- Baş Sayfa
- Değişik Dil Çeviri Eserler
- Tasavvuf Eserleri
- Talya Esintileri
- Eserlerin Ürünü
- Orijin yazi arşivi
- Ehl Potreleri
Yaşadığım yer; son sayıma göre Türkiye’nin en büyük ilçesi. Burada apartman altı atölyeler çok yaygın. Her gün şu tarz ilanlar görürüz caddelerde, duraklarda:
- Konfeksiyon için overlogçu, son ütücü, ortacı aranıyor..
- Avize işinde çalışacak vasıfsız elemanlar aranıyor.
- Mobilyacı için yetiştirilmek üzere elemanlar aranıyor.
Vasıfsız işlerin dünyevi kazancı çok azdır. Asgari ücretle başlanır, öğle yemeği ve servisi varsa; büyük nimettir.
…
Amacım; Türkiye’nin sosyal profili üzerine yorum yapmak değil. Konumuz yine tasavvuf.
Tasavvuf; vasıfsız elemanlar ister! Bu yol; ezberlenen kavramlarla yek diğerine hava atılacak yol değildir. Bu yol; Nefs Mertebelerini bayrak yarışı gibi algılama yolu da değildir. Bu yol; sahiplenilmiş ilmî- insanî- toplumsal ve hatta dini (!) sıfatlarla girilecek kulvar hiç değildir.
Elbiselerle girilmez bu alana. Kapıda şöyle yazar: Soyun! Giyindiğin ne varsa çıkarıp soyunma yeridir burası. Kendini tanımladığın ne varsa üstüne basmadan içeri geçilmez. Ağırlıkları sırtlayarak yürünmez burada. Aksine, kutsal sanılan yükleri atmak, fazilet sanılan bağları kesmek ana ilkedir.
Vücutta elbise, bilekte kelepçe, ayakta pranga ile yıkanılmaz! Kirden arınmak; soyunmayı, zincirleri kırmayı göze alanların nasibidir.
…
Her gün gördüğüm, sizlerin de etrafınızda rastlayabileceğiniz o ilanı; tasavvufi hayata uyarlayarak yeniden okuyalım:
“ALLAH YOLUNDA YÜRÜMEK ÜZERE VASIFSIZ KULLAR ARANIYOR. ÜCRETLERİ; HESAPSIZ RIZIK VERENE AİTTİR.
MÜRACAAT; İÇERİYE; ENFÜSÜNÜZDEKİ RASULE!”