İSLÂM, TASAVVUF VE GERÇEK MÜRŞİTLER
05.EkimEylül.2008 // kemal Gökdoğan ... kemalgokdogan@gmail.com
|
İSLÂM, TASAVVUF ve GERÇEK MÜRŞİTLER hakkında Y.T. isimli okurumuzun düşüncelerine ve sorularına verdiğimiz cevaplar:
(Büyük harf ile yazılmış paragraflar Y.T.’nin düşünce ve sorularıdır.)
|
BEN KÜÇÜKLÜĞÜMDEN BERİ İSLAMI ANLAMAYA ÇALIŞAN BİRİYİM..
Bâzı insanlar doğum anında almış olduğu astrolojik etkiler nedeniyle DİN ve MİSTİSİZM (tasavvuf) konusuna karşı ilgili bir ruha sahip olurlar. Erzurumlu İbrâhim Hakkı bu konuda Mârifetnâme kitabında bilgi vermektedir. Bu etkiyi alan kişi hangi toplumda doğmuşsa o toplumun inançları içinde kendi gerçeğini çözmeye çalışır… fakat genellikle aradığı cevabı bulamaz. Herkesin basitçe inandığı şey onu tatmin etmez. Çünki aradığı şey toplumun ona sunduğu inanç kalıpları değildir, o KENDİ ÖZ YAPISINI aramaktadır.
BAZI İNSANLAR TESLİMİYET DUYGUSUNU ÇOK ERKEN YAŞARLAR LAKİN BEN HEP KAFAMDAKİ SORULARA CEVAP ARAYARAK GEÇİRİYORUM BU YOLCULUĞU..
Her dinin ve her mistik/tasavvufi yolun çok basit dil ile en alt bilinç düzeyine hitap eden zahiri yönü vardır. Derin anlamlar, bâtıni gerçekler bu basit anlatım içinde ustalıkla gizlenmiştir. Kimisi için zahire teslimiyet kolay gelir… arayışı ve düşünce serüveni sona erer, kimisinin de arayışı hiçbir zaman bitmez.
EN BÜYÜK DUAM İSLAMIN GERÇEĞİNİ İDRAK ETMEK VE ONUN ÜZERE YAŞAMAK...
İSLÂM GERÇEĞİ hayatın bize sunduğu her türlü maddi ve mânevi yapıdır… evrenin ve toplumun ve her insanın düşünce dünyasıdır. Kısaca Allah’ın var etmiş olduğu HAK ve BÂTIL ikilisi İSLÂM sistemidir. Bu sistemi anlamanın başı kişinin KENDİ YAPISINI idrak ile başlar ve sonu olmayan bir arayış yoluna girer. Hiçbir zaman… ben kendimi ve İslâm ile anlatılan Allah sistemini anlamayı bitirdim demek imkânı yoktur. YAŞAMAK… araştırmanın, öğrenmenin özeti olan zamanı öğrenerek sürdürmektir. Ayrıca bir YAŞAM sistemi yoktur. Ancak İslâmın temel prensiplerinden kişisel ibadet önerilerini DİLEDİĞİNCE YAPMAK beyni, aklı ve kalbi geliştirir.
ASLINDA HEMEN KONUYA GİRMEK İSTİYORUM.. İSTANBUL’DA BİRÇOK DERGAH VARDIR...BİR ÇOK MÜRŞİD.. BEN FITRAT GEREĞI BELKİ DE MÜRŞİD BULMAKDA ZORLANIYORUM..YA DA HENÜZ ZAMANI GELMEDİ...
Evet… İstanbul bu konuda daha yoğun bir ORTAMA sahip.
Gerçek İslâm Tasavvufunda gerçek mürşitlerce asırlardan beri sürdürülen bir gelenek vardır. İsteklilere İslâm’ın GELENEKSEL MÜSLÜMANLIK anlayışı sunulur. Herkesten ÖLÇÜLÜ DİNDAR olması istenilir. Bu sunumun amacı kişileri KATI DİNDAR yapmak değil kişilerin ruh ve beden, akıl ve kalb yapısını sistematize etmektir. Kendisini denetlemeyi öğretmek ve öğreneceği tasavvuf sırlarını hazmetmeye alıştırmaktır. SÛFİLER genellikle bu sistemi KATI DİNDARLIK anlarlar ve burada takılıp kalırlar. Sizler gibi ARAYIŞ özlüler sadece zahiri dindarlıkta kendi gerçeklerini bulamazlar ve o dergahtan ve o mürşitten uzaklaşırlar. Gerçek mürşitler uzaklaşma nedenini bildikleri halde hiç kimseye… DUR GİTME, SENİN ARADIĞIN GERÇEK ŞUDUR diye açık açık konuşmazlar. Onların bu suskunluğu GEÇMİŞTE de AYNI idi ŞİMDİDE de AYNIDIR.
Mesela… Tapduk Emre hiçbir zaman Yunus’a açık açık tasavvuf sırlarından ve insanın kendi gerçeğinden bahsetmemiştir. İşaretlerle, mecazlarla, zahiri basit anlamlarla hitap etmiştir. Hitabetteki örtüleri açan Yunus olmuştur. Klasik mürid-mürşid ilişkisi hep bu tarzdadır.
Ancak… birkaç DOST açık açık (yine de sembollerle) sohbet etmişler, içlerindeki sırları daha cesurca ortaya dökmüşlerdir. İbn Arabî, Şemsi Tebrizî, Mevlâna, Abdul Kerim Ceylî gibi nâdir DOSTLAR ilk akla gelenlerdir.
Günümüzde günümüzün gerçekleriyle ve bizlerin diliyle o DOSTLARIN ilimleri DOSTTAN DOSTA … internet ve kitap dünyasında sunulmaktadır.
Sûfi gerçekten gerçeğin peşinde olursa dergahın ve ya mürşidin GERÇEK veya SAHTE olması önemini yitirir.
Önemli olan kişinin KENDİSİNİ ARAMASIDIR… dergah ve mürşid bu arayışta sadece bir ortamdır. Mürşid amaç değil müride ortam sağlayan bir değerdir. Bu ortamda mürşid ve mürid arasında SONSUZ SEVGİ, SAYGI, DOSTLUK, gibi onurlu ilişkiler doğabilir.
Bu kişisel değerleri, kişisel dostlukları DİNSEL MAKAM ve OTORİTE KONUMUNA çevirmemek gerekir. İslâm’ı ve İslâm Tasavvuf öğretisini diğer dinlerden ve diğer mistik tarikatlardan ayıran DİN ADAMLIĞI ve TANRISAL YETKİLERLE DONANIMLI EVLİYALIK kurumunun olmamasıdır.
HAYALİM ŞU: BİR BİNA ... İÇİNDE İSLAM ÖĞRETİLERİNİN OLDUĞU VE YAŞANDIĞI.. MESNEVİ’DEN ARABÎ’DEN RUFAİ’DEN YUNUS’DAN ÖĞRETİLERİN OKUNDUĞU.... ÖĞRETİLDİĞİ.. BÜYÜK BİR İSLAM KÜTÜPHANESİ ..WORKSHOPLAR....
Her ARAYICI’nın özlediği bir mürşid ve dergah ortamı vardır. Fakat her çağın değişmez gerçeği de şudur:

cennetin şarabı
dünyada
tekkede
mürşid-i kâmil’in
gönlünden
içilir
tekke
nerededir dersen
başını kaldır
sonsuz evrenlere bak
sonsuz boyutlarıyla
sonsuz evrenler
tekke
mürşid-i kâmil
nerededir dersen
her yerdedir
arama
o
seni
bulur
çünkü
her yerde olan
zaten sendedir
YÂNİ İSLAMI ANLAMAK İSTEYENLER YALNIZCA İLAHİYAT FAKULTESİNE Mİ GİTMEK ZORUNDALAR?
İlahiyat okulları İslâm’ı değil İslâm’ı öğretecek olan MÜSLÜMANLIK bilgisini akademik seviyede kazandırır. Müslümanlık her toplumun kültürüne göre şekillenmiş olan bir BİRİKİMDİR. İlahiyat okulları bu birikimi bir bilim olarak sunar. Nice ilâhiyatçılar ve tasavvufçular bu dünyadan BİLİM ve BİLGİ hamalı olarak geçer gider. İslâm’ı anlamanın tek yolu İLÂHİYAT, TEKKE, MEDRESE, ÜNİVERSİTE ya da başka bir eğitim kurumu olsaydı her İLÂHİYATÇI ya da her TASAVVUFÇU ya da her FELSEFECİ kendi gerçeğine dönmüş bir MÜRŞİD / BİLGE olurdu.
Bizler bu ülkede yaşamakla şanslıyız. İSLÂM’ı ve MÜSLÜMANLIĞI gerçekten öğrenmek için MANASTIR HAYATI yaşamak gibi İLÂHİYAT, TEKKE, MEDRESE, ÜNİVERSİTE eğitimi almak zorunda değiliz. İSLÂMIN, DİNİN, TASAVVUFUN VE KENDİMİZİN özünü deşifre etmemiz için… Günlük modern ya da klasik yaşam tarzımızı değiştirmeden, dünyasal görevlerimizi terk etmeden İNTERNET ve KİTAP dünyasına ölçülü bir şekilde girmemiz yeterlidir.
BU KONUDA BANA YOL GÖSTEREBİLİR MİSİNİZ? SİZİN DE FİKRİNİZİ ALMAK İSTERİM...
Kendi gerçeğinizi çevresel hazır inanç kalıplarından bağımsız ve tedbirli olarak aramanız… tasavvuftan ve insanın gerçeğinden bahseden ortamları bu şekilde sorgulamanız DOĞRU YOLDA olduğunuzu gösteriyor. Araştırmaya, sorgulamaya, öğrenmeye ve öğrendiklerinizi BİLİNÇLİ ÇEVRENİZLE değerlendirmeye devam etmeniz sizi amacınıza taşımaya devam edecektir.