bir aile vardı bizim mahallede
yoksuldu anne baba
elde avuçta yoktu hiç bir şey
yine de “yarın bayram” diyorlardı evlatlarına
tanımadıkları bir yerden
boynuzları kırmızı kurdelalı bir koç hibe gelmişti
gözlerinde ışıltılar vardı hepsinin
çünkü yarın bayramdı
ve bayram namazından sonra
koç kurbandı
yoksuldu anne baba
elde avuçta yoktu hiç bir şey
yine de “yarın bayram” diyorlardı evlatlarına
bir yardım evi açılmıştı köşe başında
çocukların ellerinden tuttu anne
utanarak girdi yardım evine
birkaç kullanılmış kıyafet seçti yavrularına
gözlerinde ışıltılar vardı hepsinin
çünkü yarın bayramdı
ve bayram namazından sonra
yeni giysiler
çocuklar
ah o çocuklar
çok sevinçliydiler
gülüyorlar
cıvıldıyorlardı
bilmiyorlardı yoksulluk nedir
bilmiyorlardı gurur kibir nedir
mutluydular
çünkü
yarın bayramdı
ve kırmızı kurdelalı hibe koçları vardı...
yarın bayramdı
ve yeni yepyeni cici giysileri vardı
sormuyorlardı bunlar nereden geldi
kalbleri küt küt atıyordu çocukların
ah bir yarın olsa
ah bayram sabahı hemen olsa
el öpme paraları hemen gelse
az çok para saymayı bilirdi yavrular
bir demir lira verirdi baba her bayram
sıcacık bir öpücük verirdi anne taa yürekten her bayram
yarım lira büyük baba
çeyrek lira büyük anne
çocuklar koşardı her bayram mahalle camisine
bilmiyorlardı namazı
herkes tekbir alırken
onlar secdeye kapanırlardı
ve kıkır kıkır gülerlerdi
seviyorlardı bayram namazını
çünkü her bayram caminin önünde
bir amca kağıt beş lira verirdi o yoksul yavrulara
“ah bayram hemen olsa” diyorlardı çocuklar
ve gözlerini kapatıp hayal ediyorlardı toplam hasılatı
hasılat
altı lira yetmiş beş kuruş
bir torba kağıt şeker
bir cep dolusu çukulata
ve anneden SICACIK BİR ÖPÜCÜK
***
bir-kaç fakir vardı bizim mahallede
bir tuhaftı halleri
“her gün bayram bize” derlerdi
her sabah ve her akşam fakirhanelerinde
netin önüne çökerlerdi
o site senin bu site benim gezer de gezerlerdi
nerede bir fakir site bulsalar
hemen gözleri parlar
hemen tartıp ölçerlerdi
oku-rlardı bir şeyler
ve sevinirlerdi yoksul çocuklar kadar
az çok hesap da bilirdi bizim fakirler
bazıları... “bir bir daha bir eder” derlerdi
fakat ikiye kadar sayamazlardı
bazıları... birleri toplar toplar hepsini sıfıra denklerdi
ve hesap kitap bitince sıfır mı bir mi kavgasına başlarlardı
usanmadan bıkmadan
kimin daha çok biri
kimin daha çok sıfırı var
bir türlü anlaşamazlardı
gökten her gün koçlar inerdi sürü sürü
keserdi fakirler o koçları
ne boldu ne bereketliydi gökler
yerde kesildikçe kurbanlar daha çok inerdi yağmur gibi
yoksuldu bizim mahalle
fakirdi bizim mahalle
hem senede bir gün
hem de her gün
bayram ederdi bizim mahalle