Yeryüzü Derinlikleri.


31. Mayıs. 2009 // Veysel Orhan //...
 

Veysel Orhan
Öyle bir yalnızlık içine düşmüştüki, yanından olsalarda, olanların farkında değildi bile.
 
Yıllarını heba ettiği herşey uğrunda kazancının böyle birşey olmasını kabullenemeyen garip bir çiftçiydi.

Bir tohumu alıp, tarlanın, o çok zahmetli işlenişinin ardından ekilerek, umutla yeşermesini bekleyen bir çiftçi.

hayatını, belkide tüm varlığını ona bağlamış, ona adamış ve ondan medet ummakta. Birgün gelecek toprağın atlında saklı kalanın hayat bulmasıyla başlayacak herşey. Sabah onunla olacak, güneş onunla doğacak, toprak ise onunla cennet olacak. küçücük bir tohumun değiştirebilecekleri yalnızca bunlardan ibaret değil tabi... Garip çiftçinin sofrasına aş, evine eş, çocuğuna iş olacak. sonra yakınlardan akıp giden pınarın sularınada hayat verme vesilesi olacak. gökyüzündeki o sonsuz mavinin altında öyle hoş, öyle güzel ve sevimli bir yaşiller açacakki, kuşlar böcekler hep onun hayranlığına yere konacak. Gece karanlığını her nekadar onu örtmeye yok etmeye kullansada, aslında o gecenin huzuru içinde güvenle uykuya dalacak. Bir sabah rengarenk açan çiçeklerinin üzerinde sayısız arıların dolaştığını görecek, onlarda onun sayısız güzelliklerinde nasiplenenlerden olacak. Yeraltında vücudunun görünemeyenlerinde öyle bir şeyler varki kimselerin göremediği!.. O tüm bunlardan bi-haber yaşanılması gerekeni yaşayarak geçip gidecek. ama tüm geçip gidenlerden FARKLI bir halde, FARKLI bir yeşil ile.

Derinliğini hesapsızca kullanacağı yeryüzüne mutluluk, güzellik ve sevgi ve aşk verecek.
 
selam yaşamımız bu bahar açan yeşiller umudumuzun meyvesi olsun.