
Ama illa bir yorum emrediliyorsa.... Allah ahlakına beyin'le ulaşılır. İnsan beyni henüz o mertebede değil, dolayısiyle diğer varlıkların sırası bendeniz gibi farz- muhaldir...
(H.Ali)
Halifetullah Olabilme Özeligi "Insana" hastir.
Bir Agactir,bu Alem
Meyvasi olmus Adem
Maksud olan Meyvadir
Sanma ki agac ola!..
Bu Adem Meyvesinin,
Cekirdegi Özündür....
Sonsuz bu Alem-Adem
Bir anda tarac ola!..
Bu sözlerin meali,
Kisi kendini bilmektir..
Kendi kendin bilene,
Hakkikat Mi`rac Ola!..
Hak denilen Özündür,
Özündeki Sözündür;..
Gaybi Özün bilene,
Rububiyet Tac Ola!. ( Gaybi sun`ullah )
(Selcan)
Ey kendini küçük bir şey sanan;
İnsanda doğar, batar iki cihan;
Sen onu et kemik görürsün ama:
O'ndan başkası değildir yaşayan.
Demiş işin ehli bir zat. Allah ahlâkıyla ahlâklanacak olan İnsan'dır ancak o İnsan, dünya üzerinde yaşayan çoğunun sandığı et kemik bedenli canlılardan bir tür değildir. Hayat sıfatı yönünden Ruh-u A'zam, ilim sıfatı yönünden Akl-ı Evvel diye bahsedilen, hakikati itibarıyla Hakikati Muhammedi...
Algılayabildiğimiz ve algılayamadığımız her şeyin özü bu yapıdır. Allah ahlâkıyla ahlâklanması istenen de bu yapı içerisinde herhangi bir mertebede kendini bulmuş şuurdur ki Kendi'ni ne sanıyor olursa olsun aslına, varlığının hakikatine yönelebilsin ve nasibinde varsa bunu yaşayabilsin.
Bunun ötesine ise Allah ismi ile işaret edilmiştir ki bilinmesi, kavranması muhaldir.
(G.Ş.)
İnsan dışındaki hiçbir varlığa "Allah Ahlâkıyla Ahlâklan! Denmeyişindeki temel nedenin; İlahi isimleri aşikâre ortaya çıkarma konusunda, insan denen varlık dışında hiçbir varlığın bunu istenilen ve teklif edilen düzeyde ortaya çıkarabilmeye yetenekli bulunmamasıdır.
Rubûbiyet kemalinden oluşan, “nefis” adını verdiğimiz nesnede, ilâhî hükümlerin manasını aşikâre çıkartmak insana özel bir durumdur.
(Murat)
“Ben bir gizli hazine idim, bilinmeklğimi istedim alemi, bilmekliğimi istedim Adem’i yarattım” kudsi hadisi işaretince; ismi Allah olan ilimnde mevcut sonsuz sınırsız özelliklerin açığa çıkış mahâlli olarak alemleri yine ilminden ilmiyle ilminde yaratmış; bu yaratılışı FATIR ve HÂKİM isimleri gereği olarak bir program ve sebep-sonuç ilişkilerine dayandırmıştır. Bütün manâların seyir mahâlli olarak da İNSANı yaratmıştır. Buradaki seyir mahâlli olabilmenin sırrı; insanın yeryüzünde halife olması işaretiyle, sonsuz-sınırsız alemler adı altındaki manâları ilminde (kendisinden) açığa çıkarabilmesindendir. Bu özellikle yaratılandır İNSAN... Bu özelliklerin açığa çıkarılabilmesi ise Allah Rasûlü dilinde “Allah Ahlâkıyla Ahlâklanınız” şeklinde belirmiştir. Bu sesleniş yine Özümüzdendir hakikatte... Ve diğer yönüyle de her an dışarıdan(!) hatırlatılmaktadır bu ayrı bize... Ahzâb suresi 72. ayetinde, bahsi geçen emanet anlayabildiğim kadarıyla halifetullah vasfı yani ismi Allah olanın bütün özelliklerini açığa çıkarabilme sorumluluğu ve gücüdür. Cümleyi iki bölüm düşünürsek, “emaneti göklere, yere ve dağlara arz ettik, onlar bunu kabullenmeye yanaşmadılar” derken zaten bu özelliğin maden, nebat, hayvan gibi yaratılmışlarda var olmadığına işarettir, yani sembolik bir anlatım, sanki kendilerine suâl edilmişçesine.. ikinci bölümde ise “ancak onu (emaneti) insan kabullendi (yüklendi)” derken de, yalnız ve sadece insanın bu program ile (halifetullah vasfıyla yani ismi Allah olanın özelliklerini kendinde bulma ve yaşama özelliğine) var edildiğine işaret vardır. Hâl böyle iken uyarı gelir “Allah Ahlâkıyla Ahlâklan!” Çünkü muhatap İNSAN(!)dır ve ismi Allah olanın sistem ve düzeni (Ahlâkı) ancak o sistem ve düzen (Ahlâk) ile hemhâl olunca anlaşılıp, yaşanabilir. Çünkü Allah Ahlâkının bir eseridir bu sistem ve düzen (Din)... Ve ancak bu yaşanırsa İNSAN kendi hakikâtine erebilir. Selâm ile...
(Mustafa)
"ALLAH AHLAKI"
Sevgili Dostlar,
“Ahlak” . “Allah Ahlakı” ve “insan dışındaki varlıklar “ın ne olduğunu bilmeliyiz ki konuya doğru bir yaklaşım yapabilelim.
Ahlak kelimesi; hulk'un çoğulu olup huylar, seciyeler anlamına gelir Bütün dinlerin temeli ahlaka dayanır. İslam ahlakı, "İslam güzel ahlaktan ibarettir." hadisinde ifade edilmiştir
İnsan dışında ki varlıklar; beş duyumuzla algıladığımız dünyada hayvanlar ve bitkiler ile algılayamadığımız, iman ile bildiğimiz melek ve cinler...
Allah “..yeryüzünde halife meydana getireceğim “ deyince melekler hayretlerini gizleyemezler..daha sonra Ademe secde ederler, cin tayfasından iblis hariç..
İnsan yeryüzü halifesi olması dolayısı ile insan dışındaki varlıkların yeryüzünde secde edilmesi onun üstünlüğünün bir ifadesini göstermektedir. Bu üstünlükte esma terkibindeki açığa çıkarabildiği Allah isimlerinden kaynaklanmaktadır...
Dolayısı ile insana; "ALLAH AHLÂKIYLA AHLÂKLAN" denilerek, böyle bir teklif yapılmış..
Allah halifesi demek Allah demek değildir. Bulunduğu boyut itibarıyla Allah mânâlarının en güzel temsilcisi olan demektir.(*A.S.alıntı)
“ALLAH AHLÂKI” kavramı maalesef çok yanlış anlaşılabilmekte, neredeyse insanlar Allahlığa soyunmaktadırlar...Onun için kısaca bu konuyu özetlemek istiyorum.
“ALLAH AHLAKI” kavramını nasıl anlamalıyız?
Ve hiç birimiz unutmamalıyız ki; "Ölümüne engel olamayan acizdir, aciz olan Allah olamaz"..(A.S. alıntı) Aciz ve muhtaç olarak yaratılmış olan insanın, “ALLAH AHLAKI” ile ahlaklanması demek; Kur’an-ı Kerim ve Resulullah Muhammed (s.a.v.) ahlakı ile ahlaklanması anlamı taşıdığını düşünüyorum.
“Bize Allah ahlakı deniyorsa, aslında bu Allah'ın sonsuz vasıflarıyla vasıflanmak değildir. Allah'ın insana, yaşadığı boyut itibarıyla, kendini en güzel şekilde temsil sadedinde önerdiği vasıflarla vasıflanmaktır.”(*A.S.alıntı)
Allah adıyla işaret edilenin Ahlakı ile Ahlaklanmak mutlak manada muhaldir hayaldir
İnsanoğlunun Allah adıyla işaret edilenin davranışları sergilemesi asla mümkün olamaz..
Çünkü;
Allah dilediğini yapar!..
Allah’ın yaptığından asla sual sorulmaz !..
Allah her şeye kadirdir!..
Allah hiçbir suret ve şekilde asla kayıt altına girmez!..
Allah adıyla işaret edilenin Özellikleri sonsuz , sınırsız ve mükemmeldir!..
“Sonsuzun terkibi olmaz. Allah'ı insan aklı almaz. Ne dereceye yükselirse yükselsin, hiç bir mahlukun bilinci O'nu idrak edemez...Allah'ı anlamaya çalışırken insan bakışı ile anlayamayacağımızı ve mahluk olarak yaratılan hiç kimsenin de Allah'ı gereği gibi anlayıp değerlendiremeyeceğini anlamak zorundayız... Hal böyle olunca, mânâsını yalın haliyle anlamadığın hangi isimle ahlaklanarak Allah ahlakını ortaya koyabileceksin.. Demek ki insanın gerçek anlamda Allah ahlakıyla ahlaklanması mümkün değildir.”(*A.S. alıntı)
İnsana kuldur ve bize de kulluk yakışır..
Selam ve sevgilerimle...
Not:* AS: Sessizsözler sitesinden sevgili Candost, Ayşegül Samur’ un makalelerinden ALINTI yapılmıştır..
(M.Reşit)
ALLAH, ademe bütün isimleri talim etmiştir, yani; İnsan, Allah’ın bütün isimlerini (Esma-ül Hüsna ) kendinde bulup aşikare çıkarma ve seyretme mahalli olarak var edilmiştir.
[ “ALLAH’IN AHLÂKI İLE AHLÂKLANMAK” demek, O’nun olabildiğince esmâsının özelliklerini cem edip, O gözle alemleri ve içindekileri değerlendirmek demektir... (AH)GAVSİYE AÇIKLAMASI ( anasız-babasız-evlatsız) ]
"- Yâ Gavs-ı Â`zâm. İnsan sırrım dır ve ben O`nun sırrıyım!!.. Eğer, insan indimdeki menziline ârif olsaydı, derdi ki, bütün nefislerdeki nefs`im; bu anda mülk yoktur benden gayrı!.. (AH) ( İnsanın hakikatı )
(Remzi)