- Baş Sayfa
- Değişik Dil Çeviri Eserler
- Tasavvuf Eserleri
- Talya Esintileri
- Eserlerin Ürünü
- Orijin yazi arşivi
- Ehl Potreleri
02. Şubat. 2009 // Rufeyde Jale HEKİMOĞLU //... |
|
Var olduğunu ve yaşadığımızı sandığımız dünya hayatı; hayal, oyun, oyalanma, bize ait sandıklarımızla övünme yarışından başka bir şey değil insan için.
Razı olmak, ama neye? Kime? Nasıl?
- Cevaplarsak sırasıyla; olaylara, yapanlara , sabrederek .
Bir de şöyle bakalım; rızada olan insan için sabır diye bir olguya yer yoktur. Neden? Allah dilemiş ve dilediği şekilde , dilediğinden tecelli etmiştir. Bu bilinçle bakan insan için sabredecek ne kalmıştır? Sabırda hoş olmadığı düşünülen, canımızı acıtan bir olgu karşısında isyan edilse de mecburen kabullenme vardır. Oysa rızada hoş olmayan beğenilmeyecek bir olay yoktur. Sadece Allah dilemiş ve dilediğince tecelli etmiş bakış açısı mevcuttur. Burada beğenmeme ve sorgulama yoktur. Fiilin failini bilerek, olması gerekenin olduğunun farkındalığıyla Allah’tan gayrını görememekle birlikte gelene razı olmak söz konusudur. Rıza hali tamamen arınabilme ve her türlü vehimden kurtulmayla gelişen bir hal.
Allah Rıdvanı’na tabi olan ise; rızanın daha ötesinde, her şeyden çok çok razı olandır. Söylemek ne kadar kolaysa yapmak ta bir o kadar çok çalışmayı gerektiren bir hal. Ne yapmak lazım diye düşününce; varlık kalıntılarından tamamen soyunup, ilahi huzurda fena bulma yolunda; nefsani kuvvetleri, her türlü vehmi, bedensel istekleri, kısacası Allah’tan uzaklaştıran her şeyi kurban ederek yakıyn olabilmek geliyor akla.
Tasavvufa yönelen büyüklerimiz yer değiştirmiş, yurtlarından, ailelerinden, mal ve mülklerinden uzaklaşarak göç etmişlerdir. Afakta; başka bir şehre gitme görüntüsünün ardında, enfüste; nefislerinden ve nefislerden, sıfatlarından ve sıfatlardan uzaklaşmışlardır fena bulma yolunda… Bu şekilde fena bulan kendinde varlık kalıntısı göremediği için başkası, karşıdaki kavramlarından da sıyrılarak sıfat cennetinde gerçek varlıkla var olmakta ve beka bulma yolundadır. Onlar daimi secdededir; yaşananlar karşısında neden benim başıma geldi demek yerine yaşanması gerekenin yaşandığını bilerek, her varlığa hak ettiği saygıyı göstererek, kime eğildiğinin bilincinde olarak, gelenin nereden geldiğinin farkındalığı ile seyir içindeki seyirlerini sürdürürler.
Başkası, öteki gibi kavramlardan kurtulan ve Allah sıfatlarıyla sıfatlandığı için her şeyden çok çok razı olan Rıdvan makamındadır. Rıdvan makamına ulaşan Rasul boyutuyla yüzleşmiş; gözleri gören, kulakları işiten, ağzından çıkan kelama dikkat eden olmuştur. Aynı zamanda, Allah’tan gayrı varlık olmadığının bilincindeliğiyle varlık kalıntılarından tamamen arınmış, emin beldede emin bir şekilde, takva sahibi olarak Zat cennetine yönelmiştir.
Kader ve fıtratın bilincinde olan için olması gereken olagelmektedir. Varlıkta hata, kusur, yanlış olmadığı ve her şeyin tecelli olduğunu fark edebilmek önemli bu seyirde. Bu yolda ilerlerken Rıdvan kuvvesini özünden açığa çıkarabilenlere selam olsun.