- Baş Sayfa
- Değişik Dil Çeviri Eserler
- Tasavvuf Eserleri
- Talya Esintileri
- Eserlerin Ürünü
- Orijin yazi arşivi
- Ehl Potreleri
16.Ağustos 2008 // kemal Gökdoğan ...
Hz. Zülkarneyn ve Hz. Süleyman dünyanın çok büyük bir bölümünü egemenlikleri altına almışlardı.
Hz. Mûsâ Mısır süper devletine kafa tutmuş ve İsrailoğullarını bugünkü Filistin topraklarına taşımıştı.
Hz. İsâ eski dünyanın yarısından fazlasına hükmeden Putperest Roma İmparatorluğunun yıkılışını “tevazû” silahıyla başlatmış ve üç asır sonra Roma bir Hıristiyan (İsevî) devleti olmuştur.
Hz. Muhammed a.s. kasaba büyüklüğündeki Mekke ve Medine şehirlerinde “gerçeğin örtülüşüne” karşı cihada başlamış ve sağlığında Arap yarım adasını hakimiyeti altına almıştır. Arap İslam devletlerinden sonra Osmanlı İslâm İmparatorluğu Roma’dan daha büyük bir coğrafyaya yayılmıştır.
Günümüzde ise Amerika Birleşik Devletleri Roma’nın ve Osmanlı’nın “toprak hakimiyeti” prensibini “ekonomik ve siyasî egemenlik imparatorluğu” formuna çevirerek devam ettirmektedir.
Zülkarneyn, Süleyman, Mûsâ, İsâ, Roma, Hz. Muhammed, Osmanlı ve ABD. Bu isimlerin hepsinin ortak özelliği zahirde veya bâtında “Fâtihlik” ya da “istilâcılık”tır. (Din adına olduğu zaman Fatihlik zulüm adına olduğu zaman İstilacılık kavramları kullanılmaktadır).
Bu isimlerin bir ortak özelliği daha vardır. Hiç birisi de insanların üç bin yıldan beri beklediği bir rekoru kıramamıştır. Tüm dünya topraklarının ve tüm dünya insanlarının zâhiri ve bâtınî yönetimini ele geçirmek rekoruna ulaşamamışlardır.
İsrâiloğulları; Mûsâ’nın, Dâvud’un ve Süleyman’ın …BECEREMEDİĞİ… YAHUDÎ DÜNY İMPARATORLUĞU rekorunun kırılmasını “Dâvud’un soyundan” gelecek olan “MESİH/MEHDΔ beklentisine bağlamışlardır.
Hıristiyanlar; Hristiyan Roma ve Bizans’ın, Vatikan’ın ve ABD’nin …BECEREMEDİĞİ… HIRİSTİYAN DÜNYÂ İMPARATORLUĞU rekorunun kırılmasını “gökten inecek olan” tanrının oğlu İsâ’ya bağlamışlardır.
Yahudiliğin ve Hıristiyanlığın rekor beklentisi olur da Müslümanlığın BEKLENTİSİ OLMAZ MI?
Hz. Muhammed a.s.’ın ve Osmanlı’nın ya da “mahalle mehdîleri”nin KIRAMADIĞI “tüm dünyadan küfrün kökünü kazıma” rekorunun kırılma “kesinliğini” Fatımâ soyundan (ehli beyt’den) babası adı Abdullah kendi adı Muhammed olan Mehdî Rasul (???)’e bağlamışlardır.
Tüm dünyadan kâfirlerin kökünü kazımak ya da cizyeye bağlamak rekorunun itiraz edilemez bir iman esasına dönüştürülmesi için formül de bulunmuştur: Rasulullah a.s.’ın engellediği şeyi… yâni Hadisleri Kur’an âyetleri kimliğine bürümek.
Şu bir gerçektir ki… Hadisler ve hadis ilmi olmasaydı Kur’an’ı anlamamız zorlaşırdı. Bu açıdan hadis kaynağı düşünce dünyamızın olmazsa olmazıdır. Fakat hadis konusundaki inancımız Rasulullah a.s.’ın uygulamasıyla aynıdır… Kur’an’ın dini tek dindir, ayrıca hadisin dini (?) diye bir din kurulamaz ve ya KUR’AN DİNİ’ne HADİS DİNİ (?) diye bir eklenti yapılamaz.
Kur’an’ın dininde olmayan Mehdilik/Mesihlik motifini HADİS DİNİ (?) kurarak ve HADİS DİNİ (?) nâmına “inkârı ya da tevili/yorumu küfürdür” şeklinde dayatmak yanlıştır.
Bir din adına DÜNYÂ İMPARATORLUĞU rekoru kıracak bir “KURTARICI” ummak… Hz. Mûsâ’yı, Hz. İsâ’yı ve Hz. Muhammed’i (Allah’ın selâmı hepsinin üzerine olsun) (hâşâ) REKOR BECERİKSİZLİĞİ ile itham etmektir.
Allah Nebîleri ve Allah Rasullerinin böyle bir rekor beklentisi olabilir mi? OLAMAZ.
Bu beklentinin olamazlığına karar veren “bilim kurgu”cu yazarlar misali “kurgu tasavvuf” yazarları/düşünürleri/araştırmacıları yeni tip bir Mehdî ve yeni tip bir “ BOYUTSAL MEHDÎLİK İMPARATORLUĞU” oluşturmaya başlamışlardır. KLASİK MEHDÎLİK, Holywood yapımı Matrix filmindeki NEO’ya özenilerek MODERNİZE edilmeye çalışılmaktadır.
Allah Nebîlerini ve Rasullerini her türlü rekor beklentisinden, REKOR BECERİKSİZLİĞİ ithâmından ve klasik ve ya modernize edilmiş bir REKORTMEN MEHDÎ KEHÂNETİNDEN âcizâne şahsım adına TENZİH EDİYORUM.