Özne Sözler

İnsani Gelişim


“İnsan beyninin ön bölgesinde adalet, ahlak, empati, paylaşım gibi daha pek çok erdem denilecek kavramların işlem bölgesinin hayvanlarda gelişim özelliği gösteremeyen Beynimizin Ön bölgesi (prefrontal korteks) denilen bölgesinde gerçekleşmektedir.”

Tüm bunlarla birlikte yine beynimizin hayvanlarla olan ortak işleyişi ve pek çok yeteneksel gelişim bölgeleri aynı noktalarda kesişirken sadece ön bölgemiz insana ait özellikler göstermektedir. Biz bu bölgenin etiketini "İnsani gelişim" diye etiketleyerek İnsani gelişim bölgesi demekteyiz. Ve beynimizin mükemmel işleyişine uygun olarak söyleyecek olursak "İnsani gelişim" İnsan gelişiminin zirvesindedir. Çünkü bütün gelişimler ve gelişim araçlarını kullanmak insani gelişim içindir. Ve insan fizyolojisi de buna uygundur. İnsan 21 yaşına kadar yeteneksel yani kişisel gelişmesini devam ettirirken dahi ilerleyen yaşlarda Hayatında anlam arayışının da gelişimini ancak İnsani gelişimle bulabilir.

Bu gün sadece kişisel yeteneklerimizin sadece tek bir şahısta toplanmış olması arzu edilmemektedir. Bütün kurumlar daha sosyal beceriler gerektiren yeteneklerin yanında birlikte çalıştığı insanlarla uyum ve ahenk içinde verimlilik istenmektedir. Yani empatik özelliklerinin oluşmasını arzu etmektedirler. İşte buda sadece beynimizin Ön bölgesi yani bize göre insani olan bölgesinde gelişim gösterecekler için söz konusu olacaktır.

Sonra bütün kurumların İnsan Kaynakları departmanlıkları vardır. Madem insan kaynakları var gelişimi neden Kişisel olsun ki insan kaynaklarının Gelişimi de İnsani gelişim olmalı değil midir? Sizce.

İnsani Gelişim’in Kişisel Gelişim’ den farkı nedir? Ve size ait bu terim hangi ihtiyaçlarla doğmuştur?

“İnsani gelişim Niyetle ilgilidir. Bilgiyle değil. Bilgiyi taşıyanların değil bildiğini yaşayanların gelişim  modelidir.”

Bu yola bize çıktığımızda tarafımıza sorulan ilk soru budur. Tabi, biz bunu bir örnekle veriyoruz. Herkesin kişisel yeteneklerini geliştirmesinin gerekli olduğu belirtirken diyelim ki aynı evden iki kardeşin hızlı okuma veya diksiyon gibi yeteneksel gelişim kurslarına gitmiş olsunlar ... sonuçta komşularının çocukları ise o kurslara katılamamış olsunlar... işte kardeşlerden birisi komşusu olan arkadaşına hava atarken biz kurslara gittik diye tiriplere girerken, aynı kursa gitmiş olan diğer kardeş ise aynı komşusuna hava atmak yerine gittiği kursun faydasından ve güzelliğinden bahsederek onunda gitmesinin gelişimine katkısının olacağını söylemesini aradaki açık farkı ortaya koyan yereli bir örnek olduğunu söyleyebilirim. İşte kardeşlerden birisi sadece kişisel gelişirken diğeri bu gelişimini kişisellikten ileriye götürememiştir. Bu bir örnekti, ancak hayatın içerisindeki realite çok daha acımasız sonuçlar içermektedir. Dikkatli bakılırsa çok açık gözlemlenecektir. Sonucun bu şekilde gelişmesinin ise sorumluluğun Kişisel Gelişim uzmanlarında olduğunu düşünüyorum.

“Çünkü İnsanlar  ayna nöronlarıyla dinledikleri insanları istemeden bile olsa modellemektedirler.”

İşte farkındalıkları tam anlamıyla gelişememiş olan insanlarımızın eksik olan özgüvenlerinin üzerine kendi Âlii geleceklerini inşa eden maalesef pek çok kişisel azman! ise bu gün Kişisel gelişimin önünü tıkamıştır. Yani daha açık bir şekilde Kişisel Gelişim kirletilmiştir. Bu konuda pek çok otoritenin makaleleri ve açıklamaları internette hemen herkesin vakıf olduğu bilinen bir başka durumdur. "İnsani Gelişim" terimi ise tertemizdir.Kirletenler sadece kendi benliklerini kirletebilirler. Kanunen koruma altındadır. İzinsiz kullananların da kanun önünde hesap vereceklerini bilmeleri gerekmektedir. Tüm bunlarla birlikte toplumsal çimento görevini yapacak olan gelişimin modeli inşa edilmeliydi bu görev ise bize düştü. Ancak şimdilik.

O yüzden "Aklın yürekle buluştuğu gelişim insani gelişim" diye ifade etmekten gurur değil onur duyuyoruz.

Çünkü insani gelişenler ile Kişisel gelişenler arasındaki en önemli bağlam "Gurur" ve "Onur" bağlamlarıdır.Her iki kelime aynı anlama geliyor olarak algılansa bile biraz düşünülecek olursa aradaki fark açıkça fark edilecektir, Beyninin hayvani gelişim bölgesi ile değil de İnsani gelişim bölgesi ile düşünebilenler için bu cevap gelecektir.

Ağabeyin birisi yeni bir bisiklet almış olan bir çocuk sokağa iner. Durumu öğrenen arkadaşlarından birisi derki "Bende büyüyünce kardeşime bisiklet alacağım" derken diğeri de "Neden ablam da bana yeni bir bisiklet almadı ki?" der.

İnsani gelişim Niyetle ilgilidir. Bilgiyle değil. Bilgiyi taşıyanların değil bildiğini yaşayanların gelişim  modelidir.

Kendinize niçin “Sevgipolog” diyorsunuz?

İnsanlar danışmanlık hizmeti veren herkes bilmelidir ki... insan zihni kelimelerle kirlenir. Kelimelerle temizlenir.Bendenizde kullandığım terim ve kavramlara Dikkat ederek başladım. Ve gözlemledim ki bu dünden bu güne psikolojinin psikolojisi bozuk. En başından beri bu böyle gelişmiş zaten 150 yıl bile olmamış. Dünya kamuoyu henüz bilimcik olarak bile kabul etmekte zorlandığı yıllarda bu gün psikolojik akımları ve kuramları sayabilecek bir babayiğit yoktur. Hal böyleyken insanımızın ağzında lakırdılar haline getirdikleri "Psikolojim bozuk", "psikolojimi bozma", "psikologa gitmem deli miyim", "psikolojik hastasın sennnn", gibi başbakandan en sade vatandaşa kadar herkesin ağzında bilinçaltında hiç hayırlı ve olumlu sonuçlar uyandırmadığını azcık dikkat eden fark edebilir. Bu psikolojinin sorumluluğundadır. Bu gün her giren iki adet bilim dalı vardır. birisi matematik diğeri de davranış bilimidir.Maalesef psikoloji hep negatifi çağrıştıracak alt yapılarla donatılmıştır. Pozitif yaklaşım  olarak evrende Atom altı parçacıkların "sevgi" ile dönen bir cazibe ve ilişki içinde oldukları kesindir.

İşte bende Özellikle insanlarla yaptığım görüşmelerde sevgipolog oluşumdan dolayı çok rahatladıklarını gördüm. ve henüz görüşme oturumlarına geçmeden kendilerini rahat ve daha huzurlu hissettiklerini beyan etmeleri üzerine Bu kavramı üreten olarak" sevgipolog" markasında paylaşmaya hazır olduğumuzu buradan ifade etmek istiyorum.
"Sevgipolojisi ile tanışanların Psikolojileri yok oluyor"

Sevgipolog kimdir diye sorduklarında ise bazen "Psikologları ve psikiyatrları sevebilen davranış B-ilimleri ustası" Olarak ifade ediyorum.

Çünkü "Sevgipolojisi ile tanışanların Psikolojileri yok oluyor". Her şeyden önce orjinal ve kendi keşfim olan bir Kavram olduğu için hiç kimseye de Bu konuda hesap vermek zorunda olmadığımın farkındayım. En azından kanuni bir Marka olduğu için insanlara daha çok güven veriyor... Uluslar arası gibi yalanlarla kandırmaktansa yürekler arası geçerli bir markamız var eğitim ve danışmanlık markası ismi de sevgipolog hepsi bu o yüzden ne diyeyim her şeyin ology takısı varken bende ekledim oldu... Son olarak ise maalesef bu gün "hayvan psikologu" gibi ifadeler türetilmiş durumdadır. Onların özgürlüğünün olduğu güzel ülkemizde bizde sevgipolog diyoruz kendimize hepsi bu.

İnsan sıfır matematik bilgisiyle doğduğu halde ihtiyacı olanı öğrenmek zorunda olduğu gibi kendi Sevgipoloji matematiğini de öğrenebilir. İnsan davranışları da matematikseldir. En azından insanlar Sevgipolojik  dört işlemini öğrenebilirler.

Sevgipolog Sevgipoloji matematiğini öğreten ustanın adıdır. Öğretilebilir bir eğitim teknolojisinin ustalığının yeni ve orijinal adıdır...