- Baş Sayfa
- Değişik Dil Çeviri Eserler
- Tasavvuf Eserleri
- Talya Esintileri
- Eserlerin Ürünü
- Orijin yazi arşivi
- Ehl Potreleri
Adına ister öze yolculuk, ister halis kulluk deyin; tasavvufun hakikatini yaşamak, hele bir de imtihan sahneleri geldikçe duruş ve sükûneti korumak hiç de kolay değil. Öğrenilen ilmin stajı demek olan imtihan; en az ilim kadar gerekli ve de önemli! Sınavlar yaşanırken hepimizi zorlayacak iki olguyu idraklerinize sunmak istiyorum:
1-Esmalar arasında fark görmemek, tercih yapmamak: “Esmalar arasında fark görmek urûcu keser” cümlesi, yaşam noktasında inanın hiç kolay değil. Söylemi tamam, ama sahnesi gelince?…
Hiroşima’da nesiller boyu ölümcül hastalığa maruz kalanlar ile bomba atanın aynı Mutlak İradenin dilemesini açığa çıkardıklarını sezmek ve görmek!.. Masum kız çocuğunu dağa kaldıran hayvansılar ile mağdurda hükmü dileyenin bir olduğunu fark etmek, arada hiçbir duygusal tercih yapmamak!.. Övgüde sevinirken; yergide hırçınlaşmamak! Övgünün de yerginin de Tekten geldiğini, fiil ve niyetlerimizle zuhura çıkanın bir olduğunu görebilmek!..
Göremezsek? Uruc; yani nefs kademelerindeki yolculuk, idrak genişlemesi kesintiye uğruyor. Zor gelen şeyin ne kadar ciddi olduğunu görebiliyoruz değil mi?..
2- Olgu ve oluşlar karşısında takınılan hal: Kayıtsız, yargısız seyir mi edelim, yoksa Marifet gereği duruş ve tavır mı ortaya koyalım? Seyir; nemelazımcılık mı? Müdahale ne kadar doğru?
Zor bir soru da bu. Nefsimiz açısından zor!
Aracınızda kırmızı ışıkta beklerken yanı başınızdan gaza basıp gidene içinizden ne diyorsunuz? Mırıldandıklarınız; öfke ürünü mü, yoksa marifet gereği sisteme aykırı tavrı mı kınıyorsunuz? Yanlış yapan bir kişiye gösterdiğiniz sert yüzünüz; Hakkın Celal tecellisi mi, yoksa nefsî gerginliklerinizin mi eseri? Karşıdakini sinirli diye nitelerken, işimize gelmeyen yerde “Celal ortaya koyuyorum” demek; marifet olabileceği kadar, nefsin bir oyunu da olabilir mi?
Marifet ortaya koymak ile terkipsel tepkiler sergilemenin ayracı ne, sınırı ne, nerede başlar, nerede biter?
Zor gibi, ama imkânsız değil dostlarım.
İdrakinin de yaşamının da hepimize kolaylaşması dileklerimle…