DERİN TEFEKKÜR

Konu: Silkeleyen Sözler -3
Yalnızlık,  Allah'a mahsustur, derler...
Niçin?.. 
Düşündün mü  hiç?

(AH)

 

 100 rekat nafileye bedel tefekkür ibadetinizin hazmıyla, kolaylaşarak sizden açığa çıkmasını ve makbul olmasını dilerim…


Hazırlayan Mehmet Doğramaci : m_dogramaci@yahoo.com
İpuçu Mesaj Devamını OKU...
Yalnızlık, Allah'a mahsustur, derler...Niçin?..Düşündün mü hiç?
İpuçu Mesaj Devamını OKU...
 TEFEKKÜR CEVAPLARI


Katılım; 35 kişi
 
Varlık günahından kurtulup kendi yokluğumuzu kavradığımızda tadını ve huzurunu yaşayabileceğimiz bir An'ı ifade ederek bizleri olmayan dertlerimizden bağımsızlaştıran özlü bir söz.
(E.Derviş)
-------------------------------
 
Allah CC her an seni görüp gözetiyorsa nasıl yalnız kalabilirsin ki? Çok şükür yanlız değiliz.
(Çilek)
--------------------
 
Yasarken Allah a tam teslim olabilmemiz icin herhanbir kisiye,varliga olan guvenimizin kalmamasi gerekir.Yani Allah tan baska kimseye dayanmayarak yalniz kalmaliyiz.Allah’la beraber oldugumuzda ise zamanla insaAllah fark edecegiz ki aslinda O’ndan gayrisi yok.Benligimizi aradan cikardigimizda yalniz Allha kalacaktir.Yani Yalnizlik , Alllahá mahsustur sozu dogrulanmis olacak.
 
Bildigimiz gibi Allah indinde fakirin ve yetimin ayri bir yeri vardir.Bu fakirlik sadece parasal anlamda fakirlik olmayip yetimlik de sadece babasi olmus olanlar degillerdir.Maddeye deger vermeyen ve egosunu yenmis kimseler de fakir olabilecegi gibi  lem yelid ve lem yuled sirrina nail olarak kalbinde Allah’tan baska ne ana babasini ne de evladini barindiran kimseler de yetim olabilirler.Bu kimselerin sirtlarinda yuku Allah almistir ve onlar artik okyanusa dahil olmuslardir.Okyanus icinde Ilahi muhabbetteki zenginlikte yalniz ve bir o kadar da mutludur onlar kanaatimce...
 
Tabii dogrusunu Allah ve Resulu ( SAV ) bilir.Selam ve dualarimla
(Suleyman Sanduvac)
----------------
 
Yalnız olmamak yani kalabalık veya tasavvuftaki ifadesi ile kesret bilmekle OLuyor. Birseyi bildiginiz zaman o şey olmuş OLuyor. Bilmediğiniz zaman OLmuyor. Mutlak anlamda değil elbet, sizin için “olmuyor.” Kap, yani kapasite veya tohum-toprak meselesi ve akılsızlara “sorumluluk” olmaması, bence, bununla ilgili.
 
İlk bilen kim? Allah. Son bilen de O, bu durumda. Evveli HU, Ahiri HU.. Demekki “kesret”, bilmek yani “ilim sıfatı” demek. Bilince, “bilen” kendisi, hem de bilinen olmuş oluyor. İlk bilen neyi bildi? Kendini. Başkası yok!. Hem de bildiğini bildi. Bildiği için iki oldu. “Bilen” olunca, kendinden başkası olmadığı için bilinen de “O” kendisi oldu. Bir, kendi kendine iki olmuş oluyor böylelikle ki, yine de BİR...
 
Yani hem bir hem iki. Vahdette kesret kesrette vahdet. Bir varsa iki de olmak zorunda. Çünkü Bir “biliyor.” Bilmesi ile bilinen ortaya çıkıyor.  Bilinene “alem” denmiş. Alem neymiş? Bilen kim? “Alem Adem’den, Adem alemden olupdurur” diyor Hz. Gaybi baba...

Bilenin bilmesinin sonu yoksa, alemin de sonu yok. Kısacası, “Bilinen”de iki başlıyor ki, O da kendisi... Hem bir hem iki.... “Yar bana bir eğlence aman!” Karagöz ve Hacivat... Gölge oyunu....
 
Dolayısıyla vahdetten bakınca O yalnız. Kesret zaten “kalabalık” demek...  OL demesiyle olan, hem de olmayan, ama yine de olan kalabalık........”Olan” O’nun sıfatları ki, sonu yok....O yüzden kesreti inkar Allah’ı inkar gibidir. Alemlerin aslının niye ve nasıl “hayal” olduğunu çok iyi düşünmek ve inceliği hissetmeye çalışmak gerekir, kanaatimce, naçizane...
 
Görüldüğü gibi iki var ve Bir’in elinde. Çünkü Bir sadece alim değil hem de irade sahibi, yine ezeli ve ebedi olarak. O nedenle “iki”, Bir’e tabi, Bir ikiye tâbi değil. Ve yine görüldüğü gibi, bu durumda, her mahluku alnında çekip götüren “Bir.” Ve yine öyleyse kimseye kızmamak, darılmamak, incinmemek, haddi bilmek gerekir.
 
Ayrıca O’nun kendini bilmesine zamansal bir başlangıç yoktur. Kendini bilmesi ebedi ve ezelidir. Bizi de “bildiği” için biz de ezeli ve ebediyiz. Zaten biz dediğimiz O’ndan gayrı değil, görüldüğü gibi. “Allah’tan geldik, Allah’a dönücüyüz”.
 
Herşey sonsuzdan sonsuza yürüyor yani...
 
En doğrusunu Allah bilir. İllahu.
 (Meryem IRMAK)
--------------------------------
Euzu b'illahi mineşşeytanirraciym,b'ismillahirrahmanirrahiym,
 
Aşağıda yazdığım fikirlerden doğru ve tutarlı olanlar varsa Allah (C.C)'tan,yanlış,eksik ve tutarsız olanlar varsa bu aciz kulundandır.
 
Yalnızlık kavramını ilk anda beş duyumuzla algıladığımız ef'al boyutuna mahsus negatif durumlar olarak düşünebiliriz ve bir eksiklik,karamsarlık,iç sıkıntısı gibi nakısiyet ifade eden kavramlar aklımıza gelebilir.

''B'' gerçeğinden gafil olarak Allah (C.C)'yu bu kavramlarla değerlendirirsek onu ötelerde bir yerde,yalnız başına oturan ve uzaktan yarattıklarını yöneten ve bu yalnızlığa da sadece kendisi dayanabilecek güçte olan bir ''Tanrı'' olarak tahayyül edebilir ve şirk-i hafi'ye düşebiliriz.

Elbette ki Allah (C.C) bütün bu kavramlardan münezzehtir.
 
Bu deyimde kullanılan yalnızlık kelimesi şu fakire göre sadece,tek,vahid,ahad olarak yalnız kendinin var olduğu,kendi ile birlikte başka hiçbir şeyin varolmadığı anlamında kullanılmakta olup Allah (C.C) yalnız kendisi olarak,başka hiçbir şeye ihtiyaç duymadan kendi zatı ile kaimdir.(La ilahe illallah ve İhlas Suresi gerçeği)
 
Selam ve saygılarımla,
(Ümit Tuncel)
--------------------


Tanrı Yok Yalnız ALLAH…Mahsustur kelimesini soylemek biraz düşündürüyor,Yani kıyas var gibi,Sanki Allah tan Gayrısı varda,o Gayrılara mahsus birşeyler varda, ..Yalnızlık Kullara mahsus bir olay,kullar çoğuldur…Tokluk Allah a mahsustur diyemiyecemiz gibi…Yalnızlık Kelimesi evli-bekar kavramlarını da Çağrıştırıyor…Allah (cc) öğrettikçe Lailaheillallah tan Gayrı Doğru cümle,Allah kelimesinden Gayrı doğru söz,Hu dan Gayrı Ses Kalmıyor,…
 (Ömer REYHANOĞLU)
---------------------------------------


Yalnızlık Allah’a mahsustur =İhlas Suresi   diye düşünüyorum…
Selam ve dua ile… (Ç.E.)
--------------------------------------


………….KABARCIĞIN KIYAMETİ…………
 
Yalnızlık, yalınlık, sadece, yeğane, tek olmak… bu kavramlar ne demektir ? Yaşamı nasıldır, ne hissettirir. Bunu ancak kendi üzerimde algılayabilir anlayabilirim. Madem halife sıfatım var. Allah’ta olan tüm yetkiler bende de olmalı. Şimdi ben yalnızım, yapyalnız başka hiçbir şey yok, algılarımı kapatıyorum, duygularımı kapatıyorum, bedeni ihtiyaçlarım olmamalı. Tıpkı bir ölü gibi.  Sanki varlık dediğim her şey ortadan kalkıyor.  Varlığım yok ki, bir şeye de  muhtaçlıktan bahsedeyim. Samedim ben. Sanki vücud kokusu almamış   gibi. Bu esma ve fiillerin kıyameti gibi bir durum.(hayalimce)
 
Kısacası yalnızlık, hiçbir şeye muhtaç olmayana aittir. Varlık denizinde yüzen kabarcığa ait değil. Yalnızlık bu kabarcığın hali değil. Şüphesiz ki Samet olan Allah’a aittir. 
(Ç.Uzunkaya)
-------------------------------------
 

Yalnızlık, bir Leyla ile Mecnun hikâyesidir.
 
Hak kendi güzelliğine aşık oldu.
Kendini seyretmek için
Mim (Mecnun’un ilk harfi) ve Lam (Leyla’nın ilk harfi) oldu.
Kendi aşk ateşinde yanarak eridi ve bütünleşerek nokta oldu.
Kendisini sevecek ikinci bir varlık olmadığını bildi.
Yine kendisinin seveceği ikinci bir varlık olamayacağını da bildi.
 
Yalnızlık kavramı kesretten vahdete giden yolda yer alır. Kesreti yaşamayan bilmez vahdetin ne olduğunu. Bundan dolayıdır ki yalnızlık da görecelilik içerir bana göre ve halkın hakka bakışıyla söylenmiştir. Tek’in kendinden başkasının olmadığını bilmesi ve seyretmesi halini anlatır. Vehmin ortadan kalktığı hiçlik boyutuna işaret eder.
 
Ezeli ve ebedi tekliğin verdiği acıyı bilir misin?
Doğmamanın ve doğurmamanın verdiği yalnızlığı bilir misin?
Görünebileceğin başkasının olmaması ve
Seni görebilecek başkasının olmaması
Gerçeğinin verdiği boşluğu bilir misin?
Ey kulum
Ve
Ya rabbim
Muhabbetinin iki varlık arasında olamamasının verdiği hüsranı bilir misin?
Hayalinde dahi ikiliği var etmemek kudretinden doğan ‘Ahadiyet’ mahkûmiyetini bilir misin?
Nereden bileceksin?
(Emrah SAKARYA)
-----------------------------


Gökyüzünde yalnız gezen yıldızlar
Yeryüzünde sizin kadar yalnızım
Bir haykırsam belki duyulur sesim
Ben yalnızım,ben yalnızım ,yalnızım !!!

Öncelikle yalnızlık kavramı hakkında genel tanımlamaları araştırdım...
Yalnızlık adı üstünde yalındır, insanın en yalın en saf halidir. Yalnızlık,şahitsiz yaşamaktır her şeyi.Yalnızlık paylaşılmaz paylaşılırsa yalnızlık olmaz
Yalnızlık kendimi 'hiçbir şeye ait hissedememe' hissimdir.
Yalnızlık, kendimi kendimle yüzleştirdiğim zaman dilimi
İnsanın kendisine en yakın olan şeydir yalnızlık...

Yalnızlık var olmanın gerçeğidir.Her birey yalnız doğar, yalnız ölür.Yalnızlık aslında kaderimizdir... Her anımızı sadece, tek başımıza, yalnız yaşarız sürekli !!!

 Mecburen yaşanıyorsa acı verir, ama tercih edilmişse huzur..
Şair'in dediği gibi; 'Allah'ın kırında tek başına bir ahlat ağacı gibi olmaktır,öyle hissetmektir belki de, etrafı çok kalabalık olsa da.....

Yalnızlık, olmasını istediklerinizin yanınızda olmadığı zamanların tümüdür.Kimselerin olmaması yalnızlık demek değildir yani.


Yalnız denilince fiziksel yalnızlık akla geliyor genelde. ama yalın bir yalnızlık demek daha doğru olur. fiziksel teklik bir yana düşünsel bir teklik ve ayrılık söz konusu.

Yalnızlık sükuttur,beş duyunun kaybıdır

Başka bir deyişle 'BEN  varsam yalnızlık yoktur, BEN'den başka kimse yoksa TEK başımayımdır.'

En amansız olanı ise; son nefeste yüzlerce insanla birlikte aynı anda can verse bile TEK başına ölümü tadıyor,ölümötesi sonsuz boyuta TEK başına geçiyor insan...
İşte gerçek yalnızlık! ^


LÂKİN!!!

Bütün bunlar yalnızlık kavramının beşere, insana dönük anlatımları.

Ama sanırım esas itibarıyla verilmek istenen mana,ALLAH ismi ile işaret edilenin,AHAD ve SAMED oluşuyla alakalı...Yani,hiç boşluğu olmayan, eksiksiz, kusursuz, gediksiz, deliksiz, içine nüfuz edilmesi muhal, sırf, salt, birşey girmesi ya da çıkması sözkonusu olmayan, sınırsız, sonsuz, cüzlere bölünmesi mümkün olmayan, cüzlerden, zerrelerden meydana gelmiş olmayan “TEK” yâni “AHAD”!.


"O"ndan meydana gelmiş ikinci bir varlığın var olmadığı; ayrıca "O"nun başka varlıktan meydana gelmesinin söz konusu olmadığı ,gerçekte tüm varlığın sadece,sırf  ''O'' (SAMED) oluşu itibariyle,elbetteki yalnızlık ALLAH'a mahsustur...vesselam...

(Arzu Erol)
---------------------------------------
 

S.A.Dostlar,

Cok uzun zaman önce bir okul arkadasim Bilmece türünde bir soru yöneltmisti;
Söförün her gün gördügü!
Cobanin arada bir gördügü!
ALLAHIN hic görmedigi nedir?


Düsün düsün cikamamistim sorunun cevabina.Elcevab="DOSTU"
Bilir ayaklarina yatip ,olmaz öyle sey ,'O'nun veli kullari Dostudur tezinde israr da bulundum.(Aslinda israr kendi nefsime imis)
Esma terkibi (Yaratilmis) olmamiz hasebi ile  assagilarin en asagisina  indirilmis tarifi ile tanimlanan insanin,Cikis noktasina dönüsünü gerceklestirmesi Rasüllülaha iman ve yol gösterici Mürsidi kamile ihtiyaci vardir.YALNIZLIK ALLAHA MAHSUSTUR uyarisi ile uyariliyoruz.

AHAD,SAMED,LEMYELID VELEM YULED isimleri ile isaret edilenin ,yalnizlik kavramindan beri oldugu Hakikattir.
ALLAHIN rahmeti ve bereketi üzerimize olsun.
(A.E)
-------------------------------


Elbette yanlizlik allaha mahsustur..nasil olmasinki!?, mademki kendinden gayri yok...Hamdedende YANLIZ kendisi ,seyredende... "Elhamdulillahi rabbilalemiyn" ve "Sehidellahu enne hu la ilahe illa HU" derken, algilayaninda "Semiallahu limen hamideh" diyerek yani Hamd ettiginde hamdini algilayanin yine YANLIZca kendisi oldugu ifsa edildikten sonra geriye ne kaldi?.........."Feeynema tuvellu fesemma vechullah" ....YANLIZ vechiALLAH var ....Ne Allahtan ayri alemleri, nede seyreden seyredilen ikilisi mevcut....MUTLAKBILINC yanlizca kendi YANLIZliginda kendi manalarini varsayim yollu seyretmekte AN icinde... ne mutlu mutlakbilinc YANLIZliginin HASYETIYLE birimsellik ZANnindan kaynaklanan cokluk algilamasindan gecip mutlakbilinc YANLIZliginin TEK SUUR yasaminda varsayim yollu VACHULLAHI seyrederek YANLIZ ALLAH HU EKBERiyeti idrak edebilene.........
(H.Carabak)
---------------------------------
 

Yalnızlığın Allah'a mahsus olması hususunda söylenecek sözün özü, özeti; insan yalnızlığa alıştığı, katlanabildiği oranda Allah'a yakınlaşabilir denilebilir. Kamil zatların uzlet halleri, insanlarla onlara örneklik oluşturma dışında mümkün mertebe çekilmiş halleri, bunun en güzel örneğidir. Allah ile yakınlaşma, onun sevgi ve dostluğunu kazanma yolunun yalnızlığa alışma ile başladığını söyleyelim. En doğrusunu Allah C.C. bilir. Sevgiler.
 (Arif)
------------------------------------


Allah; esma, sıfat ve sıfatlarından tecellisi olan ef’alini  kendinde topladığı “gayb” mertebesidir. Kendini “ENE” dediği yerde Allahtan başka hiçbir şey yoktur. Ve bu mertebede Allah’ı, Allah’tan başka bilen tanıyan yoktur. Ahad hali O’nun esma ve sıfatlarıyla tecelli etmediği yalnızlık halidir!..

               Allah; kendinden (kendi nurundan-kendi nefhinden) kendi görünürlüğünü sağlamak üzere Nur-u Muhammedi olarak yansımasıyla esma ve sıfatlarını zuhura çıkarmış, kendi içinde kendine yansımış; Rab’lığı-Hakk’lığı-Halk’lığı ile görünürlüğe girmiştir.

               İşte bu bu noktada, (mertebede) hayatının  canlılığından  türetip,  halkettiği, sahiplik, temsiliyet ve sevk-i idare yetkisini ondan (icraata getirdiği, nefhiyle onda tecelli ettiği İNSAN’dan kullandığı) halifesi olan İNSAN’ı var etmiştir. 

               Allahın kendinden var ettiği, sonsuz yetkilerle donanımlı bu insan; yaratan ve yaşatanından uzak olduğu derecede huzursuz, tatminsiz ve dertlidir. Bu haliyle teselliye, eğitilmeye veya eğitmeye ihtiyacı vardır. Toplumda yaşayan insanın çevresindekilerin yardım ve dostluğuna hem kendisi için hem de karşısındakiler için ihtiyacı vardır. Bu ihtiyaçsızlık sadece SAMED olan Allah için söz konusu olmadığından; Yalnızlık Allaha mahsustur denilir.

               Allah bizleri yaratan ve yaşatanını unutmayan, rabbisiyle birlik ve beraberliğini yaşayabilenlerden eylesin. İnşaallah.  27.07.08 
(H.İmamoğlu)
---------------------------


Allah Samed'dir. Hiç bir şeye muhtaç değildir, ancak her şey Ona muhtaçtır. O vardı, ondan başka hiç bir şey yoktu. Her şeyi yaratan, her yarattığını devam ettiren ve mahlukatın devamı için gerekli ihtiyaçlarını da giderecek olan Odur. Bu sözü bu anlamda değelendirmek mümkündür.
 
Yani beşerin ifadesi ile yalnız olmak tek başına kimsesiz olma durumu değildir burada bahsedilen yalnızlık.eşsiz olmaktır yalnızlıktan kastedilen.zira Allah tektir eşi ve benzeri yoktur.
 
O’nsuz olan daima yalnızdır. O’nu unutan yapayalnızdır. O’nun dinlediğini, gördüğünü , bilmeyen veya bilmezce hayat sürenler yalnızdır. O’nu bilsek, bulsak ve tanısak yalnızlıklar sona erer. Kalabalıklarda dahi O yoksa kalbimizde yine yalnızız. O huvedir. O gaibin ve şahadetin bilenidir.
 
Allah bizimle beraberken biz kiminleyiz acaba. Allah bize ikramlar sunarken biz kime teşekkür etmekteyiz. Allah bizi sevgisine davet ederken biz kimi sevmekteyiz. Allah yalnız olduğumuz zamanda kendini ananı ve ağlayabileni, büyük arşında gölgelendirecektir. Ne mutlu O’nunla yalnızlığını giderenlere.
 
HER ANIMIZ ONUNLA DOLSUN ,HER İŞİMİZ ONUN RIZASI İÇİN OLSUN,ZİRA ONU KAYBEDEN NEYİ BULMUŞ,ONU BULAN NEYİ KAYBETMİŞTİR Kİ....

SELAM VE DUA İLE....
(TUĞBA ATEŞ)
-------------------------------------


Tüm yaradılmışlar Yaradan'a bağımlı ve muhtaç iken, Yaradan'ın herhangi bir bağlılığı ve muhtaçlığı yoktur. Bu sebeple yalnızlık yalnız O'na mahsustur. Kendi özlerini ve aslında özlerinin ne kadar yalnız olduğunu keşfedenler de bu noktada Yaradan'dan başka mutlak varlık göremezler. O'na bağlananlar asla yalnızlık hissetmezler ve yine bu sebeptendir ki, insanoğlu yalnız ve başıboş bırakılmamıştır.
(BG)
------------------------------------------
 
 
RABBİMİN YARATMADIĞI HİÇ BİR ŞEY YOKTUR Kİ SONSUZLUKTA,SINIRSIZLIKTA ...

ÇOKLUK GÖRÜNEN NE VARSA ,ASLINDA TEK'İN ESERİ İSE SEN GEL DE ŞİMDİ ALLAH İSMİ İLE YARATANIN YALNIZ (TEK) OLMADIĞINI YADA YARATILANLAR+YARATAN OLARAK DÜŞÜN...

ONDAN BAŞKA NE VARKİ DÜNYADA? BEN KENDİME HER AYNADA BAKIŞIMDA EY BENIM GUZEL ALLAHIM DERKEN BİLE İKİLİK YAŞIYORUM ASLINDA.
 
AMA İKİLİK YOKSA ÇOKLUK DA YOKTUR.
 
DEMEKKİ CİHANDA ALLAHTAN GAYRISI YOKTUR.GÖZE GÖZÜKSEDE GÖRÜNENLER ,GÖZÜKEN HAYALDİR.
 
HZ. ALİ GİBİ GÖRMEDİĞİM ALLAHA İBADET ETMEM DİYEBİLMEK VE BUNU YAŞABİLMEK ...NE KADAR ZOR..KALDI Kİ İBADET NERDE..
 
BEN BİLE "BEN" DİYEREK BAŞLADIĞIM , ANLATTIĞIM HER OLAYDA ASLINDA "BEN"İM HİÇ OLMADIĞIMI BİLİYORUM AMA BUNU İÇİMDE HİSSETMEK ,YAŞAYABİLMEK NASİP OLMADI,
 
BEŞERİYETTEN SIYRILAMADIĞIM İÇİN BENLİĞİM BENİ VE GÖRDÜĞÜM HERŞEYİ ALLAHTAN AYRI TUTUP,BİR ALLAH BİRDE YARATTIKLARI VAR SANIYORUM.AMA BİLİYORUM Kİ YALNIZLIK YANİ TEKLİK ALLAHA HASTIR.
 
ÇÜNKÜ HERŞEY HAYALDİR DİYE DÜŞÜNÜYORUM,GERÇEK SANDIĞIM NE VARSA HEPSİ GÖRÜNTÜDEN İBARET,GÖZE VERİLEN BİR PERDE SANKİ.

ALEMLERİN ASLI HAYAL İSE SEN GELDE ŞİMDİ ALLAH VE YARATILANLAR İLE  KALABALIKLAR ÇOKLUKLAR İÇİNDE YAŞIYIP GİDİYORUM DE...
 
YALNIZDIR DERİZ YALNIZLIK ONA HASTIR DERİZ
ÇÜNKÜ  TEKTİR O...
NE AİLE NE EŞ NEDE SEVDİKLERİM HİÇ VAR OLMADI
GÖRÜNENDE O  YAŞAYAN DA O ...
 
AMA DOĞRUSUNU BEN BİLEMEM BUNLAR BENİM BEŞERİYETE SARILMIŞ BEYNİMDEN ÇIKAN SÖZLER.
 
VAR İSE KUSRUM AF OLA,
SAHİBİMİZ YARDIMCIMIZ OLSUN.SAYGILARIMLA,
(ESRA SAKARYA)
------------------------------


 Yalnızlık, Allah'a mahsustur, derler... 
Çünkü ALLAH'ın dışında ikinci bir varlık olamaz onunla yalnızlığını paylaşabileceği ama ALLAHta vücud sahibi olmuş sonsuz sayıda KULdan-birimden bahsedebiliriz..
(Atıf AKÇA)
-----------------------------------


ENE BEŞERÜN MİSLİKÜM
 
            Allah adıyla işaret edilen; Vahid-ül Ahad’dır. Ahadiyete Allah’ın alemlerdeki tasarrufunun alem suretleriyle olduğu bilinciyle bakıldığında;Hakikati Muhammedi, Muhammed Mustafa suretine bürünmüş olarak irsal olup, varlık vücud kokusu almamıştır.

            Herşey esma boyutundan kaynaklanan esma terkibi olmasına karşın, esmaların çıkış noktası ayanı sabitedir. Bu, ilmin enerjiye dönüş noktası olmasının yanında, enerji ve ilim boyutunun farklı yoğunlaşmalarla hiçlik, fakr noktası yani, Ahadiyet boyutu, BEN’in ne olduğunun fark edildiği kudret noktasıdır. Birimin yapısında mevcut olan ilim, irade, kudret mekanizmasının çalışmasıyla Ahadiyet fark edilir.

            Kendisinden gayrı olarak, kendisini anlayacak, idrak edecek, değerlendirecek, övecek varlık vücud ve özellikler sahibi ikinci bir bilinç mevcut değildir. Evrendeki her şeyi; Alim ismi ile var eden, Mürid ismi ile kendindeki sınırsız özellikleri seyretmeyi irade eden ve Kadir ismi ile manalarını seyreden kendisidir.

            “Ne yana dönersen Allah’ın Vech’ini görürsün” (2/115) ayeti ile işaret edilen; vehmi benlik algısından kaynaklanan kesret; Tek bir varlıkta Tek bir mana olmasıyla birlikte isimlerin kaynağının Tek olduğudur. Madde boyutundan kaynaklanan nedensellik, çokluğu var algılatmaktadır bize. Terkip, birim; bir önceki anda kendisinden açığa çıkanın sonucunu, bir sonraki anda yaşar. Bu Tümel yapının “her an yeni bir şan’da “ olması sonucudur.

            Sonuç olarak; “Ben sizin misliniz olan beşerim” olgusu; Muhammedi Hakikatın doğuş noktasındaki hakikatın ve Tek olma bilincinin açığa çıkarak yaşandığı birim veya esma terkibindeki seyirdir. Alemlerin varlık kokusu almadığı gerçeği ile bakıldığında; resimde Allah’tan başka varlık olmadığı Yunus’unda ifade ettiği gibi;
“Ete kemiğe büründüm Yunus diye göründüm” hakikati seyrin; “ her an yeni bir şan’da”  olarak sürdüğünü anlatır. Saygılarımla 
(M.D.Güngör / İst)
---------------
 

    ALLAH Samed'dir. Hiç bir şeye muhtaç değildir, ancak her şey Ona muhtaçtır. O vardı, ondan başka hiç bir şey yoktu. Her şeyi yaratan, her yarattığını devam etiren ve mahlukatın devamı için gerekli ihtiyaçlarını da gideren Odur.Onun eşi benzeri yoktur tektir yalnızdır.
 
Selametle
(Dilek.F.Oğlu)
---------------------


Tek olan elbette yalnizdir diye kolay bir cevap verebiliriz..

Bu soruyu biraz kendimizdemi aramaliyiz acaba..?

Mesela e$imle yolda yuruyoruz..
kar$idan bir comar kuyrugunu sallaya sallaya geliyor..

Ben kopegi sevmeye elimi uzatirken, Hanim'in korkudan bacaklari titriyor..
hanima gore comar bir canavar, bana gore sevimli bir hayvan..
acaba hangisi...?

ayni comar guzel, pis, korkunc, vah$i, sevimli olabilirmi..
demekki olabiliyormu$....

aslinda hepimiz yalniziz yani kar$imizdaki nesneleri ...
Kendi yapimiza gore algiliyoruz...ve her bilincin kendine ozel
ve ba$kasinda olmayan yapisi var..
yalniziz demek yalniziz demek degildir.
yalniziz demek farkliyiz demektir..
burdan ne cikar...
birisini yargiliyorsak...kendimizi yargiliyoruz demek olur...
bir$eyi seviyorsak .....kendimizi seviyoruz ....olur...
burdan ne cikar....
biz aynamiyiz ?
birbirimize aynami tutuyoruz..?
sen bendekini gosteriyorsun..?
ben sendekinimi gosteriyorum..?
o zaman bu dunya bir ayna fabrikasi...!
oyle temiz berrak kar$imdakini oldugu gibi gosteren bir ayna olmaya cali$maliyim..
ben temiz bir aynaysam ve kar$imdaki kirli bir aynaysa beni kirli gosterir...
kar$imdaki aynada beni kirli gosterir ama o kendisi kirli oldugu icindir...
demekki temiz bir ayna olabilmek...kar$indakini oldugu gibi gostermektir...
bakin burdan ne cikiyor..!

olumu tadinca bizi sorguya cekecek olan melekleri di$arda degilde icimizde ararsak..
onlarda Allah'in sozunden cikmayan ve sadece dogruyu soyleyen ve emredileni yapan
melekleriyse yani tertemiz berrak aynalar olduguna gore..
cirkini cirkin ..guzeli guzel gosterecekler...
diyecekler ki al aynaya bak kendin gor..kendini...
(E.Koçak)
----------------------------------


Birgün dede sultanımı ziyarete giden bir abimiz kendisini yalnız divanında otururken bulur.
-Efendim... afedersiniz, yalnız başınıza otururken sizi rahatsız ettim, demiş.Dedem şu cevabı vermiş;
-Sen gelince yalnız kaldım.

Evet fıkrayı anlatıp ta açıklayanlar gibi olmazsak, hele birde aynı öze intikal edip birlikle tefekkür ettiğimiz sevgili gönüldaşlarıma açıklamak haddim olmadığından sözü burada keserdim. İcap eden açıklama değil ibadet mahiyetine girer ümidiyle bir söz katmak. Dedem divanın meclisinde elbet yalnız oturmuyordu. Abimiz gidince yalnız kalması yalnızlığın Allah'a mahsus olduğu hal diliyle kendisini seyrettirmesi, birliğimizi, aynılığımızı ifadesi.Mahsar olana, oldurana hamdolsun efendim...
(Arz-u hal / İst)
-----------------------------
 

Allah'a mahsustur yalnızlık ki; buna şahit olarak sadece O vardır. Kendinden gayrı olmadığını
dile getirecek kendinden gayrısı şüphesiz ki yoktur. Ahad'tır Samed'tir Lem yelid ve lem yuled' tir. El an öyledir.  (S.Çetin)
-------------------------------------
 

Hayal dahi edemiyorum … Ama üstünde düşünebilirim, üstünde fikir fırtınası yapabilirim çünkü akıl vermiş! Aklı vermiş de geleceğim sonuç korkutucu galiba şimdiden hissediyorum… Peki, başladım tefekküre:
 
“ Varlığın en son halkası olan KESRET/ÇOKLUK aleminde  halk olmuş insan…

Adı üstünde ÇOKLUK alemi, ÇOKLUK içinde var olacak ama KENDİNİ bilmek üzere!!!

ÇOKLUK aleminde YALNIZLIK olur mu? O alemin sistem çarkları buna izin verir mi?

İşte o yüzden Cenâb-ı Hakk Kur’ân’da: “Muhakkak ki Biz emâneti göklere, arza ve dağlara sunduk. Onu yüklenmekden kaçındılar. Onu insân yüklendi…” (Azhâb/72) buyurmuş.
 
Peki diyelim farkettik kalbimizle  bu ayet-i kerime’nin ne demek istediğini … Diyelim yüklendik emaneti, başladık dalmaya derinlere… Daha önce dalanların dediğine göre dip sonsuz, sınırsız yokluk ! Derinlere indikçe fark ediyormuşsun ki senin var dediğin yok, yok dediğin var…
 
Ve fark ediyormuşsun ki sen de yoksun, bir hayalden ibaretsin…
 
Şimdi  ÇOKLUK aleminde YALNIZ OLAMADIN;  alemin prensipleri gereği…
O zaman dedin ki  yalnızlık bir ALLAH’a mahsus!  Ama Allah’ı bilmek istedin çünkü O bilinmekliğini istedi; daldın derinlere belki de vardın HİÇLİĞE ve baktın ki sen dediğin yok, sen yoksun! Var olan BİR ALLAH…
 
SEN DİYE DAHİ BİR ŞEY YOK İSE, YALNIZLIK SENİN NEYİNE…
SEN YOKSUN Kİ YALNIZ OLASIN!
 
İşte bildin ki YALNIZLIK BİR ALLAH’A MAHSUS çünkü varlık bir  ALLAH…
 
Ve gerçekte O zaman ANLADIM ki;
 
İHLAS SURESİ, KUR’AN’IN ÜÇTE BİRİ… ASLINDA AÇIKLIYOR ALLAH İSMİ İLE İŞARET EDİLENİ”
 
Selam ve dua ile,
(Nilay Çakı)
--------------------------------------


Yalnızlık bazen dinlendirir bazen korkutur. Allah a  mahsustur  diyenlerin bunu yaşamış olması gerek ki, diyebiliyorlar. Çoklukta gizlemiş kendisini. Sonsuza kadar da Gizli kalacakmış. Yaşayan kendisi, Tek yaşamamak için Çoku yaratmış. Ama sistemdeki kurallar herkes her yaratık için aynı. Demek ki Çok u aşıp Tek e varınca yalnızlık başlıyor. Tevhid yaşanmadan Vahdete ulaşılmazmış, yalnızlık yaşanmadan Tek-Çokluk da yaşanmazmış. Yalnızlık yaşanacak ki Yaratılmışlık anlaşılsın, robot olmayan yanımız ortaya çıksın.
 
Esasında her birim kendi sonsuz özellikleri ile Yanlız yaşıyor. Kendi,kendi Dünyasında yaşıyor, fark edince de Yanlızlığı hissetmeye başlıyor. Sevgi ve saygılar.
(M.Berat Çalık)
----------------------------------------
 
Sevgili dostlar,
 
YALNIZ:  hemcinsleri içerisinden değişik nedenlerle bizzat tecrit edilen, anlamına geldiği gibi duygu ve düşüncülerini paylaşacak  birini bulamayan anlamını da kapsar..
 
Mesele;
“- O salonun içinde yapa yalnız, TEK başına kala kaldı…”  desek ,
Bu  cümlede geçen kişi için şöyle bir yorum yapabiliriz;
 
1-Kişi bir fikir söylemiş, fakat hiç kimse ona destek vermemiş yada onu anlamamış  olabilir ..
2-Misafirler ve/ya diğer ev halkı salondan  terk etmiş olabilir..
 
* Demek ki yalnızlık;  ister fiziksel olsun, ister düşünsel olsun, tekliğin sonucu olarak yaşanan bir halin adı ..
 
Eşi benzeri dengi  ve kendisinden gayrı olmayan, TEK- BİR, EHAD  in  yanı sıra  ikinci bir varlık sözkonusu olmadığından; Hakikatte, YALNIZ olan da sadece, ALLAH tır.
 
“La ilahe,  “İLLALLAH”  (ilahlar yok;  sadece Allah(var)), diyen kelimeyi tevhit, sessizce bu muhteşem yalnızlığı anlatır bizlere …
 
Algıladığımız ve algılayamadığımız sayısız evrenleri BİR noktadan,  ilminde ilmiyle halk edeni;
 
KİM?
ne kadar?..
Nasıl..anlayabilir ki ?
 
-“O’nun dilediği kadarından başka…”desek bile;
- kim de, kim oluyor ki..?
 
***
“Düşünürsün ki varsın?
Oysa bu varsayımın...
Zat-ı Haktır varlığın
Nefsini görebilsen ”          
A.Hulusi
***
Yalnız kelimesi şayet YALIN kökünden türemiş ise, katışıksız, saf, som, doğal, ikinci bir müdahale-eklenti olmamış anlamlarında içerir ki  bu da  bize;  Allah’ın  SAMED ismini çağrıştırır..
 
 “Allahussamed” ;  Saf, som, deliksiz, gözeneksiz, içine bir şeyin girmesi-çıkması muhal olan..her türlü ihtiyaçtan beri olan , Allah..
 
İşte dostlar yalnızlığın acısını tadamayan bilmez ..O,  öyle ateşten bir gömlektir ki giyeni mahvı perişan eder..  Geride  sadece aşığın, yanık kokusu kalır…
 
 
Beşerde ki yalnızlık, ihtiyaçtan- muhtaçlıktan kaynaklanan bir olgu, Allah ise hiçbir ihtiyacı olmayan  Samed olduğundan yalnızlığını, sadece kendisi bilebilir..
 
Tüm yaratılmışlar, yaratılanlar, yaratılacaklar  ilminde bir NOKTA ;   o da bir NÜKTE !..
 
Tabi ki bu bizim,  beşerce bakış açımız her ne kusur ettikse affola , doğrusunu sadece Allah bilir…Allahuekber..
 
Sevgi ve saygılarımla
(M.Reşit YAZICI-SAKARYA)
------------------------------


Buradaki YALNIZ' LIK  bizim dilimizce sıkıcı, istenmeyen  durum anlamında değil sadece onun var olması anlamında olsa gerek. Allah , sınırsız ve sonsuzsa nasıl ikinci bir varlık olabilir ki bu anlamda tek başınaysan YALNIZ  sen varsın demektir.
 
Esma terkiplerini düşünürsek her bir esma terkibide başka kopyası  olmadığından kendi-kendinedir. Onun aynısı başka yoktur. 
(F.P)
------------------------------------
 

Özdemir Asaf
"Yalnızlık paylaşılmaz,
paylaşılsa yalnızlık olmaz."

demiş.. Demekki yalnızlığın sırrı paylaşılmaz olmakta. Vahdaniyet de, Allah Teâla'nın fiillerinde bir, saltanat ve icraatında ortaksız olması demek değil midir? Cenab-ı Allah, Allah oluşunu kimse ile paylaşmıyor, o nedenle "Şirk" Allah'ın en sevmediği fiil. Kul huvallahu ehad. Allah, Ehaddir, birdir. Mahlûkatın hiçbirine benzemeyen yegâne bir, tek bir, benzersiz eşsiz bir ancak O'dur. Cenab-ı Mevlâ'nın yalnızlık diye bir sıfatı yok elbette, ancak bu yakıştırma bizi Tevhid inancına götürdüğü için kabul görmüş olacak ki, dilimize pelesenk olmuş. Lâ İlâhe İllallah, yalnız Allah var, başka ilah yok demek. Allah ismi Elif ile başlıyor, Elif noktalardan müteşekkil, yalnızlıkta bu "Nokta"lardan bir sır olsa gerek. Aslında biz yalnızlığı nereden bileceğiz, hiç yalnız olmadık ki! O her zaman bize şah damarımızdan daha yakın. (M.G)
------------------------------
 

Çokluk ZAN nında  yalnizlik da yalnızca ZAN olarak varken,AHAD,SAMED,sonsuz ve sınırsız olan Allah ,yalnızlık kavramından dahi beridir diye düşündüm.
(E.Aydemir)
--------------------------


Allah Samed'dir. Hiç bir şeye muhtaç değildir, ancak her şey O’na muhtaçtır. O vardı, ondan başka hiç bir şey yoktu. Her şeyi yaratan, her yarattığını devam ettiren ve mahlûkatın devamı için gerekli ihtiyaçları da giderecek O’dur.

O’ndan gayrısının teselli ve ilgiye ihtiyacı vardır. Varlık ne para, ne makam, ne de dünyadır.

Yalnızlık geceye mahsus değil, gün ışığında da yalnızdır günümüz insanı. Büyük ümitler, anlamsız hedefler, faydasız rekabet, çürümeye mahkum güzelliklerle avunarak yalnızlığını gidermek istemektedir.


O’nsuz olan daima yalnızdır. O’nu unutan yapayalnızdır. O’nun dinlediğini, gördüğünü, bilmeyen veya bilmezce hayat sürenler yalnızdır. O’nu bilsek, bulsak ve tanısak yalnızlıklar sona erer. Kalabalıklarda dahi O yoksa kalbimizde yine yalnızız. O gaibin ve şahadetin bilenidir.


Allah bizimle beraberken biz kiminleyiz acaba. Allah bize ikramlar sunarken biz kime teşekkür etmekteyiz. Allah bizi sevgisine davet ederken biz kimi sevmekteyiz. Allah yalnız olduğumuz zamanda kendini hatırlayanı ve ağlayabileni, büyük arşında gölgelendirecektir. Ne mutlu O’nunla yalnızlığını giderenlere…
(Meryem YÜKSEL- KOCAELİ)
------------------------------



Yalnızlık Allah’a mahsustur, zira kendisinden gayrı bir varlık yoktur. Kendisinden gayrı bir varlık mevcut değildir ki ona ait bir kavram olabilsin. Bildiğimiz ve bilebildiğimiz her şey O’nun dilemesi ile meydana gelmekte ve varlığına yine O’nun dilemesi ile devam edebilmektedir.


Bu sebeple “Yalnızlık” kavramı Allah’ın kendi ilminde yoktan var ettiği bir kavramdır. Ve dolayısıyla O’na mahsustur. Öncesi  yoktu, sonrasında açığa çıkartacaklarını da ancak O bilir.
Evvel O’dur, Ahir O … La ilahe illa HU!..
(G.Ş)
------------------------------



Allah c.c zatı dışında her şey, çok (kesret) olmaya mecburdur. Allah kendini tam ve mutlak bildiği anda yalnızdır. Perdelediği her şey artık kendini bilir ve birde perdelendiği ancak bildiği yani tam anlamıyla bilemediği Allah ı bilir dolayısıyla artık varlık olarak, sadece kendi bile olsa ayrıca birde perdelendiği tam olarak bilemediği Allah var. Yani ikilik var yalnızlık yok.


Oysa Allah kendinde kendini bilir ve kendinden gayrı olmadığını da bilir ve YANLIZLIK ALLAH a mahsus olmuş olur.

Tabii bu yazdığım tüm kelimeler tahkiki olmadığı için tesir eder mi bilemem. Yaşamış, şahit olmuş olanlardan olmamız dileğiyle.
(a.ş)
-------------------------------------------------



Yalnız ; kelime anlamı ile tek başına demektir.Allah birdir.Yaratılan ikiliğe düşer.Dolayısıyla
Yalnızlık insanın yaratılışına uygun değildir.Allah ismi tekil isimlerden biridir.Zatını temsil eder.

Kuran da yazdığı üzere Allah “Biz  her şeyi  çifter çifter yarattık” demiştir.Sadece yaratılmış olanlar aynı nefs üzere çiftine ihtiyaç duyar. Sürçülisan ettiysek affola

ruh_butunlugu@yahoo.com
(Seli Doruk)
----------------------------------------------------



"ALLAH"tan gayrının mevcud olmadığını söylerken; hâlâ "var" olduğunu mu  zan  ediyorsun?..    (AH)


Tüm evren  bir hayâl;  sen ise  gerçek, öyle mi?..  (AH)


Allah var idi onunla beraber hiçbirşey yok idi. Hadisi. (AH)


Allah Ahaddir, Tek`tir. Benzeri ve dengi yoktur. Her şey onun varlığındandır.. (AH)


Yalnızlığı; ötedeki bir varlığın kıyas yolu ile, bir şeyin durumuna göre, diğer bir şeyle karşılaştırarak değil. Her şey onun varlığı ile kaim sözü, Allah var idi onun ile beraber hiçbirşey yok idi, tıpkı şu an olduğu gibi sözleri ile değerlendirdiğimizde, Allah’ın ahadiyyetini algılamaktayız. Dolayısı ile ikinci bir varlıktan söz edilemez o halde sadece Allah.


Benim çocukluğumda 1970 li yıllarda, komşu teyzeler evin avlusuna kadar gelir, sonra bağırırlardı huuuu!.. gomşu evdemisin? Misafir gabil ediyonmu? Acaba kim kimi, hangi ve kimin evinde arıyor?.....


Bütün boyutları özünde bulabildiği oranda hakka yakın, bunun daha ilerisi ise herhalde o olmaktır. Gayrında birşey görmemektir. ( Allah beni affetsin bu yazdıklarım okduklarımdan kalandır). inşallah hepimize öze erip imansız ikan sahibi olmayı nasip etsin.
         (R.ÖZTÜRK – Bursa )
-------------------------



Yalnızlık Allah’a mahsustur çünkü YALNIZCA var olan O’dur.Herşey O’nun  varlığıyla kaimdir.Alemlerin aslı hayalden ibarettir diyen büyüklerimizin de işaret etmek istediği gibi her şey  sadece O’nun ilminde mevcuttur.Görünen her şey  ilmi suretlerdir.Tabi bunları düşündükten sonra soruyorum kendime nekadar yaşayabiliyosun bu gerçekleri diye ve sonra anlıyorum ki hala göz İKİ görmekte..ALLAH, BİSMİLLAHİ ALLAHUEKBER diyebilmeyi AMENTÜ BİLLAHİ sırrına erebilmeyi nasip etsin…
( BİYOLOG-   SAMSUN )
---------------------------------------------


Çünkü O vardır gerisi bizim vehmimizden ibarettir başkası yoktur bu yüzden YALNIZLIK ALLAHA MAHSUSTUR selam ile
 
((Bu "ALLAH", "AHAD"dır!. Yani, öyle bir TEK ki, varlığı yanısıra ikinci bir varlıktan sözedilemiyeceği gibi; O'nun parçaların birleşmesiyle oluşan bir tümel yapı olduğundan da sözedilemez; yani Panteist görüş bu yüzden "ALLAH" ismiyle işaret edilen anlamı vermez!.

Algılamaya GÖRE var kabuledilen her ŞEY, O'nun varlığıyla vardır; ne var ki, O, şeylerin toplamı değildir!. Gerçekte SADECE "O" VARDIR; evrendeki çokluk kavramını oluşturan şeyler, algılayanın algılama özelliğinden kaynaklanan bir sanı ve hayâldir!.

Holografik bir tümellik olan anayapı, bizim "Evren" değimiz halde algılanmak için, dilediği algılayıcıların dilediği kapasitelerinde göresel farklılıklar meydana getirmek suretiyle, "çokluk" görüntüsü oluşturmaktadır. Gerçekte, sadece "ALLAH" vardır ve O'nun yanısıra hiç bir şey yoktur!.)) 
(E.Deniz)