Tasarruf Gerçeği ve Özgürlük
03.Haziran.2008 // Mehmet Doğramaci
Teknolojik ve bilimsel gelişmeler hızlandıkça Hz. Muhammed (sav) den akan Risalet- Sünnetullah Hakikatinin yeni veçheleriyle açılacağı seziliyor. Üzerine tefekkür, yorum hatta idrak bina ettiğimiz, literatüre ait bilgilerin bile sarsıntı geçirmesine hazır olmalıyız diye düşünüyorum… Ezber bozma dönemi start almış görünüyor!
Bu süreçte farklı yönlerle açılacak kavramlardan biri de; TASARRUF… Kabaca “Velinin eşya, insan ve oluşuma bi iznillah hükmetmesi” diye bildiğimiz tasarrufu, genellikle mucize, keramet, harikulade boyutunda düşündük… Geniş değerlendirmek pek akla gelmedi…
“Kelebek Etkisi”ini okuduk, “Sistemde boşluk olmadığı”nı okuduk, “Domino taşları misali her oluşumun bir diğerini tetiklediği”ni okuduk ama nedense kendi beynimiz ve kalbimizi özgür düşünmek bize sevimli geldi…
Ana- babadan DNA sarmalı ile aldığımız genetik bağı, astrolojik ve çevresel etkileri bilmemize rağmen kendi başımıza olduğumuz zannı; egonun süslü oyunlarından biriydi… Oysa ayet beyinlere- kalplere an be an tasarruf edildiği noktasında uyarıyordu:
- İNSAN, (ÇOBANSIZ DEVELER GİBİ) BAŞIBOŞ OLARAK (SALINIP) BIRAKILACAĞINI MI SANIR? (Kıyame-36)
Rasülullah (sav) şöyle buyurmuştu:
- Kişi; Dostunun yolundadır.
- Kişinin dini arkadaşının dini gibidir.
Hz.Mevlana da şöyle demişti:
- Demircinin yanında durana kömür, esansçının yanında durana misk bulaşır!..…
Dostlarım;
Sünnetullah Gerçeği orman kanunu gibi, güçlünün zayıfa tahakkümü, onda tasarruf etmesi şeklinde anlatıldığında bunu acımasız (!) adalete aykırı (!) bulanlardan biri de bendim…
Zaman içinde anladık ki, kelebek etkisi, beyin- kalplerde de söz konusu! Dünya sistemindeki toplumsal hiyerarşi, beyin- kalplerde de mevcut. Bir üst birim; bir alt birimde tasarruf ediyor. Alttaki kabul etsin, etmesin hiç önemi yok. Tasarruf eden; alttakinin haline bakmıyor bile!...
Bütün mesele; tasarruf edeni bilmekten öte, neye yönlendirildiğini fark etmekte düğümlü!.. Bu gerçek fark edildikten sonra; “Özgürlük mü, geçsene kardeşim o masalı” diyeceğinize eminim!
Bu bağlamda: YÜRÜR HİÇBİR MAHLÛK HARİÇ OLMAMAK ÜZERE HEPSİNİ ALNINDA ÇEKİP GÖTÜREN O'DUR!." (11- 56) ayetindeki “O’DUR” işaretini, öğrendiklerimizden farklı seyredeceğimizi düşünüyor, heyecanlanıyorum!
Bizden söylemesi; ezber bozduracak gerçeklerle yüzleşmeye hazır olun!Dini; akıl- bilim- gelişim sürecinde yeniden, yepyeni bir algı ile okuma hızlanacak.
Bu sürece yetişin, geç kalmayın olur mu?..