Hitabı çeşitlilik
02. Kasım. 2008 // Veysel Orhan //...    
KUR'ANI OKUMAK VE YAZANLA İLETİŞİM KURMAK!...
Mehmet Doğramacı

Hitabı çeşitlilik sergileyen, her anlayış seviyesine uygun ve anlaşılır derecede sade, bilimsel,toplumsal ve evrensel bir kitaptır KUR'ANı KERİM...

Anlayış ve idrak kapasitesi herkesin kendisi kadar olduğundan, Onu kendisi kadar OKUyup değerlendirmektedir birim. Aynı zamanda RUHUNUN mütevazi, cömert, anlayışlı ve kendinden ne istenildiğini bilerek, ilmini Onu OKUmaya çalışana yansıtan bir yapıya sahiptir.

Tıpkı yeryüzü gibidir, görebildiğin kadar yüzeysel bir incelik ama kazarak inebildiğin kadar değinlemesine ve gizemli. Öyleki yerküreyi kazarak bitirip karşı tarafına çıkan kimseye rastlanmamıştır. Ki KURAN'I tam anlamıyla anladım , kavradım O bu kadardır , bundan ibarettir diyebilecek bir birimde olmamıştır olamazda. Çünkü o evrensel yapısı itibarıyle her an kendini yenilemekte, geliştirmektedir. Bizler onu anlayabilmek için , bizden asırlar önce yaşayıp onu enlayan ve gereğini yaşamaya çalışanların bıraktıkları miras ile OKUmaya anlamaya çalışıyoruz. Anlayışımız kadarıyla. Hepimizin farklı değerlerde olan anlayışları nedeniyle SANIyoruz ki okuduk anladık ve yaşıyoruz.

ONU okumak ayrı bir duygu, OKUmaya çalışmak ayrı da OKUmak OKUyarak yaşamak nasıl bir duygudur, Bir ALLAH birde OKUyan bilir.

"Ben sadece içinde bulunan kelimeleri takrarıyla yetinerek iman ediyor, salatımı yerine getirmeye çalışıyorum..." diyen ONU yaşıyordur.

"Ben bu sözleri ANLAMAya ve onların yönlendirmesiyle hayatıma yön vermeye gayret ediyorum..." diyen de ONU yaşıyordur.

"RABBİM ilmimi arttır, ki ben KUR'AN'INI hakıkatte ne anlatmak istediğini idrakle müşahade ederek seyrini (SÜNNETULLAH) yaşamak istiyorum..." diyen de ONU yaşıyordur. tabiki içinde , gönlünde onu gerçekten sevenler adına bu sözler. aksi haldekilere zaten " arınmamış isen dokunma" uyarısı vardır.

EVRENSEL oluşu, onu anlayabilmemiz için kendimizi aynı paralelde seytermemize zorunlukluk kattığından, onun sayesinde her an yeni birşeyler öğrenme , okuma, keşfetmemize sebep olur.

Etkisi altında kayıtlı kaldığımız olaylar, kendi karakterimize kazandırıp HUY edindiğimiz şarlanmalar, özentiler, değer yargılarımız ve bizi sürekli meşgul eden kalıplaşmış düşünceler, bir çok kez okuduğumuz ve kurtulmamız gereken hallerdir.

Etrafımızda heran sayısız örneklerini gördüğümüz ve artık basma kalıp tabiriyle özdeşleşen robotlaştırılmış birimler olmaktan, belkide hiç yaşanmamış, yaşanmayacak ve sadece düşünü dünyamızda VEHMettiğimiz bu hayallerden ve hallerden kurtulmak, biraz daha geniş düşünen, anlamaya ve kayıtlardan arınmaya çalışan, Düşünebilenlerden olmamız gerekir. OKUyabilmemiz ve iletişim kurabilmemiz için.

Kişiselleştirilmiş! KUR'AN okuma, ilim okuma, tasavvuf çalışmalarının bile bize bilgi hamallığında başka getirisi olmaz zannedersem. Bu alanda bile sadece kendi geleceğimizi göz önünde tutup kendi adımıza çalışmak bile BENcilliktir.

Çünkü KUR'AN'IN genel yazılımında bile; "BİZ yarattık" , "BİZ İNZAL ETTİK" ,"BİZ İRSAL ETTİK" vurgularıyla BİRLİKTEN (ama teklik-tekillik değil) söz edilir. Bütünlüğe şeret edilir , tümün tamamlayıcıları olmaktan.

 Uyarıcı olarak gelen RASUL ve NEBİ lerimiz (as) bile topluma, zümreye veya ırka değil o zaman o ortamda yaşayan HALK'a hitap etmekte ve hepsini aynı anlayış çerçevesinde AHLAK'a davet etmektedir. ki buna KUR'AN kısaca KAVİM demektedir. 

KUR'AN'I KERİM, şekilci, mezhepçi  yada meşrebçi değil, ALLAH'çıdır.

Sonsuz-sınırsız bir evrende seyrine devam eden ismi ALLAH ile işaret edilenin HİTABIdır KUR'AN.

ONU OKUmak için, onu anlamak için, onda yok olmak için ona bu gözle bakmalı, yada bakmaya çalışmalı yada en azından onu böyle kabul ettirmeliyiz gönlümüze.

Onu anlayabildiğimiz taktirde onda yaşam boyu görevimizi bilinçli bir şekilde İfa ederiz.

İşte bu AMACa erişebilmek içinde yazarı ile iletişim kurmak zorundayız.

Çünkü diyorki;

"Biz insanı en güzel (yüce) yaratılış ile var ettik."

"sonra onu aşağıların aşağısına, yeryüzüne(ahmaklığa,körlüğe) indirdik."

ama Bilinç itibarıyla en alt düzeyde olan birimselliğimiz bizi ONA yakınlık elde etmekten alakoymaz. Çünkü KURAN bulunduğumuz katmana İNZAL olmuş, burada okunmuş, anlatılmış. Bu durum bile KUR'AN'IN sonsuz boyutlar seyride olduğunu gösterir ve bizim dahi düşünebileceğimiz nispette okuyabileceğimizi gösterir.

Aynıı zamanda KUR'AN'da insanın ilk yaratılış gününde (an) her türlü ilmi donanıma sahip olarak GİZEMLİ bir şekilde yaratılması, üst düzey bilinçler tarafında şaşkınlık yaratmış ve hatta onu anlayamayanlar çıkarak bu durumu kabullenememişlerdir.

görünüş açısından sıradan bir yapı fakat ÖZE İNİMDE sonsuz manalar ve yücelik arz eder birimsel benlik. yani çok bayutlu, yani KUR'AN gibi.
 
Bunu kabullenemeyen bilinçler bu noktada "seyrin tamamlanması için" birimi hep aynı mertebede tutmaya çalışır. Kendini Kendinden ibaret ZANettirirki ÖZE inemesin (ARŞ'a çıkamasın) diye.  ve der ki; and olsunki onun, önünden , arkasından, sağından ve solunda yaklaşıp, onu şaşırtacağım ve hep aşağılıklardatutacağım "kendine seçtiklerin hariç".  Bu sözler üzerinde zaten aşağılarda seyreden biz birimler dört tarafından kuşatılmışlığımızıda yaşamaktayız. yani 360  dereceli dünyamızda heryanımız kuşatma altına alınmış ve iletişim kurma olanaklarımızda elimizden alınmıştır.

Fakat bundan 1400 sene önce KABE de gerçekleşen hakıkatın açığa çıkışı (hz. MUHAMMED asv DOĞUMU) sırasında 360 adet putun yıkılması olayı mevcut. 

Bu olay ONUN bütün zararlı frekans veya dalgalardan korunarak geldiğini gösterir ki ÖZÜMÜZDE var olduğu gerekçesiyle , inandığımız taktirde bunu aşabileceğimizi gösterir.

İçimizde Açığa çıkartılmayı bekleyen bir OLGU var.

"Sevveytü"= terbiye ettim, pişirdim, yaptım, olgunlaştırdım, tamamladım terimleriyle anlatılmak istenilen olay kemale erişebilecek bilinçler , bunu anlayacak ve yaşayacak bilinçlerdir. Bunlar, KUR'AN ve YAZARI arasında en üst düzeyde iletişim ağı kuran bilinçlerdir. Bunlar İnsan-ı Kamil'lerdir.

Dilerim RABBİM bizlerede bu sistemin işleyiş mekanızmasını öğrenecek kadar iletişim kurma yetisi vermiş olsun.

Selam hepimizin üzerine olsun.