“Güzel bir söz ve kusurları örtmek, arkasından (kırıcı bir söz ve kınamak şeklinde) bir eziyet gelen sadakadan(bağıştan) daha hayırlıdır”… O halde; bağışlarınızı tatlı dille ve incitmeden yapınız… İyiliği bile güzellikle yapınız… Bir iyilik olan bağışı; güzel söz ve kusur görmemekle yapınız… Bağışı; madden ve manen yapın… En hayırlı bağış manen olan; güzel bir söz ve kusurları örtmektir…
“VALLAHU Ğaniyy’un Haliym”… ALLAH Ğaniy’dir, Haliym’dir…
ALLAH; Ğaniy’dir: ALLAH yegane zenginlik sahibidir… Verdiğiniz sadakalarla ALLAH’a bir şey katmıyorsunuz… Vermediğiniz sadakalarla da ALLAH’tan bir şey eksiltmiyorsunuz… Kendiniz için sadaka veriyorsunuz… ALLAH hiçbir şeye muhtaç değildir… Ne yaparsanız kendiniz için yapıyorsunuz… Siz mala muhtaç olmadığınızın/malın esiri olmadığınızın göstergesi olarak, mala bağlanmamak için/mal bağından arınmak için sadaka veriyorsunuz/veriniz…
ALLAH; Haliym’dir: ALLAH; yumuşak huy, hoşgörü sahibidir… ALLAH; zaten yumuşak huylu, hoşgörülüdür… Siz ALLAH’a manen katkı olsun diye/yumuşak huy, hoşgörü katmak için; insanlara güzel söz söyleyip, insanları bağışlıyor değilsiniz… Siz kendiniz için/manevi kişiliğiniz için; yumuşak huylu, hoşgörülü olun; tatlı dilli, bağışlayıcı olunuz… İnsan olmak ve insanlığı yaymak için; yumuşak huylu, hoşgörülü olunuz…
ALLAH’ın; sizin güzel söz, bağışlamanıza ve sadakanıza ihtiyacı yoktur… Sizin insan gibi yaşamak için/ALLAH manasını yaşamak için bunlara ihtiyacınız var… Siz bunları ALLAH için değil; kendiniz için/insanlık için yapınız… ALLAH; zaten Ğaniy’dir, Haliym’dir; siz de sadakalarınızla gani; güzel söz ve bağışlamanızla(kusurları örtmenizle) halim olun… Siz de gani olduğunuzun göstergesi olarak sadaka verin(madden bağış/arınış); halim olduğunuzun göstergesi olarak güzel sözlü ve bağışlayıcı olun(manen bağış/arınış)…
ALLAH katında (vAllahu); gerçek zenginlik (Ğaniyy) yumuşak huyluluktur(Haliym)!.. Öyleyse; siz de yumuşak huylu olun!.. Tatlı dilli, güler yüzlü olun; insanların kusurlarını araştırmayın, kusurları örtücü olun!.. ALLAH; yegane zenginlik (Ğaniyy), yumuşaklık ve hoşgörü (Haliym) sahibidir… ALLAH manasına yönelen sizler de; gerçek zenginliği yumuşak huylulukta bulun!..
ALLAH; madden hiçbir şeye muhtaç değildir, Ğaniy’dir; siz de kendinizi mala esir etmeyin, ihtiyacınızın fazlasını sadaka olarak elden çıkarın, maldan arının… ALLAH; manen de hiçbir şeye muhtaç değildir, Ğaniyy’un Haliym’dir; siz de yumuşak huylu, hoşgörülü olarak insanlardan manen bir beklenti, manen bir ihtiyaç hali içinde olmayın…
Bu manada (madden beklentilerden arındığınız gibi); manen beklentilerden de arının… Kendinizin karşınızdakine karşı sergilediğiniz manen güzelliklere karşılık, karşıdan size gelen manen çirkinliklere karşı dahi yumuşak ve hoşgörülü olun, teşekkür beklentisinde dahi olmayın… ALLAH; Ganiyyul Haliym’dir; sizler de böyle olmaya çalışın… Kimseden madden ve manen bir beklenti içinde olmayın, en zengin kişi parası çok olan değil, kimseden madden ve manen bir beklentisi/ muhtaciyeti olmayan, isteklerini frenleyendir…
ÂL-U İMRÂN SÛRESİ 97-) fiyhi ayatun beyyinatun Makamu İbrahîym* ve men dehalehu kâne amina* ve Lillahi alenNasi hıccül beyti menistetaa ileyhi sebiyla* ve men kefere feinnAllahe Ğaniyyün anil alemiyn;
Onda apaçık ayetler ve Makam-ı İbrahim vardır... Kim O’na dahil olursa emin olan olur... O’na bir yol bulabilenin O EV’i Hac etmesi insanlar üzerinde (hakikatları olan) Allah’ın hakkıdır... Kim de küfreder (örter, nankörlük ederse), muhakkak ki Allah alemlerden Ğaniy’dir.
Onda(beyinde açığa çıkan o şuursal mertebede) apaçık ayetler(şuura apaçık olan, aksi ispatlanamayan sağlam düşünceler) ve (bu düşüncelerin getirisi olan) Makam-ı İbrahiym (la ilahe” gerçeği) vardır… Kim(hangi şuur) ona(“la ilahe” şuur mertebesine) dahil olursa(yükselirse) emin olan olur (gerçeğe erip, dışındaki bir tanrı zannından korunan olur)…
O’na bir yol bulabilenin(“la ilahe” şuuruna erenin) O EV’i hac etmesi (“illALLAH” şuur haline odaklanması, bu şuur etrafında düşünsel gezinmesi) insanlar üzerinde ALLAH’ın hakkıdır (insanın kendine ait varlığının olmadığı, ALLAH’ın varlığı ile var olunduğu gerçeğine taşır)…
Kim de küfreder(şuurunu bu gerçeğe örterse) muhakkak ki ALLAH alemlerden Ğaniy’dir( ALLAH’ın alemlerdeki hiçbir kimsenin bu gerçeğe inanmasına ihtiyacı yoktur, Ğaniy’dir…ALLAH’ın varlığı ile var olduğuna inanan sonsuz bir hayat müjdesini fark edecek ve ona göre yaşayacak; inanmayan ise ölüp, toprak olup yok olacağını sanacak buna göre yaşayacaktır…ALLAH ise; bu gibi hallerden beridir, alemlerden Ğaniy’dir, alemlere/alemlerdekilere muhtaç değildir, imanın veya küfrün O’na faydası veya zararı dokunamaz…)
NİSÂ SÛRESİ 131-) Ve Lillahi ma fiys Semavati ve ma fiyl Ard* ve lekad vasseynelleziyne utül Kitabe min kabliküm ve iyyaküm enittekullah* ve in tekfüru feinne Lillahi ma fiys Semavati ve ma fiyl Ard* ve kânAllahu Ğaniyyen Hamiyda;
Semavat’ta ne var ve Arz’da ne varsa (hepsi hakikatınız olan) Allah’ındır (Allah’a ait özelliklerin bir zuhurudur; zati bir varlıkları ve şahsi amaçları yoktur; bir işlev üzere yoktan yaratılmışlardır; vücud Allah’ındır, abes yoktur)... Sizden önce kendilerine Kitab verilenlere ve size “Allah’tan ittika edin”diye vasiyyet ettik... Eğer kafir olursanız, muhakkak ki Semavat ve Arz’da ne varsa (hepsi) Allah’ındır (Allah dilediğinde dilediği gibi zahir olur)... Allah Ğaniy’dir, Hamiyd’dir.
Ve Lillahi(ALLAH’ındır/ALLAH’a aittir/ALLAH’la var olur) ma fiys Semavati( Semalarda olan/Semalarda ne varsa) ve ma fiyl Ard (“ve Arzda olan/Arzda ne varsa)…
ve lekad vasseynelleziyne utül Kitabe min kabliküm(Sizden önce kendilerine Kitab verilenler; Semadakiler ve önceki insanlar) ve iyyaküm(ve Arzdakilere ve size) enittekullah(ALLAH’tan ittika edin, ALLAH manasından uzak düşmekten korkun, ALLAH manasına sığınarak ALLAH’tan/Hasib manasından korunun, ALLAH dışında var sandıklarınızdan arınıp ALLAH’a rücu edin, ALLAH ile var olduğunuz şuuruna erin)…
ve in tekfüru(Eğer kafir olursanız, eğer ALLAH manasını bilincinizle örterseniz) feinne Lillahi(muhakkak ki ALLAH’ındır, ALLAH’a aittir) ma fiys Semavati( Semalarda olan/Semalarda ne varsa) ve ma fiyl Ard (“ve Arzda olan/Arzda ne varsa)…
ve kânAllahu Ğaniyyen Hamiyda(ALLAH Ğaniy’dir, Hamiyd’dir; gerçek Hamd kendisine ait olan, gereği gibi ancak kendi kendini Hamd eden/değerlendiren ALLAH; alemlerin Rabbi olan/Semalar ve Arzın sahibi, yegane zenginlik sahibi, hiçbir şeye muhtaç olmayandır… ALLAH; ancak kendi kendine Hamd eder/değerlendirir, bu Hamdı ile alemlerden Ğaniy’dir, alemlerdekiler hakkıyla O’nu, zenginliğini değerlendiremez… Semaları ve Arzı kabul edip, ALLAH manasını bilinçlerine örten kafirlere rağmen, onları da kapsar mahiyette, Semalar ve Arz ALLAH’ındır… Semalar ve Arz ALLAH’ın zenginliğinin ve değerlendirişinin bir göstergesi olup, ALLAH bunlarla kayıtlanamaz, gerçek Ğaniy’liğini ve Hamd’ini ancak ALLAH bilir…)
YÛNUS SÛRESİ 68-) Kalüttehazallahu veleden subhaneHU, HUvel Ğaniyy* leHU ma fiys Semavati ve ma fiyl Ard* in ındeküm min sültanin Bi hazâ* etekulune alellahi ma la ta`lemun;
“Allah çocuk edindi” dediler... Subhan’dır O! (gayrı vücud olmaktan, benzeşmekten).. (Zira) O, Ğaniy’dir... Semavat’ta ve Arz’da ne varsa, O’nundur... İndinizde bununla ilgili bir kanıt yoktur... Allah üzerine bilmediğiniz şey mi söylüyorsunuz?.
“Allah çocuk edindi” dediler... Subhan’dır O!”… ALLAH çocuk edinmekten, çocuğu olmasından beridir, sınırsız-sonsuz olan ALLAH çocuk edinmez… Semalarda ve Arzda olanlar, çocuk misali O’ndan ayrı, ondan doğmuş değildir, her şey O’nundur… Hiçbir şey O’ndan ayrılarak, ikinci bir varlık olarak, ondan doğmamıştır…
Sınırsız-sonsuz-teklik manası olan Ahad manası Semaları ve Arzı yaratmak için doğuma ihtiyaç duymaz… ALLAH varlığını parçalanmadan, artmadan, eksiltmeden, esmalar denilen yapısal özellikleriyle(algıya dayalı sergilediği ilimle) Semalar ve Arzı yaratır...
Sınırsız-sonsuz Hayy manası içinde; doğum-ölüm ikilemine yer yoktur… Doğum kavramı ile bilinç; artma, eksilme gibi algı yanılgısına uğrar… ALLAH ise doğurmaz, doğmaz, eksilmez, artmaz, sınırsız-sonsuzdur… ALLAH manası; bu kavramların işaret ettiği manadan, doğma denen algı ve anlam yanılgısından beridir…
“O, Ğaniy’dir... Semavat’ta ve Arz’da ne varsa, O’nundur”...(yukarıda açıklamaya çalıştık…)
“İndinizde bununla ilgili bir kanıt yoktur”... İndinize inzal olanKitabda/bilgilerde, açıklanan ALLAH’ın Esmalarında, böyle bir kanıt yoktur, aksine ALLAH’ın esmaları ALLAH’ın çocuk edinmediğinin kanıtıdır… İndinizde/size verilen bilgilerde ALLAH’ın çocuk edinmekten beri olduğu gerçeği vardır… Sınırsız-sonsuz-tek olup, sadece kendi var olan ALLAH çocuk edinmez…
Çocuk edinmek, ikilik, parçalanmak, artmak, eksilmek kavramlarını içerir; ALLAH ise Ahadiyetiyle büsbütün, Samediyetiyle dopdolu VÜCUD sahibidir… Doğan bir çocuğa/yapıya ALLAH manası/varlığı yanında bir yer yoktur… İndinizde olan bilimsel gerçekler de Semalar ve Arzın doğma şeklinde değil, “algıya göre var olma” şeklinde var olduğu bilgisini verir… Yani ALLAH her an kendisiyledir…
“Allah üzerine bilmediğiniz şey mi söylüyorsunuz?”… ALLAH manası üzerine bilmediğiniz, olmayacak, uydurma söz mü söylüyorsunuz?... ALLAH’ın doğurmayacağını, parçalanmayacağını, bölünmeyeceğini bilmiyor musunuz?... ALLAH hakkında ilminiz olmayan(ma la ta`lemun), indinizde kanıtınız olmayan zanna, vehme mi uyuyorsunuz?..