- Baş Sayfa
- Değişik Dil Çeviri Eserler
- Tasavvuf Eserleri
- Talya Esintileri
- Eserlerin Ürünü
- Orijin yazi arşivi
- Ehl Potreleri
13.eylül.2008 // Mehmet Doğramaci ( m_dogramaci@yahoo.com )
Askerlik yapanlar iyi bilirler, kısa dönemler halinde de olsa manevra- tatbikat adı altında araziye çıkılır; harbe hazırlık olmak üzere bir takım uygulamalar yapılır.
Tatbikat öncesi en mühim inceleme; teçhizat (donanım) ın kontrolü, eksik var ise olmazsa olmaz malzemenin temini ve yerine konmasıdır. Bunlarda bir eksik varsa yola çıkılmaz. Eksik malzeme, eksik sonuçlar, hatta hayati riskler getirir. Çünkü çıkılan sefer ne hata affeder, ne unutma, ne ihmal!...
Sünnetullah gerçeği ile yüz yüze, iç içeyiz her an! Okuduklarımızı yazıya dökerken, yani bilgiden yaşama geçerken, ana teçhizat neler, düşündük mü?... Yada şöyle bir kontrol ettik mi kendimizi?..
“Kitaplar var, internetten okuduğumuz makaleler var, bazı düşünce eserleri var, daha başka ne olabilir ki?”, diyebilirsiniz…Şu mübarek ay vesilesi ile gelin bir teçhizat kontrolü yapalım...
Kur’an okuyoruz. Mealden de manayı inceliyoruz. Pekala ESBAB-I NÜZUL adıyla sistemleşen, ayetleri kavrama ve yorumlamada olmazsa olmaz çalışmadan haberimiz var mı? Yani, hangi ayetin, ne zaman, nerede, hangi olay üzerine, Rasülümüz (sav) in yanında kimler varken nazil olduğunu öğrenebileceğiniz bir kaynak var mı elinizde?..
Hadisler üzerine bir dizi polemik yapılıyor. Ayıklayanlardan tutun da, “Hadis yok, bize Kur’an yeter” diyen ucubelere kadar bir yığın insan aklına eseni söylüyor… Peki, tasavvufa; hakikate gönül veren siz hakikat yolcusu, HADİS ilmine dair kaynak eserlerden birini alıp da incelediniz mi?.. Onun önsözünde hadislerin nasıl tanınacağına, hangi tür hadislerin zayıf, hangilerinin ilmen kusurlu, hangilerinin Rasulullah’ın hiç söylemeyeceği türden; uydurma olduğuna dair usul bilgisini hiç merak ettiniz mi?...
Mukabele okuyorsunuz şu günlerde… AL-Ü IMRAN, MAİDE , BAKARA-NİSA- EN’AM okurken oralarda zikredilen Nebi- Rasul ve de Salih Kulların hayatına dair bir PEYGAMBERLER TARİHİ kültürü edinmeyi düşündünüz mü?...
Bir dizi evliyanın menkıbe- kıssa- vecizelerini okuyor, dinliyoruz… Her ne kadar efsanevi şekilde anlatsalar da, VELİLERİN HAYATI na dair kaynak eserler var mı elimizde?... İsimlerini çokça kullandığımız, sevdiğimiz o zatlar nasıl bir hayat sürmüş, idrak süreçleri nasıl gelişmiş, masalsı anlatım dahi olsa eğilip yeni bir gözlükle baktık mı hiç?..
Çok sevdiğimiz, yoluna gönül verip baş koyduğumuz Efendimiz Hz. Muhammed (sav) in hayatını tüm detayları ile veren, sağlam kayıtlarla günümüze aktarılmış, bir ASR-I SAADET eseri var mı elimizde?...
…
Bakmadık genelde değil mi?..
Hem eskiyle ne işimiz olur ki?...
Dostum,
Araba eskir, teknoloji yenilenir, model yükselir ama tekerlek- motor gerçeği hiç değişmez!.. Moda değişir, sanat değişir, toplum değişir ama giyim- kuşam gerçeği hiç değişmez!... Zaman geçer, dönem değişir, tarih akar ama takvim- saat gerçeği hiç değişmez!...
Size eskide kalan şeyler önermiyor, ana teçhizattan bahsediyoruz…
Henüz hepsini de söylemedik, olmazsa olmazlardan bahsettik…
***
Teçhizat konusuna değinmişken geçen yorumumuzda GELİŞİMCİ ve de RUHÇU bazı meşhur düşünürleri, eserlerini eleştirdik diye içerlenen dostlarımıza da ufak bir açıklama elzem oldu. Şunu bir kez daha belirtelim: Hiçbir ilmi esere karşı olmamız mümkün değil!..
Gelişimi; ego besleme, başarıyı sürekli kazanma, ötekini ezme şeklinde empoze eden disiplinlerden uzak duruyoruz… Kendi adımıza…
Ruhçu ve Felsefi öğretilere gelince…
İnsanlık, tarih boyunca ruhçular, akılcılar, bedene dönük yaşayanlar gibi ayrışmalar yaşadı.
Ruhçuların söylemleri ile Tasavvuf arasında benzerlikler görerek “Canım ben faydalanıyorum, hem okuduklarımıza aykırı bir şey de görmüyorum” diyorsanız şu gerçeği izninizle hatırlatmak isteriz;
NE İSLAM SALT RUHÇU BİR DİNDİR, NE HZ. MUHAMMED (SAV) SALT RUHÇUDUR!...
Muhammedilik; bedenin de ruhun da hakkını vererek, şeriatla hakikati dengede tutarak, sünnetullah gerçekleri doğrultusunda yaşamaktır!..
…
- Sokrates bir nebi miydi?
- Budha nasıl aydınlandı?
- Osho’ nun sevgi anlayışı?
- Tolle’de zaman kavramı?
Bu konulara yoğunlaşan bir dostumuz şayet henüz RASULULLAH’IN HAYATINI özet de olsa okumamışsa, bize göre tuhaf bir meşguliyet içindedir!..
Barnabas İncili’nde hikmetler arayan, henüz önündeki Kur’an sırlarının derinliğine yönelmemişse, takip ettiği ilim metodu normal midir, siz düşünün!..
Diğer felsefe ve yaşam disiplinlerinin hayat ilkelerinden önce; GAZALİ- MUHYİDDİN ARABI- A.GEYLANİ- A.CİYLİ- HZ.MEVLANA- YUNUS EMRE’nin Din Gerçeğini nasıl okuduklarından öncelikle haberdar olmamız gerektiğine inanıyoruz… Ayaklarımızı sağlam zemine basmak için!...
Temele ana taşları yerli yerince döşemeyip, derme çatma subasmanını acele ile yükselten, bir an evvel renkli tuğla derleyerek inşaat yapmaya kalkanlardan çoğunun binası, duvar yükseldi dendiği anda göçmüştür!...
“Muhtelif düşünce frekanslarını da öğreneyim” diyen niceleri, hangi tür frekans ve yayınların güdümüne girdiklerinin farkına dahi varmamıştır!...
“Kendimle barışmak adına yoga ve uzak doğu enerjilerine eğiliyorum” diyenlerden kafası darma dağınık gezenler, senelerce çizgi tutturamayıp git- gel yaşayanlar görmüşüzdür.
Kısacası; önümüzde Hz. Muhammed (sav) gibi bir okyanus varken, ona açılmaksızın gerçeğe varamayacağımız ayan beyan ortada iken, teknemizi iyi donatmak gerektiğine inanmışken, yan tarafta akan derelerle, iç denizlerle, küçük göllerle uğraşmak bize göre değil…
…
Yeniye, sonuna kadar açığız!... Hz. Muhammed (sav) ve İslam Dini konusunda ise tutucu yaftası yeme pahasına da olsa hassas, titiz ve öncelik sahibi olmamız gerektiğine inanıyoruz…
Teçhizatını kontrol ederek sağlamlaştıran, her an sefere hazır kullardan olmak niyazımızla
hayırlı iftarlar, bereketli sahurlar diliyorum…